فِيهَا فَٰكِهَةٌ وَٱلنَّخْلُ ذَاتُ ٱلْأَكْمَامِ﴿١١﴾
Orada meyveler, salkımlı hurma ağaçları, kabuklu taneler, güzel kokulu otlar vardır.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
وَٱلْحَبُّ ذُو ٱلْعَصْفِ وَٱلرَّيْحَانُ﴿١٢﴾
Orada meyveler, salkımlı hurma ağaçları, kabuklu taneler, güzel kokulu otlar vardır.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ﴿١٣﴾
Ey insanlar ve cinler! Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
خَلَقَ ٱلْإِنسَٰنَ مِن صَلْصَٰلٍ كَٱلْفَخَّارِ﴿١٤﴾
O, insanı pişmiş çamur gibi kuru balçıktan yaratmıştır.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
وَخَلَقَ ٱلْجَآنَّ مِن مَّارِجٍ مِّن نَّارٍ﴿١٥﴾
Cinleri de yalın bir alevden yaratmıştır.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ﴿١٦﴾
Öyleyken; Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
رَبُّ ٱلْمَشْرِقَيْنِ وَرَبُّ ٱلْمَغْرِبَيْنِ﴿١٧﴾
O, iki doğunun Rabbidir, iki batının Rabbidir.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ﴿١٨﴾
Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
مَرَجَ ٱلْبَحْرَيْنِ يَلْتَقِيَانِ﴿١٩﴾
Acı ve tatlı sulu iki denizi birbirine kavuşmamak üzere salıvermiştir.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
بَيْنَهُمَا بَرْزَخٌ لَّا يَبْغِيَانِ﴿٢٠﴾
Aralarında bir engel vardır; birbirinin sınırını aşamazlar.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ﴿٢١﴾
Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
يَخْرُجُ مِنْهُمَا ٱللُّؤْلُؤُ وَٱلْمَرْجَانُ﴿٢٢﴾
Bu iki denizden de inci ve mercan çıkar.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ﴿٢٣﴾
Öyleyken Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
وَلَهُ ٱلْجَوَارِ ٱلْمُنشَـَٔاتُ فِى ٱلْبَحْرِ كَٱلْأَعْلَٰمِ﴿٢٤﴾
Denizde yürüyen dağlar gibi gemiler O'nundur.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ﴿٢٥﴾
Öyleyken Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
كُلُّ مَنْ عَلَيْهَا فَانٍ﴿٢٦﴾
Yeryüzünde bulunan her şey fanidir.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
وَيَبْقَىٰ وَجْهُ رَبِّكَ ذُو ٱلْجَلَٰلِ وَٱلْإِكْرَامِ﴿٢٧﴾
Ancak, yüce ve cömert olan Rabbinin varlığı bakidir.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ﴿٢٨﴾
Öyleyken Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
يَسْـَٔلُهُۥ مَن فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ كُلَّ يَوْمٍ هُوَ فِى شَأْنٍ﴿٢٩﴾
Göklerde ve yerde olan kimseler her şeyi O'ndan isterler; O her an kainata tasarruf etmektedir.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ﴿٣٠﴾
Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil