56. SURE · 96 AYET

Vâkıa Suresi

Yazı boyutu
18Vâkıa · 18. ayet

بِأَكْوَابٍ وَأَبَارِيقَ وَكَأْسٍ مِّن مَّعِينٍ﴿١٨﴾

Ölümsüz gençler yanlarında, baş ağrısı ve dönmesi vermeyen bembeyaz bir kaynaktan doldurulmuş kaseler, ibrikler, kadehler; seçecekleri meyveler, arzulayacakları kuş eti ile dolaşırlar.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
19Vâkıa · 19. ayet

لَّا يُصَدَّعُونَ عَنْهَا وَلَا يُنزِفُونَ﴿١٩﴾

Ölümsüz gençler yanlarında, baş ağrısı ve dönmesi vermeyen bembeyaz bir kaynaktan doldurulmuş kaseler, ibrikler, kadehler; seçecekleri meyveler, arzulayacakları kuş eti ile dolaşırlar.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
20Vâkıa · 20. ayet

وَفَٰكِهَةٍ مِّمَّا يَتَخَيَّرُونَ﴿٢٠﴾

Ölümsüz gençler yanlarında, baş ağrısı ve dönmesi vermeyen bembeyaz bir kaynaktan doldurulmuş kaseler, ibrikler, kadehler; seçecekleri meyveler, arzulayacakları kuş eti ile dolaşırlar.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
21Vâkıa · 21. ayet

وَلَحْمِ طَيْرٍ مِّمَّا يَشْتَهُونَ﴿٢١﴾

Ölümsüz gençler yanlarında, baş ağrısı ve dönmesi vermeyen bembeyaz bir kaynaktan doldurulmuş kaseler, ibrikler, kadehler; seçecekleri meyveler, arzulayacakları kuş eti ile dolaşırlar.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
22Vâkıa · 22. ayet

وَحُورٌ عِينٌ﴿٢٢﴾

İşlediklerine karşılık olarak, sedefteki inciler gibi ceylan gözlüler vardır. Orada boş ve günaha sokacak bir söz duymazlar.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
23Vâkıa · 23. ayet

كَأَمْثَٰلِ ٱللُّؤْلُؤِ ٱلْمَكْنُونِ﴿٢٣﴾

İşlediklerine karşılık olarak, sedefteki inciler gibi ceylan gözlüler vardır. Orada boş ve günaha sokacak bir söz duymazlar.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
24Vâkıa · 24. ayet

جَزَآءًۢ بِمَا كَانُوا۟ يَعْمَلُونَ﴿٢٤﴾

İşlediklerine karşılık olarak, sedefteki inciler gibi ceylan gözlüler vardır. Orada boş ve günaha sokacak bir söz duymazlar.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
25Vâkıa · 25. ayet

لَا يَسْمَعُونَ فِيهَا لَغْوًا وَلَا تَأْثِيمًا﴿٢٥﴾

Sadece selama karşılık selam sözü işitirler.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
26Vâkıa · 26. ayet

إِلَّا قِيلًا سَلَٰمًا سَلَٰمًا﴿٢٦﴾

Defterleri sağdan verilenler; ne mutlu o sağcılara!
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
27Vâkıa · 27. ayet

وَأَصْحَٰبُ ٱلْيَمِينِ مَآ أَصْحَٰبُ ٱلْيَمِينِ﴿٢٧﴾

Onlar dikensiz sedir ağaçları, salkımları sarkmış muz ağaçları, uzamış gölge altında, çağlayarak akan sular kenarlarında; bitip tükenmeyen ve yasak da edilmeyen bol meyveler arasında; yüksek döşekler üzerindedirler.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
28Vâkıa · 28. ayet

فِى سِدْرٍ مَّخْضُودٍ﴿٢٨﴾

Onlar dikensiz sedir ağaçları, salkımları sarkmış muz ağaçları, uzamış gölge altında, çağlayarak akan sular kenarlarında; bitip tükenmeyen ve yasak da edilmeyen bol meyveler arasında; yüksek döşekler üzerindedirler.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
29Vâkıa · 29. ayet

وَطَلْحٍ مَّنضُودٍ﴿٢٩﴾

Onlar dikensiz sedir ağaçları, salkımları sarkmış muz ağaçları, uzamış gölge altında, çağlayarak akan sular kenarlarında; bitip tükenmeyen ve yasak da edilmeyen bol meyveler arasında; yüksek döşekler üzerindedirler.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
30Vâkıa · 30. ayet

وَظِلٍّ مَّمْدُودٍ﴿٣٠﴾

Onlar dikensiz sedir ağaçları, salkımları sarkmış muz ağaçları, uzamış gölge altında, çağlayarak akan sular kenarlarında; bitip tükenmeyen ve yasak da edilmeyen bol meyveler arasında; yüksek döşekler üzerindedirler.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
31Vâkıa · 31. ayet

وَمَآءٍ مَّسْكُوبٍ﴿٣١﴾

Onlar dikensiz sedir ağaçları, salkımları sarkmış muz ağaçları, uzamış gölge altında, çağlayarak akan sular kenarlarında; bitip tükenmeyen ve yasak da edilmeyen bol meyveler arasında; yüksek döşekler üzerindedirler.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
32Vâkıa · 32. ayet

وَفَٰكِهَةٍ كَثِيرَةٍ﴿٣٢﴾

Onlar dikensiz sedir ağaçları, salkımları sarkmış muz ağaçları, uzamış gölge altında, çağlayarak akan sular kenarlarında; bitip tükenmeyen ve yasak da edilmeyen bol meyveler arasında; yüksek döşekler üzerindedirler.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
33Vâkıa · 33. ayet

لَّا مَقْطُوعَةٍ وَلَا مَمْنُوعَةٍ﴿٣٣﴾

Onlar dikensiz sedir ağaçları, salkımları sarkmış muz ağaçları, uzamış gölge altında, çağlayarak akan sular kenarlarında; bitip tükenmeyen ve yasak da edilmeyen bol meyveler arasında; yüksek döşekler üzerindedirler.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
34Vâkıa · 34. ayet

وَفُرُشٍ مَّرْفُوعَةٍ﴿٣٤﴾

Onlar dikensiz sedir ağaçları, salkımları sarkmış muz ağaçları, uzamış gölge altında, çağlayarak akan sular kenarlarında; bitip tükenmeyen ve yasak da edilmeyen bol meyveler arasında; yüksek döşekler üzerindedirler.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
35Vâkıa · 35. ayet

إِنَّآ أَنشَأْنَٰهُنَّ إِنشَآءً﴿٣٥﴾

Biz ceylan gözlüleri, defterleri sağdan verilenler için yeniden yaratmışızdır; onları bakire, eşlerine düşkün ve hepsini bir yaşta kılmışızdır.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
36Vâkıa · 36. ayet

فَجَعَلْنَٰهُنَّ أَبْكَارًا﴿٣٦﴾

Biz ceylan gözlüleri, defterleri sağdan verilenler için yeniden yaratmışızdır; onları bakire, eşlerine düşkün ve hepsini bir yaşta kılmışızdır.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
37Vâkıa · 37. ayet

عُرُبًا أَتْرَابًا﴿٣٧﴾

Biz ceylan gözlüleri, defterleri sağdan verilenler için yeniden yaratmışızdır; onları bakire, eşlerine düşkün ve hepsini bir yaşta kılmışızdır.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
18–37 / 96

Arapça metin: Tanzil Project · Meal, tefsir ve sürüm bilgileri

Vâkıa Suresi · Meal ve Tefsir | Online Vaaz