Hz. Peygamber (s.a.s.) bir hadislerinde, Yüce Allah’ın doksan dokuz isminden söz ederek bu isimleri sayan ve ezberleyen kimselerin cennete gireceğini haber vermiştir. (Buhârî, De‘avât, 68, [6410]; Müslim, Zikir, 5-6 [2677]) Hadislerde geçen “saymak” (ihsâ) ve “ezberlemek” (hıfz) ile maksat, Allah’ı güzel isimleriyle tanımak ve O’na iman, ibadet ve itaat etmektir. Allah’ın isimleri, doksan dokuz ile sınırlı olmayıp bunların dışında başka isimleri de vardır. Söz konusu hadiste doksan dokuz sayısının zikredilmesi, sınırlama anlamında değil bu isimlerin Allah’ın en meşhur isimleri olması sebebiyledir.
Tirmizî ve İbn Mâce’nin rivâyet ettikleri hadiste bu doksan dokuz isim tek tek sayılmıştır. (Tirmizî, De‘avât, 83 [3507]; İbn Mâce, Duâ, 10 [3861]) Bu isimler şunlardır: Allah Tek yaratıcının özel ismi, varlığı zorunlu olan, bütün kemâl sıfatları kendisinde toplayan hakiki mâbud. er-Rahmân Sonsuz merhametiyle lütuf ve ihsanda bulunan. er-Rahîm Rahmetiyle her şeyi kuşatan. el-Melik Bütün varlıkların sahibi/hükümdarı. el-Kuddûs Eksiklik ve kusurlardan münezzeh/uzak olan, bütün kemâl sıfatları kendisinde toplayan. es-Selâm Esenlik ve selâmet veren, yaratılmışlara özgü değişikliklerden ve yok oluştan münezzeh olan. el-Mü’min Bütün mahlûkâta emniyet/güven veren ve kendisine güvenilen. el-Müheymin Kâinatın bütün işlerini gözetip yöneten, her şeyi hükmü altına alan. el-Azîz Ulu, galip, her şeye üstün gelen izzet sahibi. el-Cebbâr Dilediğini yaptırma gücüne sahip olan, her şeyi tasarrufu altına alan ve iradesini her durumda yürüten. el-Mütekebbir Büyüklüğünü izhar eden, son derece ulu, yüce. el-Hâlik Her şeyin yaratıcısı, hikmeti gereği her şeyi ölçülü yaratan. el-Bâri’ Yoktan yaratan, maddesi ve örneği olmadan îcat eden. el-Musavvir Varlığa şekil ve sûret veren. el-Gaffâr Kusur ve günahları örten, çokça bağışlayan. el-Kahhâr Yenilmeyen, dilediğini yerine getiren, kendisine her şeyin boyun eğdiği yegâne kudret ve tasarruf sahibi. el-Vehhâb Karşılıksız olarak çokça nimet veren ve ihsanda bulunan. er-Rezzâk Maddî ve manevî bol rızık veren, her türlü rızık imkânlarını yaratan. el-Fettâh Hayır kapılarını açan, hükmüyle adaleti sağlayan. el-Alîm İlmi her şeyi kuşatan. el-Kâbız Her şeyi teslim alan, hikmeti gereği rızkı ve her türlü nimeti ölçülü veren, eceli gelenlerin ruhlarını teslim alan. el-Bâsıt ızkı ve her türlü rızık imkânını genişleten, ömür-R leri uzatan. el-Hâfıd Kâfirleri ve zalimleri alçaltan. er-Râfi' Müminleri yükselten, izzetli ve şerefli kılan. el-Muizz Yücelten, güçlü ve aziz kılan. el-Müzill Boyun eğdiren, değersiz kılan. es-Semî' Her şeyi işiten. el-Basîr Her şeyi gören. el-Hakem Nihaî hükmü veren. el-Adl Adaletli, her şeyi yerli yerinde yapan. el-Latîf En gizli ve ince hususları dahi bilen, lütufta bulunan, zâtı duyularla algılanamayan, fiillerini rıfk ile gerçekleştiren. el-Habîr Gizli ve açık her şeyden haberdar olan, dilediğini haber veren. el-Halîm Sabırlı, acele ve kızgınlıkla muamele etmeyen, kudreti olduğu hâlde hemen cezalandırmayan. el-Azîm Zât ve sıfatları bakımından pek yüce olan, azametli olan. el-Gafûr Çok affedici ve bağışlayıcı olan. eş-Şekûr Yapılan iyi amellerin karşılığını bolca veren. el-Aliyy Yücelik ve hükümranlıkta kendisine eşit veya kendisinden daha üstün bir varlık bulunmayan. el-Kebîr Zâtının ve sıfatlarının mahiyeti bilinemeyecek kadar büyük ve ulu olan. el-Hafîz Her şey gözetiminde olan, koruyan ve kâinatı dengede tutan. el-Mukît Mahlukatın gıdasını yaratıp veren, güç yetiren ve koruyup gözeten. el-Hasîb Hesaba çeken, her şeyin neticesini bilen. el-Celîl Hiçbir kayıt ve kıyas kabul etmeksizin azamet sahibi, kıymeti ve mertebesi en yüce olan. el-Kerîm Çok cömert, nimet ve ihsanı bol olan. er-Rakîb Gözeten, koruyan ve bütün işler murakabesi/ kontrolü altında olan. el-Mücîb Dua ve dilekleri kabul eden. el-Vâsi' İlmi, rahmeti ve kudreti her şeyi kuşatan. el-Hakîm Her işi, emri ve yasağı yerli yerinde olan. el-Vedûd Müminleri seven ve onlar tarafından da sevilen. el-Mecîd Her türlü eksiklikten münezzeh, lütuf ve ikramı bol olan. el-Bâis Ölüleri dirilten, peygamberler gönderen. eş-Şehîd Her şeye muttali olan, kendisine hiçbir şey gizli kalmayan. el-Hakk Bizzat ve sürekli olarak var olan, varlığı kendinden olan, uluhiyet ve rububiyeti gerçek olan. el-Vekîl Bütün yaratıkların işlerinin görülmesinde güvenilip dayanılan, bu konuda tam yeterli olan. el-Kavî Gücü ve kuvveti her şeye yeten. el-Metîn Âcizliği, zafiyeti ve güçsüzlüğü olmayan, güçlü olan. el-Velî Müminlere dost ve yardımcı olan. el-Hamîd Çok övülen, bütün övgülere ve övgülerin en yücesine layık olan. el-Muhsî Gizli ve âşikâr her şeyin ölçü ve sayısını bütün ayrıntılarıyla bilen. el-Mübdi’ Her şeyi yoktan var eden. el-Muîd Varlıkları ölümlerinden sonra tekrar yaratan. el-Muhyî Hayat veren, yaşatan ve dirilten. el-Mümît Öldüren, canları kabzeden. el-Hayy Ezelî ve ebedî olarak diri ve ölümsüz olan. el-Kayyûm Varlığı kendinden olan, her şeyin varlığı kendisine bağlı olan, kâinatı idare eden. el-Vâcid Her şeyi bilen, hiçbir şeye muhtaç olmayan, emrini ve isteğini daima gerçekleştiren. el-Mâcid Şanı yüce ve sonsuz kerem sahibi olan. el-Vâhid Bir, tek, yegâne varlık; zâtında, ilah ve rab oluşunda ortağı olmayan. es-Samed Herkesin kendisine muhtaç olduğu, kendisi ise kimseye muhtaç olmayan, ezelî ve ebedî olan. el-Kâdir Her şeye gücü yeten. el-Muktedir Güç ve kuvvetinde hiçbir sınır olmayan. el-Mukaddim Hikmeti gereği istediğini öne alan, ileri geçiren. el-Muahhir Hikmeti gereği dilediğini geriye bırakan. el-Evvel Varlığının başlangıcı olmayan, ezelî olan. el-Âhir Varlığının sonu olmayan, ebedî olan. ez-Zâhir Varlığını ve birliğini belgeleyen birçok delilin bulunması açısından varlığı açık olan. el-Bâtın Zâtı itibarıyla gizli olan, bütün gizlilikleri bilen. el-Vâlî Kâinatı yöneten, onlar için gerekli olan her şeyi üstlenen. el-Müteâlî Noksanlıklardan berî, aşkın ve yüce olan. el-Berr Çokça iyilik eden. et-Tevvâb Kullarını tövbelerini kabul eden. el-Müntakım Suçluları yaptıklarına karşılık cezalandıran. el-Afüvv Çokça affeden. er-Raûf Merhameti ve şefkati çok olan.
Mâlikü’l-mülk: Mülkün gerçek sahibi, tüm mevcûdatı idare eden.
Zü’l-celâli ve’l-ikrâm Sonsuz yücelik ve ikram sahibi olan. el-Muksit Adaleti gerçekleştiren, hakkaniyetle hükmeden. el-Câmi‘ Dünya ve âhirette bütün mahlûkâtı bir araya getirme kudretine sahip olan. el-Ganî Hiçbir şeye ihtiyacı olmayan. el-Muğnî İhtiyaçtan kurtaran zengin kılan. el-Mâni` Hikmeti gereği engel koyan, mâni olan. ed-Dârr Hikmeti gereği elem ve zarar verici şeyleri yaratan. en-Nâfi` Hayrı ve faydayı yaratan ve veren. en-Nûr Nurlandıran, her şeyi aydınlatan, kalplere nur ve iman veren. el-Hâdî Doğru yolu gösteren, hidâyete erdiren. el-Bedî` Örneksiz ve benzersiz olarak yoktan yaratan. el-Bâkî Varlığı sürekli olan, ebedî, sonsuz olan. el-Vâris Varlığının sonunun bulunmaması vasfıyla kâinatın gerçek sahibi. er-Reşîd Yol gösteren, her işi isabetli olan. es-Sabûr Günahkârları hemen cezalandırmayıp onlara mühlet tanıyan.
Kaynak: Diyanet İşleri Başkanlığı, Din İşleri Yüksek Kurulu Fetvaları (12. Baskı, 2025), s. 59

