43. SURE · 89 AYET

Zuhruf Suresi

Yazı boyutu
56Zuhruf · 56. ayet

فَجَعَلْنَٰهُمْ سَلَفًا وَمَثَلًا لِّلْـَٔاخِرِينَ﴿٥٦﴾

Onları, sonradan gelecek inkarcılara ibret alınacak bir geçmiş kıldık.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
57Zuhruf · 57. ayet

وَلَمَّا ضُرِبَ ٱبْنُ مَرْيَمَ مَثَلًا إِذَا قَوْمُكَ مِنْهُ يَصِدُّونَ﴿٥٧﴾

Meryem oğlu misal verilince, senin milletin buna gülüp geçiverdi.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
58Zuhruf · 58. ayet

وَقَالُوٓا۟ ءَأَٰلِهَتُنَا خَيْرٌ أَمْ هُوَ مَا ضَرَبُوهُ لَكَ إِلَّا جَدَلًۢا بَلْ هُمْ قَوْمٌ خَصِمُونَ﴿٥٨﴾

"Bizim tanrımız mı yoksa o mu daha iyidir?" dediler. Sana böyle söylemeleri, sadece, tartışmaya girişmek içindir. Onlar şüphesiz kavgacı bir millettir.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
59Zuhruf · 59. ayet

إِنْ هُوَ إِلَّا عَبْدٌ أَنْعَمْنَا عَلَيْهِ وَجَعَلْنَٰهُ مَثَلًا لِّبَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ﴿٥٩﴾

Meryemoğlu, ancak kendisine nimet verdiğimiz ve İsrailoğullarına örnek kıldığımız bir kuldur.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
60Zuhruf · 60. ayet

وَلَوْ نَشَآءُ لَجَعَلْنَا مِنكُم مَّلَٰٓئِكَةً فِى ٱلْأَرْضِ يَخْلُفُونَ﴿٦٠﴾

Eğer dileseydik, size bedel yeryüzünde sizin yerinizi tutacak melekler var ederdik.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
61Zuhruf · 61. ayet

وَإِنَّهُۥ لَعِلْمٌ لِّلسَّاعَةِ فَلَا تَمْتَرُنَّ بِهَا وَٱتَّبِعُونِ هَٰذَا صِرَٰطٌ مُّسْتَقِيمٌ﴿٦١﴾

O kıyametin kopacağını bildirir; o saatin geleceğinden şüphe etmeyin, Bana uyun, bu doğru yoldur.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
62Zuhruf · 62. ayet

وَلَا يَصُدَّنَّكُمُ ٱلشَّيْطَٰنُ إِنَّهُۥ لَكُمْ عَدُوٌّ مُّبِينٌ﴿٦٢﴾

Sakın şeytan sizi bu yoldan alıkoymasın; şüphesiz o size apaçık bir düşmandır.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
63Zuhruf · 63. ayet

وَلَمَّا جَآءَ عِيسَىٰ بِٱلْبَيِّنَٰتِ قَالَ قَدْ جِئْتُكُم بِٱلْحِكْمَةِ وَلِأُبَيِّنَ لَكُم بَعْضَ ٱلَّذِى تَخْتَلِفُونَ فِيهِ فَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ وَأَطِيعُونِ﴿٦٣﴾

İsa, belgeleri getirdiği zaman demişti ki: "Size hikmetle ve ayrılığa düştüğünüz şeylerin bir kısmını açıklamak üzere geldim. Allah'a karşı gelmekten sakının, bana itaat edin."
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
64Zuhruf · 64. ayet

إِنَّ ٱللَّهَ هُوَ رَبِّى وَرَبُّكُمْ فَٱعْبُدُوهُ هَٰذَا صِرَٰطٌ مُّسْتَقِيمٌ﴿٦٤﴾

"Doğrusu Allah benim de Rabbimdir, sizin de Rabbinizdir, artık O'na kulluk edin, bu, doğru yoldur."
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
65Zuhruf · 65. ayet

فَٱخْتَلَفَ ٱلْأَحْزَابُ مِنۢ بَيْنِهِمْ فَوَيْلٌ لِّلَّذِينَ ظَلَمُوا۟ مِنْ عَذَابِ يَوْمٍ أَلِيمٍ﴿٦٥﴾

Ama, aralarında guruplaştılar, ayrılığa düştüler. Kıyamet gününün can yakıcı azabına uğrayacak zalimlerin vay haline!
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
66Zuhruf · 66. ayet

هَلْ يَنظُرُونَ إِلَّا ٱلسَّاعَةَ أَن تَأْتِيَهُم بَغْتَةً وَهُمْ لَا يَشْعُرُونَ﴿٦٦﴾

Onlar farkında değillerken kıyamet gününün kendilerine ansızın gelmesini mi bekliyorlar?
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
67Zuhruf · 67. ayet

ٱلْأَخِلَّآءُ يَوْمَئِذٍۭ بَعْضُهُمْ لِبَعْضٍ عَدُوٌّ إِلَّا ٱلْمُتَّقِينَ﴿٦٧﴾

O gün Allah'a karşı gelmekten sakınanlar dışında, dost olanlar birbirine düşman olurlar.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
68Zuhruf · 68. ayet

يَٰعِبَادِ لَا خَوْفٌ عَلَيْكُمُ ٱلْيَوْمَ وَلَآ أَنتُمْ تَحْزَنُونَ﴿٦٨﴾

Allah: "Ey kullarım! Bugün size korku yoktur, siz üzülmeyeceksiniz" der.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
69Zuhruf · 69. ayet

ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ بِـَٔايَٰتِنَا وَكَانُوا۟ مُسْلِمِينَ﴿٦٩﴾

Bunlar, ayetlerimize inanmış ve kendilerini Bize vermişlerdir.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
70Zuhruf · 70. ayet

ٱدْخُلُوا۟ ٱلْجَنَّةَ أَنتُمْ وَأَزْوَٰجُكُمْ تُحْبَرُونَ﴿٧٠﴾

Şöyle denir: "Siz ve eşleriniz, ağırlanmış olarak cennete giriniz."
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
71Zuhruf · 71. ayet

يُطَافُ عَلَيْهِم بِصِحَافٍ مِّن ذَهَبٍ وَأَكْوَابٍ وَفِيهَا مَا تَشْتَهِيهِ ٱلْأَنفُسُ وَتَلَذُّ ٱلْأَعْيُنُ وَأَنتُمْ فِيهَا خَٰلِدُونَ﴿٧١﴾

Onlar için altın kadeh ve tepsiler dolaştırılır, canlarının istediği ve gözlerinin hoşlandığı her şey oradadır. Siz orada ebedi kalacaksınız.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
72Zuhruf · 72. ayet

وَتِلْكَ ٱلْجَنَّةُ ٱلَّتِىٓ أُورِثْتُمُوهَا بِمَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ﴿٧٢﴾

İşlediklerinize karşılık, size miras verilen işte bu cennettir.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
73Zuhruf · 73. ayet

لَكُمْ فِيهَا فَٰكِهَةٌ كَثِيرَةٌ مِّنْهَا تَأْكُلُونَ﴿٧٣﴾

Orada sizin için bol yemiş vardır, onlardan yersiniz.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
74Zuhruf · 74. ayet

إِنَّ ٱلْمُجْرِمِينَ فِى عَذَابِ جَهَنَّمَ خَٰلِدُونَ﴿٧٤﴾

Doğrusu suçlular, temelli kalacakları cehennemin azabı içindedirler.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
75Zuhruf · 75. ayet

لَا يُفَتَّرُ عَنْهُمْ وَهُمْ فِيهِ مُبْلِسُونَ﴿٧٥﴾

Azaba hiç ara verilmez, onlar orada tamamen umutsuzdurlar.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
56–75 / 89

Arapça metin: Tanzil Project · Meal, tefsir ve sürüm bilgileri

Zuhruf Suresi · Meal ve Tefsir | Online Vaaz