56. SURE · 96 AYET

Vâkıa Suresi

Yazı boyutu
37Vâkıa · 37. ayet

عُرُبًا أَتْرَابًا﴿٣٧﴾

Biz ceylan gözlüleri, defterleri sağdan verilenler için yeniden yaratmışızdır; onları bakire, eşlerine düşkün ve hepsini bir yaşta kılmışızdır.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
38Vâkıa · 38. ayet

لِّأَصْحَٰبِ ٱلْيَمِينِ﴿٣٨﴾

Biz ceylan gözlüleri, defterleri sağdan verilenler için yeniden yaratmışızdır; onları bakire, eşlerine düşkün ve hepsini bir yaşta kılmışızdır.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
39Vâkıa · 39. ayet

ثُلَّةٌ مِّنَ ٱلْأَوَّلِينَ﴿٣٩﴾

Bunların bir kısmı eski ümmetlerden, bir kısmı da sonrakilerdendir.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
40Vâkıa · 40. ayet

وَثُلَّةٌ مِّنَ ٱلْـَٔاخِرِينَ﴿٤٠﴾

Bunların bir kısmı eski ümmetlerden, bir kısmı da sonrakilerdendir.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
41Vâkıa · 41. ayet

وَأَصْحَٰبُ ٱلشِّمَالِ مَآ أَصْحَٰبُ ٱلشِّمَالِ﴿٤١﴾

Defterleri soldan verilenler; ne yazık o solculara!
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
42Vâkıa · 42. ayet

فِى سَمُومٍ وَحَمِيمٍ﴿٤٢﴾

İnsanın içine işleyen bir sıcaklık ve kaynar su içinde, serinliği ve hoşluğu olmayan kara bir dumanın gölgesinde bulunurlar.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
43Vâkıa · 43. ayet

وَظِلٍّ مِّن يَحْمُومٍ﴿٤٣﴾

İnsanın içine işleyen bir sıcaklık ve kaynar su içinde, serinliği ve hoşluğu olmayan kara bir dumanın gölgesinde bulunurlar.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
44Vâkıa · 44. ayet

لَّا بَارِدٍ وَلَا كَرِيمٍ﴿٤٤﴾

İnsanın içine işleyen bir sıcaklık ve kaynar su içinde, serinliği ve hoşluğu olmayan kara bir dumanın gölgesinde bulunurlar.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
45Vâkıa · 45. ayet

إِنَّهُمْ كَانُوا۟ قَبْلَ ذَٰلِكَ مُتْرَفِينَ﴿٤٥﴾

Çünkü onlar, bundan önce, dünyada, nimet içinde bulunurlar iken, büyük günah işlemekte direnir dururlardı.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
46Vâkıa · 46. ayet

وَكَانُوا۟ يُصِرُّونَ عَلَى ٱلْحِنثِ ٱلْعَظِيمِ﴿٤٦﴾

Çünkü onlar, bundan önce, dünyada, nimet içinde bulunurlar iken, büyük günah işlemekte direnir dururlardı.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
47Vâkıa · 47. ayet

وَكَانُوا۟ يَقُولُونَ أَئِذَا مِتْنَا وَكُنَّا تُرَابًا وَعِظَٰمًا أَءِنَّا لَمَبْعُوثُونَ﴿٤٧﴾

Şöyle söylerlerdi: "Öldüğümüzde, toprak ve kemik yığını olduğumuzda mı, biz mi tekrar dirileceğiz?"
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
48Vâkıa · 48. ayet

أَوَءَابَآؤُنَا ٱلْأَوَّلُونَ﴿٤٨﴾

"Önce gelip geçmiş babalarımız da mı?"
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
49Vâkıa · 49. ayet

قُلْ إِنَّ ٱلْأَوَّلِينَ وَٱلْـَٔاخِرِينَ﴿٤٩﴾

De ki: "Şüphesiz öncekiler de, sonrakiler de belli bir günün belirli bir vaktinde toplanacaklardır."
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
50Vâkıa · 50. ayet

لَمَجْمُوعُونَ إِلَىٰ مِيقَٰتِ يَوْمٍ مَّعْلُومٍ﴿٥٠﴾

De ki: "Şüphesiz öncekiler de, sonrakiler de belli bir günün belirli bir vaktinde toplanacaklardır."
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
51Vâkıa · 51. ayet

ثُمَّ إِنَّكُمْ أَيُّهَا ٱلضَّآلُّونَ ٱلْمُكَذِّبُونَ﴿٥١﴾

Sonra, siz ey sapıklar, yalanlayanlar!
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
52Vâkıa · 52. ayet

لَـَٔاكِلُونَ مِن شَجَرٍ مِّن زَقُّومٍ﴿٥٢﴾

Doğrusu bir zakkum ağacından yiyeceksiniz.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
53Vâkıa · 53. ayet

فَمَالِـُٔونَ مِنْهَا ٱلْبُطُونَ﴿٥٣﴾

Karınlarınızı onunla dolduracaksınız;
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
54Vâkıa · 54. ayet

فَشَٰرِبُونَ عَلَيْهِ مِنَ ٱلْحَمِيمِ﴿٥٤﴾

Onun üzerine kaynar su içeceksiniz;
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
55Vâkıa · 55. ayet

فَشَٰرِبُونَ شُرْبَ ٱلْهِيمِ﴿٥٥﴾

Hem de susamış develerin suya saldırışı gibi içeceksiniz;
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
56Vâkıa · 56. ayet

هَٰذَا نُزُلُهُمْ يَوْمَ ٱلدِّينِ﴿٥٦﴾

İşte onlara, ceza günü sunulacak konukluk budur.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
37–56 / 96

Arapça metin: Tanzil Project · Meal, tefsir ve sürüm bilgileri

Vâkıa Suresi · Meal ve Tefsir | Online Vaaz