37. SURE · 182 AYET

Sâffât Suresi

Yazı boyutu
146Sâffât · 146. ayet

وَأَنۢبَتْنَا عَلَيْهِ شَجَرَةً مِّن يَقْطِينٍ﴿١٤٦﴾

Onun için, geniş yapraklı bir bitki yetiştirdik.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
147Sâffât · 147. ayet

وَأَرْسَلْنَٰهُ إِلَىٰ مِا۟ئَةِ أَلْفٍ أَوْ يَزِيدُونَ﴿١٤٧﴾

Onu, yüzbin veya daha çok kişiye peygamber olarak gönderdik.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
148Sâffât · 148. ayet

فَـَٔامَنُوا۟ فَمَتَّعْنَٰهُمْ إِلَىٰ حِينٍ﴿١٤٨﴾

Sonunda ona inandılar, bunun üzerine Biz de onları bir süreye kadar geçindirdik.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
149Sâffât · 149. ayet

فَٱسْتَفْتِهِمْ أَلِرَبِّكَ ٱلْبَنَاتُ وَلَهُمُ ٱلْبَنُونَ﴿١٤٩﴾

Putperestlere sor, kızlar senin Rabbinin de erkekler onların mı?
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
150Sâffât · 150. ayet

أَمْ خَلَقْنَا ٱلْمَلَٰٓئِكَةَ إِنَٰثًا وَهُمْ شَٰهِدُونَ﴿١٥٠﴾

Yoksa melekleri kız olarak yarattığımızda onlar hazır mı idiler?
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
151Sâffât · 151. ayet

أَلَآ إِنَّهُم مِّنْ إِفْكِهِمْ لَيَقُولُونَ﴿١٥١﴾

Dikkat edin; doğrusu onlar yalan uydurup söylüyorlar, "Allah doğurdu" diyorlar. Onlar şüphesiz yalancıdırlar.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
152Sâffât · 152. ayet

وَلَدَ ٱللَّهُ وَإِنَّهُمْ لَكَٰذِبُونَ﴿١٥٢﴾

Dikkat edin; doğrusu onlar yalan uydurup söylüyorlar, "Allah doğurdu" diyorlar. Onlar şüphesiz yalancıdırlar.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
153Sâffât · 153. ayet

أَصْطَفَى ٱلْبَنَاتِ عَلَى ٱلْبَنِينَ﴿١٥٣﴾

Allah kızları, oğullara tercih mi etmiş?
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
154Sâffât · 154. ayet

مَا لَكُمْ كَيْفَ تَحْكُمُونَ﴿١٥٤﴾

Ne oluyorsunuz? Ne biçim hükmediyorsunuz?
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
155Sâffât · 155. ayet

أَفَلَا تَذَكَّرُونَ﴿١٥٥﴾

Hiç düşünmez misiniz?
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
156Sâffât · 156. ayet

أَمْ لَكُمْ سُلْطَٰنٌ مُّبِينٌ﴿١٥٦﴾

Yoksa apaçık bir deliliniz mi var?
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
157Sâffât · 157. ayet

فَأْتُوا۟ بِكِتَٰبِكُمْ إِن كُنتُمْ صَٰدِقِينَ﴿١٥٧﴾

Doğru sözlülerden iseniz, kitabınızı getirin bakalım.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
158Sâffât · 158. ayet

وَجَعَلُوا۟ بَيْنَهُۥ وَبَيْنَ ٱلْجِنَّةِ نَسَبًا وَلَقَدْ عَلِمَتِ ٱلْجِنَّةُ إِنَّهُمْ لَمُحْضَرُونَ﴿١٥٨﴾

Allah'la cinler (melekler) arasında da bir soy bağı icadettiler. And olsun ki, cinler de, kendilerinin (bunu söyleyenlerin) hesap yerine götürüleceklerini bilirler.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
159Sâffât · 159. ayet

سُبْحَٰنَ ٱللَّهِ عَمَّا يَصِفُونَ﴿١٥٩﴾

Allah onların vasıflandırmalarından münezzehtir.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
160Sâffât · 160. ayet

إِلَّا عِبَادَ ٱللَّهِ ٱلْمُخْلَصِينَ﴿١٦٠﴾

Allah'ın içten bağlı kulları bunların dışındadır.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
161Sâffât · 161. ayet

فَإِنَّكُمْ وَمَا تَعْبُدُونَ﴿١٦١﴾

Sizler ve taptığınız şeyler, cehenneme girecek kimseden başkasını Allah'a karşı azdırıcı değilsiniz.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
162Sâffât · 162. ayet

مَآ أَنتُمْ عَلَيْهِ بِفَٰتِنِينَ﴿١٦٢﴾

Sizler ve taptığınız şeyler, cehenneme girecek kimseden başkasını Allah'a karşı azdırıcı değilsiniz.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
163Sâffât · 163. ayet

إِلَّا مَنْ هُوَ صَالِ ٱلْجَحِيمِ﴿١٦٣﴾

Sizler ve taptığınız şeyler, cehenneme girecek kimseden başkasını Allah'a karşı azdırıcı değilsiniz.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
164Sâffât · 164. ayet

وَمَا مِنَّآ إِلَّا لَهُۥ مَقَامٌ مَّعْلُومٌ﴿١٦٤﴾

Melekler şöyle derler: "Bizim her birimizin bilinen bir makamı vardır. Şüphesiz biz sıra sıra duranlarız, şüphesiz biz Allah'ı tesbih edenleriz."
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
165Sâffât · 165. ayet

وَإِنَّا لَنَحْنُ ٱلصَّآفُّونَ﴿١٦٥﴾

Melekler şöyle derler: "Bizim her birimizin bilinen bir makamı vardır. Şüphesiz biz sıra sıra duranlarız, şüphesiz biz Allah'ı tesbih edenleriz."
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
146–165 / 182

Arapça metin: Tanzil Project · Meal, tefsir ve sürüm bilgileri

Sâffât Suresi · Meal ve Tefsir | Online Vaaz