37. SURE · 182 AYET

Sâffât Suresi

Yazı boyutu
140Sâffât · 140. ayet

إِذْ أَبَقَ إِلَى ٱلْفُلْكِ ٱلْمَشْحُونِ﴿١٤٠﴾

Dolu bir gemiye kaçmıştı.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
141Sâffât · 141. ayet

فَسَاهَمَ فَكَانَ مِنَ ٱلْمُدْحَضِينَ﴿١٤١﴾

Gemide olanlarla karşılıklı kura çekmişti de yenilenlerden olmuştu, bu sebeple denize atılmıştı.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
142Sâffât · 142. ayet

فَٱلْتَقَمَهُ ٱلْحُوتُ وَهُوَ مُلِيمٌ﴿١٤٢﴾

Kendini kınarken onu bir balık yutmuştu.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
143Sâffât · 143. ayet

فَلَوْلَآ أَنَّهُۥ كَانَ مِنَ ٱلْمُسَبِّحِينَ﴿١٤٣﴾

Eğer Allah'ı tesbih edenlerden olmasaydı, tekrar diriltilecek güne kadar balığın karnında kalacaktı.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
144Sâffât · 144. ayet

لَلَبِثَ فِى بَطْنِهِۦٓ إِلَىٰ يَوْمِ يُبْعَثُونَ﴿١٤٤﴾

Eğer Allah'ı tesbih edenlerden olmasaydı, tekrar diriltilecek güne kadar balığın karnında kalacaktı.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
145Sâffât · 145. ayet

فَنَبَذْنَٰهُ بِٱلْعَرَآءِ وَهُوَ سَقِيمٌ﴿١٤٥﴾

Halsiz bir halde iken kendisini sahile çıkardık.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
146Sâffât · 146. ayet

وَأَنۢبَتْنَا عَلَيْهِ شَجَرَةً مِّن يَقْطِينٍ﴿١٤٦﴾

Onun için, geniş yapraklı bir bitki yetiştirdik.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
147Sâffât · 147. ayet

وَأَرْسَلْنَٰهُ إِلَىٰ مِا۟ئَةِ أَلْفٍ أَوْ يَزِيدُونَ﴿١٤٧﴾

Onu, yüzbin veya daha çok kişiye peygamber olarak gönderdik.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
148Sâffât · 148. ayet

فَـَٔامَنُوا۟ فَمَتَّعْنَٰهُمْ إِلَىٰ حِينٍ﴿١٤٨﴾

Sonunda ona inandılar, bunun üzerine Biz de onları bir süreye kadar geçindirdik.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
149Sâffât · 149. ayet

فَٱسْتَفْتِهِمْ أَلِرَبِّكَ ٱلْبَنَاتُ وَلَهُمُ ٱلْبَنُونَ﴿١٤٩﴾

Putperestlere sor, kızlar senin Rabbinin de erkekler onların mı?
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
150Sâffât · 150. ayet

أَمْ خَلَقْنَا ٱلْمَلَٰٓئِكَةَ إِنَٰثًا وَهُمْ شَٰهِدُونَ﴿١٥٠﴾

Yoksa melekleri kız olarak yarattığımızda onlar hazır mı idiler?
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
151Sâffât · 151. ayet

أَلَآ إِنَّهُم مِّنْ إِفْكِهِمْ لَيَقُولُونَ﴿١٥١﴾

Dikkat edin; doğrusu onlar yalan uydurup söylüyorlar, "Allah doğurdu" diyorlar. Onlar şüphesiz yalancıdırlar.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
152Sâffât · 152. ayet

وَلَدَ ٱللَّهُ وَإِنَّهُمْ لَكَٰذِبُونَ﴿١٥٢﴾

Dikkat edin; doğrusu onlar yalan uydurup söylüyorlar, "Allah doğurdu" diyorlar. Onlar şüphesiz yalancıdırlar.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
153Sâffât · 153. ayet

أَصْطَفَى ٱلْبَنَاتِ عَلَى ٱلْبَنِينَ﴿١٥٣﴾

Allah kızları, oğullara tercih mi etmiş?
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
154Sâffât · 154. ayet

مَا لَكُمْ كَيْفَ تَحْكُمُونَ﴿١٥٤﴾

Ne oluyorsunuz? Ne biçim hükmediyorsunuz?
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
155Sâffât · 155. ayet

أَفَلَا تَذَكَّرُونَ﴿١٥٥﴾

Hiç düşünmez misiniz?
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
156Sâffât · 156. ayet

أَمْ لَكُمْ سُلْطَٰنٌ مُّبِينٌ﴿١٥٦﴾

Yoksa apaçık bir deliliniz mi var?
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
157Sâffât · 157. ayet

فَأْتُوا۟ بِكِتَٰبِكُمْ إِن كُنتُمْ صَٰدِقِينَ﴿١٥٧﴾

Doğru sözlülerden iseniz, kitabınızı getirin bakalım.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
158Sâffât · 158. ayet

وَجَعَلُوا۟ بَيْنَهُۥ وَبَيْنَ ٱلْجِنَّةِ نَسَبًا وَلَقَدْ عَلِمَتِ ٱلْجِنَّةُ إِنَّهُمْ لَمُحْضَرُونَ﴿١٥٨﴾

Allah'la cinler (melekler) arasında da bir soy bağı icadettiler. And olsun ki, cinler de, kendilerinin (bunu söyleyenlerin) hesap yerine götürüleceklerini bilirler.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
159Sâffât · 159. ayet

سُبْحَٰنَ ٱللَّهِ عَمَّا يَصِفُونَ﴿١٥٩﴾

Allah onların vasıflandırmalarından münezzehtir.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
140–159 / 182

Arapça metin: Tanzil Project · Meal, tefsir ve sürüm bilgileri

Sâffât Suresi · Meal ve Tefsir | Online Vaaz