38. SURE · 88 AYET

Sâd Suresi

Yazı boyutu
54Sâd · 54. ayet

إِنَّ هَٰذَا لَرِزْقُنَا مَا لَهُۥ مِن نَّفَادٍ﴿٥٤﴾

Doğrusu, verdiğimiz bu rızıklar tükenecek değildir.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
55Sâd · 55. ayet

هَٰذَا وَإِنَّ لِلطَّٰغِينَ لَشَرَّ مَـَٔابٍ﴿٥٥﴾

Bu böyle; ama azgınlara kötü bir gelecek vardır.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
56Sâd · 56. ayet

جَهَنَّمَ يَصْلَوْنَهَا فَبِئْسَ ٱلْمِهَادُ﴿٥٦﴾

Cehenneme girerler; ne kötü bir konaktır!
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
57Sâd · 57. ayet

هَٰذَا فَلْيَذُوقُوهُ حَمِيمٌ وَغَسَّاقٌ﴿٥٧﴾

İşte bu kaynar su ve irindir, artık onu tatsınlar.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
58Sâd · 58. ayet

وَءَاخَرُ مِن شَكْلِهِۦٓ أَزْوَٰجٌ﴿٥٨﴾

Bunlara benzer daha başkaları da vardır...
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
59Sâd · 59. ayet

هَٰذَا فَوْجٌ مُّقْتَحِمٌ مَّعَكُمْ لَا مَرْحَبًۢا بِهِمْ إِنَّهُمْ صَالُوا۟ ٱلنَّارِ﴿٥٩﴾

(İnkarcıların ileri gelenlerine denir ki;) "İşte şunlar sizinle beraber girecek olanlardır." (Derler ki;) "Onlar rahat yüzü görmesin. Behemehal ateşe gireceklerdir"
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
60Sâd · 60. ayet

قَالُوا۟ بَلْ أَنتُمْ لَا مَرْحَبًۢا بِكُمْ أَنتُمْ قَدَّمْتُمُوهُ لَنَا فَبِئْسَ ٱلْقَرَارُ﴿٦٠﴾

(Onlara uyanlar;) "Hayır, asıl siz rahat yüzü görmeyin; bunu başımıza getiren sizsiniz; ne kötü bir duraktır!" derler.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
61Sâd · 61. ayet

قَالُوا۟ رَبَّنَا مَن قَدَّمَ لَنَا هَٰذَا فَزِدْهُ عَذَابًا ضِعْفًا فِى ٱلنَّارِ﴿٦١﴾

"Rabbimiz! Bunu kim başımıza getirdiyse, ateşte onun azabını kat kat artır" derler.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
62Sâd · 62. ayet

وَقَالُوا۟ مَا لَنَا لَا نَرَىٰ رِجَالًا كُنَّا نَعُدُّهُم مِّنَ ٱلْأَشْرَارِ﴿٦٢﴾

Şöyle derler: "Kendilerini dünyada iken kötü saydığımız kimseleri burada niçin görmüyoruz?"
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
63Sâd · 63. ayet

أَتَّخَذْنَٰهُمْ سِخْرِيًّا أَمْ زَاغَتْ عَنْهُمُ ٱلْأَبْصَٰرُ﴿٦٣﴾

"Onları alaya alırdık; yoksa şimdi gözlere görünmezler mi?"
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
64Sâd · 64. ayet

إِنَّ ذَٰلِكَ لَحَقٌّ تَخَاصُمُ أَهْلِ ٱلنَّارِ﴿٦٤﴾

İşte cehennemliklerin bu şekilde tartışması gerçektir.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
65Sâd · 65. ayet

قُلْ إِنَّمَآ أَنَا۠ مُنذِرٌ وَمَا مِنْ إِلَٰهٍ إِلَّا ٱللَّهُ ٱلْوَٰحِدُ ٱلْقَهَّارُ﴿٦٥﴾

De ki: "Ben sadece bir uyarıcıyım. Gücü her şeye yeten tek Allah'tan başka tanrı yoktur."
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
66Sâd · 66. ayet

رَبُّ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَا ٱلْعَزِيزُ ٱلْغَفَّٰرُ﴿٦٦﴾

"Göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların Rabbi, güçlüdür, çok bağışlayandır."
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
67Sâd · 67. ayet

قُلْ هُوَ نَبَؤٌا۟ عَظِيمٌ﴿٦٧﴾

De ki: "Bu Kuran büyük bir haberdir, ama siz ondan yüz çeviriyorsunuz."
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
68Sâd · 68. ayet

أَنتُمْ عَنْهُ مُعْرِضُونَ﴿٦٨﴾

De ki: "Bu Kuran büyük bir haberdir, ama siz ondan yüz çeviriyorsunuz."
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
69Sâd · 69. ayet

مَا كَانَ لِىَ مِنْ عِلْمٍۭ بِٱلْمَلَإِ ٱلْأَعْلَىٰٓ إِذْ يَخْتَصِمُونَ﴿٦٩﴾

"Onlar tartışırlarken Melei Ala'daki bu olanlar hakkında bir bilgim yoktu."
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
70Sâd · 70. ayet

إِن يُوحَىٰٓ إِلَىَّ إِلَّآ أَنَّمَآ أَنَا۠ نَذِيرٌ مُّبِينٌ﴿٧٠﴾

"Bana sadece vahyolunuyor; doğrusu ben ancak apaçık bir uyarıcıyım."
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
71Sâd · 71. ayet

إِذْ قَالَ رَبُّكَ لِلْمَلَٰٓئِكَةِ إِنِّى خَٰلِقٌۢ بَشَرًا مِّن طِينٍ﴿٧١﴾

Rabbin meleklere şöyle demişti: "Ben çamurdan bir insan yaratacağım. Onu yapıp ruhumdan ona üflediğim zaman ona secdeye kapanın."
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
72Sâd · 72. ayet

فَإِذَا سَوَّيْتُهُۥ وَنَفَخْتُ فِيهِ مِن رُّوحِى فَقَعُوا۟ لَهُۥ سَٰجِدِينَ﴿٧٢﴾

Rabbin meleklere şöyle demişti: "Ben çamurdan bir insan yaratacağım. Onu yapıp ruhumdan ona üflediğim zaman ona secdeye kapanın."
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
73Sâd · 73. ayet

فَسَجَدَ ٱلْمَلَٰٓئِكَةُ كُلُّهُمْ أَجْمَعُونَ﴿٧٣﴾

Bütün melekler secde etmişlerdi, fakat İblis; o, büyüklük taslamış ve inkarcılardan olmuştu.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
54–73 / 88

Arapça metin: Tanzil Project · Meal, tefsir ve sürüm bilgileri

Sâd Suresi · Meal ve Tefsir | Online Vaaz