Oruç, nefsin isteklerinden bilinçli olarak uzak durma yönüyle bir irade eğitimidir. Nefsin isteklerinin kontrol altına alınmasında, ruhun arındırılıp yüceltilmesinde etkili bir yoldur. Şehevî arzularına mağlup olanların bu irade eğitiminde başarısız oldukları ortaya çıkar. Oruçlu iken elle tatmin olmak orucu bozar, kazâyı gerektirir. Bu fiili işleyen kimselerin bozmuş oldukları orucu kazâ etmekle yetinmeyip ayrıca tövbe etmeleri de gerekir. Elle tatmin olmanın keffâreti gerektirmemesi, bu fiilin önemsiz bir günah olduğunu göstermez. Bilakis özürsüz olarak orucunu bozan kimseler büyük günah işlemiş olurlar. (Zeylaî, Tebyîn, 1/323; İbn Nüceym, el-Bahr, 2/293)

Kaynak: Diyanet İşleri Başkanlığı, Din İşleri Yüksek Kurulu Fetvaları (12. Baskı, 2025), s. 345