Ramazan ayında tutulamayan veya başlanıp da bozulan oruçların kazâ edilmesi gerekir. Kur’ân-ı Kerîm’de, “İçinizden hasta olan veya yolculukta bulunan, tutamadığı günlerin sayısınca diğer günlerde tutar.” (el-Bakara, 2/184) buyrulmaktadır. Kazâ oruçlarının peş peşe tutulması hakkında herhangi bir delil bulunmamaktadır. Bu oruçların, geciktirilmeksizin bir an önce tutulması uygun olur. Çünkü bu bir Allah hakkıdır. Kişi ne zaman öleceğini bilemez. Ramazan orucunun kazâsı, oruç tutmanın haram olduğu günler dışında her zaman yapılabilir. Hz.

Peygamber (s.a.s.), iki vakitte oruç tutulmayacağını bildirmiştir ki birisi Ramazan Bayramı’nın birinci günü, diğeri Kurban Bayramı günleridir. (Buhârî, Savm, 66-67 [1990-1991, 1993]; Müslim, Sıyâm, 138-139 [1137-1138]) Hanefîlere göre Ramazan oruçlarının kazâsı için bir zaman sınırlaması yoksa da mümkün olan ilk fırsatta bu oruçlar tutulmaya çalışılmalıdır. (Kâsânî, Bedâ’i, 2/104) Şâfiîlere göre ise bir Ramazan’da kazâya kalmış orucun, gelecek Ramazan’a kadar kazâ edilmesi gerekir. Bir Ramazan’ın kazâ borcu herhangi bir mazeret olmaksızın yerine getirilmeden, öteki Ramazan gelecek olursa, kazâ borcuna ilaveten bir de fidye ödeme yükümlülüğü ortaya çıkar. (Nevevî, el-Mecmû‘, 6/364; Şirbînî, Muğni’l-muhtâc, 2/175)

Kaynak: Diyanet İşleri Başkanlığı, Din İşleri Yüksek Kurulu Fetvaları (12. Baskı, 2025), s. 353