36. SURE · 83 AYET

Yâsîn Suresi

Yazı boyutu
53Yâsîn · 53. ayet

إِن كَانَتْ إِلَّا صَيْحَةً وَٰحِدَةً فَإِذَا هُمْ جَمِيعٌ لَّدَيْنَا مُحْضَرُونَ﴿٥٣﴾

Tek bir çığlık kopar, hepsi, hemen huzurumuza getirilmiş olur.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
54Yâsîn · 54. ayet

فَٱلْيَوْمَ لَا تُظْلَمُ نَفْسٌ شَيْـًٔا وَلَا تُجْزَوْنَ إِلَّا مَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ﴿٥٤﴾

Artık bugün kimseye hiçbir haksızlıkta bulunulmaz. İşlediklerinizden başkasıyla karşılık görmezsiniz.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
55Yâsîn · 55. ayet

إِنَّ أَصْحَٰبَ ٱلْجَنَّةِ ٱلْيَوْمَ فِى شُغُلٍ فَٰكِهُونَ﴿٥٥﴾

Doğrusu bugün, cennetlikler eğlenceyle meşguldürler.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
56Yâsîn · 56. ayet

هُمْ وَأَزْوَٰجُهُمْ فِى ظِلَٰلٍ عَلَى ٱلْأَرَآئِكِ مُتَّكِـُٔونَ﴿٥٦﴾

Onlar ve eşleri gölgeliklerde, tahtlar üzerine yaslanmışlardır.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
57Yâsîn · 57. ayet

لَهُمْ فِيهَا فَٰكِهَةٌ وَلَهُم مَّا يَدَّعُونَ﴿٥٧﴾

Orada meyveler ve her istedikleri onlarındır.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
58Yâsîn · 58. ayet

سَلَٰمٌ قَوْلًا مِّن رَّبٍّ رَّحِيمٍ﴿٥٨﴾

Merhametli olan Rab katından onlara selam vardır.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
59Yâsîn · 59. ayet

وَٱمْتَٰزُوا۟ ٱلْيَوْمَ أَيُّهَا ٱلْمُجْرِمُونَ﴿٥٩﴾

Allah şöyle buyurur: Ey suçlular! Bugün müminlerden ayrılın. Ey insanoğulları! Ben size, şeytana tapmayın, o sizin için apaçık bir düşmandır, Bana kulluk edin, bu doğru yoldur, diye bildirmedim mi?
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
60Yâsîn · 60. ayet

أَلَمْ أَعْهَدْ إِلَيْكُمْ يَٰبَنِىٓ ءَادَمَ أَن لَّا تَعْبُدُوا۟ ٱلشَّيْطَٰنَ إِنَّهُۥ لَكُمْ عَدُوٌّ مُّبِينٌ﴿٦٠﴾

Allah şöyle buyurur: Ey suçlular! Bugün müminlerden ayrılın. Ey insanoğulları! Ben size, şeytana tapmayın, o sizin için apaçık bir düşmandır, Bana kulluk edin, bu doğru yoldur, diye bildirmedim mi?
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
61Yâsîn · 61. ayet

وَأَنِ ٱعْبُدُونِى هَٰذَا صِرَٰطٌ مُّسْتَقِيمٌ﴿٦١﴾

Allah şöyle buyurur: Ey suçlular! Bugün müminlerden ayrılın. Ey insanoğulları! Ben size, şeytana tapmayın, o sizin için apaçık bir düşmandır, Bana kulluk edin, bu doğru yoldur, diye bildirmedim mi?
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
62Yâsîn · 62. ayet

وَلَقَدْ أَضَلَّ مِنكُمْ جِبِلًّا كَثِيرًا أَفَلَمْ تَكُونُوا۟ تَعْقِلُونَ﴿٦٢﴾

And olsun ki, o sizden nice nesilleri saptırmıştı, akletmez miydiniz?
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
63Yâsîn · 63. ayet

هَٰذِهِۦ جَهَنَّمُ ٱلَّتِى كُنتُمْ تُوعَدُونَ﴿٦٣﴾

İşte bu, size söz verilen cehennemdir.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
64Yâsîn · 64. ayet

ٱصْلَوْهَا ٱلْيَوْمَ بِمَا كُنتُمْ تَكْفُرُونَ﴿٦٤﴾

Bugün, inkarcılığınıza karşılık oraya girin.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
65Yâsîn · 65. ayet

ٱلْيَوْمَ نَخْتِمُ عَلَىٰٓ أَفْوَٰهِهِمْ وَتُكَلِّمُنَآ أَيْدِيهِمْ وَتَشْهَدُ أَرْجُلُهُم بِمَا كَانُوا۟ يَكْسِبُونَ﴿٦٥﴾

İşte o gün ağızlarını mühürleriz, Bizimle elleri konuşur, ayakları da yaptıklarına şahidlik eder.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
66Yâsîn · 66. ayet

وَلَوْ نَشَآءُ لَطَمَسْنَا عَلَىٰٓ أَعْيُنِهِمْ فَٱسْتَبَقُوا۟ ٱلصِّرَٰطَ فَأَنَّىٰ يُبْصِرُونَ﴿٦٦﴾

Dilesek, gözlerini kör ederdik de yol bulmağa çalışırlardı. Nasıl görebilirlerdi?
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
67Yâsîn · 67. ayet

وَلَوْ نَشَآءُ لَمَسَخْنَٰهُمْ عَلَىٰ مَكَانَتِهِمْ فَمَا ٱسْتَطَٰعُوا۟ مُضِيًّا وَلَا يَرْجِعُونَ﴿٦٧﴾

Dilesek, onları oldukları yerde dondururduk da, ne ileri gidebilirler ve ne de geri dönebilirlerdi.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
68Yâsîn · 68. ayet

وَمَن نُّعَمِّرْهُ نُنَكِّسْهُ فِى ٱلْخَلْقِ أَفَلَا يَعْقِلُونَ﴿٦٨﴾

Uzun ömürlü yaptığımızın hilkatini tersine çevirmişizdir. Akletmezler mi?
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
69Yâsîn · 69. ayet

وَمَا عَلَّمْنَٰهُ ٱلشِّعْرَ وَمَا يَنۢبَغِى لَهُۥٓ إِنْ هُوَ إِلَّا ذِكْرٌ وَقُرْءَانٌ مُّبِينٌ﴿٦٩﴾

Biz ona şiir öğretmedik, zaten ona gerekmezdi. Bu bir öğüt ve apaçık Kuran'dır.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
70Yâsîn · 70. ayet

لِّيُنذِرَ مَن كَانَ حَيًّا وَيَحِقَّ ٱلْقَوْلُ عَلَى ٱلْكَٰفِرِينَ﴿٧٠﴾

Diri olan kimseyi uyarsın ve verilen söz de inkarcıların aleyhine çıksın.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
71Yâsîn · 71. ayet

أَوَلَمْ يَرَوْا۟ أَنَّا خَلَقْنَا لَهُم مِّمَّا عَمِلَتْ أَيْدِينَآ أَنْعَٰمًا فَهُمْ لَهَا مَٰلِكُونَ﴿٧١﴾

Kudretimizle kendileri için hayvanlar yarattığımızı görmezler mi? Onlara sahip olmaktadırlar.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
72Yâsîn · 72. ayet

وَذَلَّلْنَٰهَا لَهُمْ فَمِنْهَا رَكُوبُهُمْ وَمِنْهَا يَأْكُلُونَ﴿٧٢﴾

Onları kendilerinin buyruğuna verdik; bindikleri de, etini yedikleri de vardır.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
53–72 / 83

Arapça metin: Tanzil Project · Meal, tefsir ve sürüm bilgileri

Yâsîn Suresi · Meal ve Tefsir | Online Vaaz