52. SURE · 49 AYET

Tûr Suresi

Yazı boyutu
20Tûr · 20. ayet

مُتَّكِـِٔينَ عَلَىٰ سُرُرٍ مَّصْفُوفَةٍ وَزَوَّجْنَٰهُم بِحُورٍ عِينٍ﴿٢٠﴾

Onlara şöyle denir: "İşlediklerinizden ötürü, dizi dizi tahtlara yaslanarak afiyetle yiyin için." Onlara, ceylan gözlü eşler veririz.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
21Tûr · 21. ayet

وَٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَٱتَّبَعَتْهُمْ ذُرِّيَّتُهُم بِإِيمَٰنٍ أَلْحَقْنَا بِهِمْ ذُرِّيَّتَهُمْ وَمَآ أَلَتْنَٰهُم مِّنْ عَمَلِهِم مِّن شَىْءٍ كُلُّ ٱمْرِئٍۭ بِمَا كَسَبَ رَهِينٌ﴿٢١﴾

İnanan, soyları da inançta kendilerine uyan kimselere soylarını da katarız. Onların işlediklerinden hiçbir şey eksiltmeyiz. Herkes kazancına bağlıdır.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
22Tûr · 22. ayet

وَأَمْدَدْنَٰهُم بِفَٰكِهَةٍ وَلَحْمٍ مِّمَّا يَشْتَهُونَ﴿٢٢﴾

Cennette olanlara diledikleri meyve ve etten bol bol veririz.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
23Tûr · 23. ayet

يَتَنَٰزَعُونَ فِيهَا كَأْسًا لَّا لَغْوٌ فِيهَا وَلَا تَأْثِيمٌ﴿٢٣﴾

Orada kadeh tokuştururlar; fakat bunda ne bir saçmalama, ne de bir günaha girme vardır.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
24Tûr · 24. ayet

وَيَطُوفُ عَلَيْهِمْ غِلْمَانٌ لَّهُمْ كَأَنَّهُمْ لُؤْلُؤٌ مَّكْنُونٌ﴿٢٤﴾

Sedefteki inciler gibi olan gençler yanlarında dolaşırlar.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
25Tûr · 25. ayet

وَأَقْبَلَ بَعْضُهُمْ عَلَىٰ بَعْضٍ يَتَسَآءَلُونَ﴿٢٥﴾

Birbirlerine dönüp soruşurlar:
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
26Tûr · 26. ayet

قَالُوٓا۟ إِنَّا كُنَّا قَبْلُ فِىٓ أَهْلِنَا مُشْفِقِينَ﴿٢٦﴾

"Doğrusu bundan önce ailemizin yanında bile korku içindeydik; Allah lütfedip bizi kavurucu azabdan korudu; doğrusu bundan önce de O'na yalvarıyorduk; şüphesiz O, iyilik yapandır, acıyandır" derler.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
27Tûr · 27. ayet

فَمَنَّ ٱللَّهُ عَلَيْنَا وَوَقَىٰنَا عَذَابَ ٱلسَّمُومِ﴿٢٧﴾

"Doğrusu bundan önce ailemizin yanında bile korku içindeydik; Allah lütfedip bizi kavurucu azabdan korudu; doğrusu bundan önce de O'na yalvarıyorduk; şüphesiz O, iyilik yapandır, acıyandır" derler.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
28Tûr · 28. ayet

إِنَّا كُنَّا مِن قَبْلُ نَدْعُوهُ إِنَّهُۥ هُوَ ٱلْبَرُّ ٱلرَّحِيمُ﴿٢٨﴾

"Doğrusu bundan önce ailemizin yanında bile korku içindeydik; Allah lütfedip bizi kavurucu azabdan korudu; doğrusu bundan önce de O'na yalvarıyorduk; şüphesiz O, iyilik yapandır, acıyandır" derler.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
29Tûr · 29. ayet

فَذَكِّرْ فَمَآ أَنتَ بِنِعْمَتِ رَبِّكَ بِكَاهِنٍ وَلَا مَجْنُونٍ﴿٢٩﴾

Öğüt ver; Rabbinin nimetiyle sen, ne kahinsin ne de delisin.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
30Tûr · 30. ayet

أَمْ يَقُولُونَ شَاعِرٌ نَّتَرَبَّصُ بِهِۦ رَيْبَ ٱلْمَنُونِ﴿٣٠﴾

Yoksa senin için şöyle mi derler: "Şairdir, zamanın onun aleyhine dönmesini gözlüyoruz."
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
31Tûr · 31. ayet

قُلْ تَرَبَّصُوا۟ فَإِنِّى مَعَكُم مِّنَ ٱلْمُتَرَبِّصِينَ﴿٣١﴾

De ki: "Gözleyin, doğrusu ben de sizinle beraber gözlemekteyim."
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
32Tûr · 32. ayet

أَمْ تَأْمُرُهُمْ أَحْلَٰمُهُم بِهَٰذَآ أَمْ هُمْ قَوْمٌ طَاغُونَ﴿٣٢﴾

Bunu onlara akılları mı buyuruyor? Yoksa onlar azgın bir millet midirler?
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
33Tûr · 33. ayet

أَمْ يَقُولُونَ تَقَوَّلَهُۥ بَل لَّا يُؤْمِنُونَ﴿٣٣﴾

Yahut: "Onu kendi uydurdu" diyorlar öyle mi? Hayır, inanmıyorlar.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
34Tûr · 34. ayet

فَلْيَأْتُوا۟ بِحَدِيثٍ مِّثْلِهِۦٓ إِن كَانُوا۟ صَٰدِقِينَ﴿٣٤﴾

Eğer iddialarında samimi iseler Kuran'ın benzeri bir söz meydana getirsinler.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
35Tûr · 35. ayet

أَمْ خُلِقُوا۟ مِنْ غَيْرِ شَىْءٍ أَمْ هُمُ ٱلْخَٰلِقُونَ﴿٣٥﴾

Onlar, yaratan olmaksızın mı yaratıldılar yoksa yaratanlar kendileri midir?
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
36Tûr · 36. ayet

أَمْ خَلَقُوا۟ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضَ بَل لَّا يُوقِنُونَ﴿٣٦﴾

Yoksa gökleri ve yeri kendileri mi yarattılar? Hayır, Allah'a kesin olarak inanmıyorlar.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
37Tûr · 37. ayet

أَمْ عِندَهُمْ خَزَآئِنُ رَبِّكَ أَمْ هُمُ ٱلْمُصَۣيْطِرُونَ﴿٣٧﴾

Yoksa Rabbinin hazineleri onların yanında mıdır? Yoksa onlar mı işe hakimdirler?
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
38Tûr · 38. ayet

أَمْ لَهُمْ سُلَّمٌ يَسْتَمِعُونَ فِيهِ فَلْيَأْتِ مُسْتَمِعُهُم بِسُلْطَٰنٍ مُّبِينٍ﴿٣٨﴾

Yoksa, üzerine çıkıp vahiy dinledikleri bir merdivenleri mi var? Öyleyse, dinleyenleri açık bir delil getirsin.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
39Tûr · 39. ayet

أَمْ لَهُ ٱلْبَنَٰتُ وَلَكُمُ ٱلْبَنُونَ﴿٣٩﴾

Demek kızlar Allah'ın, oğullar sizin öyle mi?
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
20–39 / 49

Arapça metin: Tanzil Project · Meal, tefsir ve sürüm bilgileri

Tûr Suresi · Meal ve Tefsir | Online Vaaz