37. SURE · 182 AYET

Sâffât Suresi

Yazı boyutu
128Sâffât · 128. ayet

إِلَّا عِبَادَ ٱللَّهِ ٱلْمُخْلَصِينَ﴿١٢٨﴾

Bunun üzerine onu yalanlamışlardı. Allah'ın O'na içten bağlı kulları bir yana, bunların hepsi cehenneme götürüleceklerdi.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
129Sâffât · 129. ayet

وَتَرَكْنَا عَلَيْهِ فِى ٱلْـَٔاخِرِينَ﴿١٢٩﴾

Sonra gelenler içinde, "İlyas'a selam olsun" diye bir ün bıraktık.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
130Sâffât · 130. ayet

سَلَٰمٌ عَلَىٰٓ إِلْ يَاسِينَ﴿١٣٠﴾

Sonra gelenler içinde, "İlyas'a selam olsun" diye bir ün bıraktık.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
131Sâffât · 131. ayet

إِنَّا كَذَٰلِكَ نَجْزِى ٱلْمُحْسِنِينَ﴿١٣١﴾

Doğrusu Biz iyileri böylece mükafatlandırırız.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
132Sâffât · 132. ayet

إِنَّهُۥ مِنْ عِبَادِنَا ٱلْمُؤْمِنِينَ﴿١٣٢﴾

O, inanmış kullarımızdandı.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
133Sâffât · 133. ayet

وَإِنَّ لُوطًا لَّمِنَ ٱلْمُرْسَلِينَ﴿١٣٣﴾

Şüphesiz Lut da peygamberlerdendir.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
134Sâffât · 134. ayet

إِذْ نَجَّيْنَٰهُ وَأَهْلَهُۥٓ أَجْمَعِينَ﴿١٣٤﴾

Geridekiler arasında kalan yaşlı bir kadın dışında, Lut'u ve ailesinin hepsini kurtarmıştık.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
135Sâffât · 135. ayet

إِلَّا عَجُوزًا فِى ٱلْغَٰبِرِينَ﴿١٣٥﴾

Geridekiler arasında kalan yaşlı bir kadın dışında, Lut'u ve ailesinin hepsini kurtarmıştık.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
136Sâffât · 136. ayet

ثُمَّ دَمَّرْنَا ٱلْـَٔاخَرِينَ﴿١٣٦﴾

Sonra diğerlerini yok etmiştik.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
137Sâffât · 137. ayet

وَإِنَّكُمْ لَتَمُرُّونَ عَلَيْهِم مُّصْبِحِينَ﴿١٣٧﴾

Sabah akşam, onların yerleri üzerinden geçersiniz. Akletmez misiniz?
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
138Sâffât · 138. ayet

وَبِٱلَّيْلِ أَفَلَا تَعْقِلُونَ﴿١٣٨﴾

Sabah akşam, onların yerleri üzerinden geçersiniz. Akletmez misiniz?
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
139Sâffât · 139. ayet

وَإِنَّ يُونُسَ لَمِنَ ٱلْمُرْسَلِينَ﴿١٣٩﴾

Doğrusu Yunus da peygamberlerdendir.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
140Sâffât · 140. ayet

إِذْ أَبَقَ إِلَى ٱلْفُلْكِ ٱلْمَشْحُونِ﴿١٤٠﴾

Dolu bir gemiye kaçmıştı.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
141Sâffât · 141. ayet

فَسَاهَمَ فَكَانَ مِنَ ٱلْمُدْحَضِينَ﴿١٤١﴾

Gemide olanlarla karşılıklı kura çekmişti de yenilenlerden olmuştu, bu sebeple denize atılmıştı.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
142Sâffât · 142. ayet

فَٱلْتَقَمَهُ ٱلْحُوتُ وَهُوَ مُلِيمٌ﴿١٤٢﴾

Kendini kınarken onu bir balık yutmuştu.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
143Sâffât · 143. ayet

فَلَوْلَآ أَنَّهُۥ كَانَ مِنَ ٱلْمُسَبِّحِينَ﴿١٤٣﴾

Eğer Allah'ı tesbih edenlerden olmasaydı, tekrar diriltilecek güne kadar balığın karnında kalacaktı.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
144Sâffât · 144. ayet

لَلَبِثَ فِى بَطْنِهِۦٓ إِلَىٰ يَوْمِ يُبْعَثُونَ﴿١٤٤﴾

Eğer Allah'ı tesbih edenlerden olmasaydı, tekrar diriltilecek güne kadar balığın karnında kalacaktı.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
145Sâffât · 145. ayet

فَنَبَذْنَٰهُ بِٱلْعَرَآءِ وَهُوَ سَقِيمٌ﴿١٤٥﴾

Halsiz bir halde iken kendisini sahile çıkardık.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
146Sâffât · 146. ayet

وَأَنۢبَتْنَا عَلَيْهِ شَجَرَةً مِّن يَقْطِينٍ﴿١٤٦﴾

Onun için, geniş yapraklı bir bitki yetiştirdik.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
147Sâffât · 147. ayet

وَأَرْسَلْنَٰهُ إِلَىٰ مِا۟ئَةِ أَلْفٍ أَوْ يَزِيدُونَ﴿١٤٧﴾

Onu, yüzbin veya daha çok kişiye peygamber olarak gönderdik.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
128–147 / 182

Arapça metin: Tanzil Project · Meal, tefsir ve sürüm bilgileri

Sâffât Suresi · Meal ve Tefsir | Online Vaaz