37. SURE · 182 AYET

Sâffât Suresi

Yazı boyutu
135Sâffât · 135. ayet

إِلَّا عَجُوزًا فِى ٱلْغَٰبِرِينَ﴿١٣٥﴾

Geridekiler arasında kalan yaşlı bir kadın dışında, Lut'u ve ailesinin hepsini kurtarmıştık.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
136Sâffât · 136. ayet

ثُمَّ دَمَّرْنَا ٱلْـَٔاخَرِينَ﴿١٣٦﴾

Sonra diğerlerini yok etmiştik.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
137Sâffât · 137. ayet

وَإِنَّكُمْ لَتَمُرُّونَ عَلَيْهِم مُّصْبِحِينَ﴿١٣٧﴾

Sabah akşam, onların yerleri üzerinden geçersiniz. Akletmez misiniz?
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
138Sâffât · 138. ayet

وَبِٱلَّيْلِ أَفَلَا تَعْقِلُونَ﴿١٣٨﴾

Sabah akşam, onların yerleri üzerinden geçersiniz. Akletmez misiniz?
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
139Sâffât · 139. ayet

وَإِنَّ يُونُسَ لَمِنَ ٱلْمُرْسَلِينَ﴿١٣٩﴾

Doğrusu Yunus da peygamberlerdendir.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
140Sâffât · 140. ayet

إِذْ أَبَقَ إِلَى ٱلْفُلْكِ ٱلْمَشْحُونِ﴿١٤٠﴾

Dolu bir gemiye kaçmıştı.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
141Sâffât · 141. ayet

فَسَاهَمَ فَكَانَ مِنَ ٱلْمُدْحَضِينَ﴿١٤١﴾

Gemide olanlarla karşılıklı kura çekmişti de yenilenlerden olmuştu, bu sebeple denize atılmıştı.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
142Sâffât · 142. ayet

فَٱلْتَقَمَهُ ٱلْحُوتُ وَهُوَ مُلِيمٌ﴿١٤٢﴾

Kendini kınarken onu bir balık yutmuştu.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
143Sâffât · 143. ayet

فَلَوْلَآ أَنَّهُۥ كَانَ مِنَ ٱلْمُسَبِّحِينَ﴿١٤٣﴾

Eğer Allah'ı tesbih edenlerden olmasaydı, tekrar diriltilecek güne kadar balığın karnında kalacaktı.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
144Sâffât · 144. ayet

لَلَبِثَ فِى بَطْنِهِۦٓ إِلَىٰ يَوْمِ يُبْعَثُونَ﴿١٤٤﴾

Eğer Allah'ı tesbih edenlerden olmasaydı, tekrar diriltilecek güne kadar balığın karnında kalacaktı.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
145Sâffât · 145. ayet

فَنَبَذْنَٰهُ بِٱلْعَرَآءِ وَهُوَ سَقِيمٌ﴿١٤٥﴾

Halsiz bir halde iken kendisini sahile çıkardık.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
146Sâffât · 146. ayet

وَأَنۢبَتْنَا عَلَيْهِ شَجَرَةً مِّن يَقْطِينٍ﴿١٤٦﴾

Onun için, geniş yapraklı bir bitki yetiştirdik.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
147Sâffât · 147. ayet

وَأَرْسَلْنَٰهُ إِلَىٰ مِا۟ئَةِ أَلْفٍ أَوْ يَزِيدُونَ﴿١٤٧﴾

Onu, yüzbin veya daha çok kişiye peygamber olarak gönderdik.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
148Sâffât · 148. ayet

فَـَٔامَنُوا۟ فَمَتَّعْنَٰهُمْ إِلَىٰ حِينٍ﴿١٤٨﴾

Sonunda ona inandılar, bunun üzerine Biz de onları bir süreye kadar geçindirdik.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
149Sâffât · 149. ayet

فَٱسْتَفْتِهِمْ أَلِرَبِّكَ ٱلْبَنَاتُ وَلَهُمُ ٱلْبَنُونَ﴿١٤٩﴾

Putperestlere sor, kızlar senin Rabbinin de erkekler onların mı?
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
150Sâffât · 150. ayet

أَمْ خَلَقْنَا ٱلْمَلَٰٓئِكَةَ إِنَٰثًا وَهُمْ شَٰهِدُونَ﴿١٥٠﴾

Yoksa melekleri kız olarak yarattığımızda onlar hazır mı idiler?
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
151Sâffât · 151. ayet

أَلَآ إِنَّهُم مِّنْ إِفْكِهِمْ لَيَقُولُونَ﴿١٥١﴾

Dikkat edin; doğrusu onlar yalan uydurup söylüyorlar, "Allah doğurdu" diyorlar. Onlar şüphesiz yalancıdırlar.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
152Sâffât · 152. ayet

وَلَدَ ٱللَّهُ وَإِنَّهُمْ لَكَٰذِبُونَ﴿١٥٢﴾

Dikkat edin; doğrusu onlar yalan uydurup söylüyorlar, "Allah doğurdu" diyorlar. Onlar şüphesiz yalancıdırlar.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
153Sâffât · 153. ayet

أَصْطَفَى ٱلْبَنَاتِ عَلَى ٱلْبَنِينَ﴿١٥٣﴾

Allah kızları, oğullara tercih mi etmiş?
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
154Sâffât · 154. ayet

مَا لَكُمْ كَيْفَ تَحْكُمُونَ﴿١٥٤﴾

Ne oluyorsunuz? Ne biçim hükmediyorsunuz?
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
135–154 / 182

Arapça metin: Tanzil Project · Meal, tefsir ve sürüm bilgileri

Sâffât Suresi · Meal ve Tefsir | Online Vaaz