37. SURE · 182 AYET

Sâffât Suresi

Yazı boyutu
30Sâffât · 30. ayet

وَمَا كَانَ لَنَا عَلَيْكُم مِّن سُلْطَٰنٍۭ بَلْ كُنتُمْ قَوْمًا طَٰغِينَ﴿٣٠﴾

"Bizim sizin üstünüzde bir nüfuzumuz yoktu. Bilakis, azmış bir millettiniz."
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
31Sâffât · 31. ayet

فَحَقَّ عَلَيْنَا قَوْلُ رَبِّنَآ إِنَّا لَذَآئِقُونَ﴿٣١﴾

"Bu sebeple, Rabbimizin sözü aleyhimizde gerçekleşti. şüphesiz azabı tadacağız."
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
32Sâffât · 32. ayet

فَأَغْوَيْنَٰكُمْ إِنَّا كُنَّا غَٰوِينَ﴿٣٢﴾

"Sizi biz azdırmıştık, çünkü kendimiz azgındık".
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
33Sâffât · 33. ayet

فَإِنَّهُمْ يَوْمَئِذٍ فِى ٱلْعَذَابِ مُشْتَرِكُونَ﴿٣٣﴾

O gün hepsi azabda birleşirler.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
34Sâffât · 34. ayet

إِنَّا كَذَٰلِكَ نَفْعَلُ بِٱلْمُجْرِمِينَ﴿٣٤﴾

Doğrusu suçlulara böyle yaparız.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
35Sâffât · 35. ayet

إِنَّهُمْ كَانُوٓا۟ إِذَا قِيلَ لَهُمْ لَآ إِلَٰهَ إِلَّا ٱللَّهُ يَسْتَكْبِرُونَ﴿٣٥﴾

Onlara: "Allah'tan başka tanrı yoktur" denildiği zaman şüphesiz büyüklenirler.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
36Sâffât · 36. ayet

وَيَقُولُونَ أَئِنَّا لَتَارِكُوٓا۟ ءَالِهَتِنَا لِشَاعِرٍ مَّجْنُونٍۭ﴿٣٦﴾

"Deli bir şair yüzünden tanrılarımızı mı bırakalım?" derlerdi.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
37Sâffât · 37. ayet

بَلْ جَآءَ بِٱلْحَقِّ وَصَدَّقَ ٱلْمُرْسَلِينَ﴿٣٧﴾

Hayır; o, gerçeği getirmiş ve peygamberleri doğrulamıştı.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
38Sâffât · 38. ayet

إِنَّكُمْ لَذَآئِقُوا۟ ٱلْعَذَابِ ٱلْأَلِيمِ﴿٣٨﴾

Şüphesiz siz can yakıcı azabı tadacaksınız.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
39Sâffât · 39. ayet

وَمَا تُجْزَوْنَ إِلَّا مَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ﴿٣٩﴾

Yaptığınızdan başka birşeyle cezalanmayacaksınız.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
40Sâffât · 40. ayet

إِلَّا عِبَادَ ٱللَّهِ ٱلْمُخْلَصِينَ﴿٤٠﴾

Ancak Allah'a içten bağlı kullar bunun dışındadır.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
41Sâffât · 41. ayet

أُو۟لَٰٓئِكَ لَهُمْ رِزْقٌ مَّعْلُومٌ﴿٤١﴾

İşte bildirilen rızık ve meyveler onlaradır. Nimet cennetlerinde, karşılıklı tahtlar üzerinde kendilerine ikram olunur.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
42Sâffât · 42. ayet

فَوَٰكِهُ وَهُم مُّكْرَمُونَ﴿٤٢﴾

İşte bildirilen rızık ve meyveler onlaradır. Nimet cennetlerinde, karşılıklı tahtlar üzerinde kendilerine ikram olunur.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
43Sâffât · 43. ayet

فِى جَنَّٰتِ ٱلنَّعِيمِ﴿٤٣﴾

İşte bildirilen rızık ve meyveler onlaradır. Nimet cennetlerinde, karşılıklı tahtlar üzerinde kendilerine ikram olunur.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
44Sâffât · 44. ayet

عَلَىٰ سُرُرٍ مُّتَقَٰبِلِينَ﴿٤٤﴾

İşte bildirilen rızık ve meyveler onlaradır. Nimet cennetlerinde, karşılıklı tahtlar üzerinde kendilerine ikram olunur.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
45Sâffât · 45. ayet

يُطَافُ عَلَيْهِم بِكَأْسٍ مِّن مَّعِينٍۭ﴿٤٥﴾

Baş ağrısı vermeyen, sarhoş etmeyen, içenlere zevk bahşeden bembeyaz bir kaynaktan doldurulmuş kadehler sunulur.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
46Sâffât · 46. ayet

بَيْضَآءَ لَذَّةٍ لِّلشَّٰرِبِينَ﴿٤٦﴾

Baş ağrısı vermeyen, sarhoş etmeyen, içenlere zevk bahşeden bembeyaz bir kaynaktan doldurulmuş kadehler sunulur.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
47Sâffât · 47. ayet

لَا فِيهَا غَوْلٌ وَلَا هُمْ عَنْهَا يُنزَفُونَ﴿٤٧﴾

Baş ağrısı vermeyen, sarhoş etmeyen, içenlere zevk bahşeden bembeyaz bir kaynaktan doldurulmuş kadehler sunulur.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
48Sâffât · 48. ayet

وَعِندَهُمْ قَٰصِرَٰتُ ٱلطَّرْفِ عِينٌ﴿٤٨﴾

Yanlarında, örtülü yumurta gibi (bembeyaz), bakışlarını da yalnız eşlerine çevirmiş güzel gözlüler vardır.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
49Sâffât · 49. ayet

كَأَنَّهُنَّ بَيْضٌ مَّكْنُونٌ﴿٤٩﴾

Yanlarında, örtülü yumurta gibi (bembeyaz), bakışlarını da yalnız eşlerine çevirmiş güzel gözlüler vardır.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
30–49 / 182

Arapça metin: Tanzil Project · Meal, tefsir ve sürüm bilgileri

Sâffât Suresi · Meal ve Tefsir | Online Vaaz