37. SURE · 182 AYET

Sâffât Suresi

Yazı boyutu
89Sâffât · 89. ayet

فَقَالَ إِنِّى سَقِيمٌ﴿٨٩﴾

İbrahim yıldızlara bir göz attı ve "Ben rahatsızım" dedi.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
90Sâffât · 90. ayet

فَتَوَلَّوْا۟ عَنْهُ مُدْبِرِينَ﴿٩٠﴾

Onu bırakıp gittiler.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
91Sâffât · 91. ayet

فَرَاغَ إِلَىٰٓ ءَالِهَتِهِمْ فَقَالَ أَلَا تَأْكُلُونَ﴿٩١﴾

O da onların tanrılarına gizlice yönelip: "Sundukları yiyecekleri yemiyor musunuz? Ne o, konuşmuyor musunuz?" dedi.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
92Sâffât · 92. ayet

مَا لَكُمْ لَا تَنطِقُونَ﴿٩٢﴾

O da onların tanrılarına gizlice yönelip: "Sundukları yiyecekleri yemiyor musunuz? Ne o, konuşmuyor musunuz?" dedi.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
93Sâffât · 93. ayet

فَرَاغَ عَلَيْهِمْ ضَرْبًۢا بِٱلْيَمِينِ﴿٩٣﴾

Sonunda, üzerlerine yürüyüp kuvvetle vurdu.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
94Sâffât · 94. ayet

فَأَقْبَلُوٓا۟ إِلَيْهِ يَزِفُّونَ﴿٩٤﴾

Bunun üzerine putperestler koşarak ona geldiler.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
95Sâffât · 95. ayet

قَالَ أَتَعْبُدُونَ مَا تَنْحِتُونَ﴿٩٥﴾

İbrahim onlara şöyle söyledi: "Yonttuğunuz şeylere mi tapıyorsunuz? Oysa sizi de, yonttuklarınızı da Allah yaratmıştır."
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
96Sâffât · 96. ayet

وَٱللَّهُ خَلَقَكُمْ وَمَا تَعْمَلُونَ﴿٩٦﴾

İbrahim onlara şöyle söyledi: "Yonttuğunuz şeylere mi tapıyorsunuz? Oysa sizi de, yonttuklarınızı da Allah yaratmıştır."
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
97Sâffât · 97. ayet

قَالُوا۟ ٱبْنُوا۟ لَهُۥ بُنْيَٰنًا فَأَلْقُوهُ فِى ٱلْجَحِيمِ﴿٩٧﴾

Putperestler: "Onun için bir yapı yapın da onu oradan ateşin içine atın" dediler.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
98Sâffât · 98. ayet

فَأَرَادُوا۟ بِهِۦ كَيْدًا فَجَعَلْنَٰهُمُ ٱلْأَسْفَلِينَ﴿٩٨﴾

Ona düzen kurmak istediler, ama Biz onları altettik.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
99Sâffât · 99. ayet

وَقَالَ إِنِّى ذَاهِبٌ إِلَىٰ رَبِّى سَيَهْدِينِ﴿٩٩﴾

İbrahim: "Doğrusu ben Rabbim uğrunda sizi bırakıp gidiyorum; O beni doğru yola eriştirir" dedi.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
100Sâffât · 100. ayet

رَبِّ هَبْ لِى مِنَ ٱلصَّٰلِحِينَ﴿١٠٠﴾

"Rabbim! Bana iyilerden olacak bir çocuk ver" diye yalvardı.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
101Sâffât · 101. ayet

فَبَشَّرْنَٰهُ بِغُلَٰمٍ حَلِيمٍ﴿١٠١﴾

Biz de ona yumuşak huylu bir oğlan müjdeledik.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
102Sâffât · 102. ayet

فَلَمَّا بَلَغَ مَعَهُ ٱلسَّعْىَ قَالَ يَٰبُنَىَّ إِنِّىٓ أَرَىٰ فِى ٱلْمَنَامِ أَنِّىٓ أَذْبَحُكَ فَٱنظُرْ مَاذَا تَرَىٰ قَالَ يَٰٓأَبَتِ ٱفْعَلْ مَا تُؤْمَرُ سَتَجِدُنِىٓ إِن شَآءَ ٱللَّهُ مِنَ ٱلصَّٰبِرِينَ﴿١٠٢﴾

Çocuk kendisinin yanısıra yürümeye başlayınca: "Ey oğulcuğum! Doğrusu ben uykuda iken seni boğazladığımı görüyorum, bir düşün, ne dersin?" dedi. "Ey babacığım! Ne ile emrolundunsa yap, Allah dilerse, sabredenlerden olduğumu göreceksin" dedi.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
103Sâffât · 103. ayet

فَلَمَّآ أَسْلَمَا وَتَلَّهُۥ لِلْجَبِينِ﴿١٠٣﴾

Böylece ikisi de Allah' a teslimiyet gösterip, babası oğlunu alnı üzerine yatırınca Biz: "Ey İbrahim! Rüyayı gerçek yaptın; işte biz iyi davrananları böylece mükafatlandırırız" diye seslendik.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
104Sâffât · 104. ayet

وَنَٰدَيْنَٰهُ أَن يَٰٓإِبْرَٰهِيمُ﴿١٠٤﴾

Böylece ikisi de Allah' a teslimiyet gösterip, babası oğlunu alnı üzerine yatırınca Biz: "Ey İbrahim! Rüyayı gerçek yaptın; işte biz iyi davrananları böylece mükafatlandırırız" diye seslendik.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
105Sâffât · 105. ayet

قَدْ صَدَّقْتَ ٱلرُّءْيَآ إِنَّا كَذَٰلِكَ نَجْزِى ٱلْمُحْسِنِينَ﴿١٠٥﴾

Böylece ikisi de Allah' a teslimiyet gösterip, babası oğlunu alnı üzerine yatırınca Biz: "Ey İbrahim! Rüyayı gerçek yaptın; işte biz iyi davrananları böylece mükafatlandırırız" diye seslendik.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
106Sâffât · 106. ayet

إِنَّ هَٰذَا لَهُوَ ٱلْبَلَٰٓؤُا۟ ٱلْمُبِينُ﴿١٠٦﴾

Doğrusu bu apaçık bir deneme idi.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
107Sâffât · 107. ayet

وَفَدَيْنَٰهُ بِذِبْحٍ عَظِيمٍ﴿١٠٧﴾

Ona fidye olarak büyük bir kurbanlık verdik.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
108Sâffât · 108. ayet

وَتَرَكْنَا عَلَيْهِ فِى ٱلْـَٔاخِرِينَ﴿١٠٨﴾

Sonra gelenler içinde "İbrahim'e selam olsun" diye ona iyi bir ün bıraktık.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
89–108 / 182

Arapça metin: Tanzil Project · Meal, tefsir ve sürüm bilgileri

Sâffât Suresi · Meal ve Tefsir | Online Vaaz