يُعْرَفُ ٱلْمُجْرِمُونَ بِسِيمَٰهُمْ فَيُؤْخَذُ بِٱلنَّوَٰصِى وَٱلْأَقْدَامِ﴿٤١﴾
Suçlular simalarından tanınırlar da, alın saçlarından ve ayaklarından yakalanırlar.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ﴿٤٢﴾
Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
هَٰذِهِۦ جَهَنَّمُ ٱلَّتِى يُكَذِّبُ بِهَا ٱلْمُجْرِمُونَ﴿٤٣﴾
İşte suçluların yalanladıkları cehennem budur.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
يَطُوفُونَ بَيْنَهَا وَبَيْنَ حَمِيمٍ ءَانٍ﴿٤٤﴾
Onlar, cehennem ateşiyle kaynar su arasında dolaşır dururlar.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ﴿٤٥﴾
Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
وَلِمَنْ خَافَ مَقَامَ رَبِّهِۦ جَنَّتَانِ﴿٤٦﴾
Rabbine karşı durmaktan korkan kimseye iki cennet vardır.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ﴿٤٧﴾
Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
ذَوَاتَآ أَفْنَانٍ﴿٤٨﴾
Bu iki cennet türlü ağaçlarla doludur.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ﴿٤٩﴾
Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
فِيهِمَا عَيْنَانِ تَجْرِيَانِ﴿٥٠﴾
Bu cennetlerden akan iki kaynak vardır.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ﴿٥١﴾
Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
فِيهِمَا مِن كُلِّ فَٰكِهَةٍ زَوْجَانِ﴿٥٢﴾
Bu cennetlerde türlü meyveden çift çift vardır.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ﴿٥٣﴾
Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
مُتَّكِـِٔينَ عَلَىٰ فُرُشٍۭ بَطَآئِنُهَا مِنْ إِسْتَبْرَقٍ وَجَنَى ٱلْجَنَّتَيْنِ دَانٍ﴿٥٤﴾
Orada, örtüleri parlak atlastan yataklara yaslanırlar; iki cennetin meyvelerini de kolayca toplarlar.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ﴿٥٥﴾
Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
فِيهِنَّ قَٰصِرَٰتُ ٱلطَّرْفِ لَمْ يَطْمِثْهُنَّ إِنسٌ قَبْلَهُمْ وَلَا جَآنٌّ﴿٥٦﴾
Orada, bakışlarını yalnız eşlerine çevirmiş, daha önce ne insan ve ne de cinlerin dokunmuş olduğu eşler vardır.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ﴿٥٧﴾
Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
كَأَنَّهُنَّ ٱلْيَاقُوتُ وَٱلْمَرْجَانُ﴿٥٨﴾
Onlar yakut ve mercan gibidirler.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ﴿٥٩﴾
Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
هَلْ جَزَآءُ ٱلْإِحْسَٰنِ إِلَّا ٱلْإِحْسَٰنُ﴿٦٠﴾
İyiliğin karşılığı ancak iyilik değil midir?
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil