وَٱلْمُؤْتَفِكَةَ أَهْوَىٰ﴿٥٣﴾
Lut milletinin kasabalarını yere batıran, onları gömdükçe gömen O'dur.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
فَغَشَّىٰهَا مَا غَشَّىٰ﴿٥٤﴾
Lut milletinin kasabalarını yere batıran, onları gömdükçe gömen O'dur.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكَ تَتَمَارَىٰ﴿٥٥﴾
Ey kişi! Rabbinin hangi nimetinden şüpheye düşersin?
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
هَٰذَا نَذِيرٌ مِّنَ ٱلنُّذُرِ ٱلْأُولَىٰٓ﴿٥٦﴾
İşte ilk uyaranlar gibi bu da bir uyarandır.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
أَزِفَتِ ٱلْـَٔازِفَةُ﴿٥٧﴾
Kıyamet yaklaştıkça yaklaşmıştır.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
لَيْسَ لَهَا مِن دُونِ ٱللَّهِ كَاشِفَةٌ﴿٥٨﴾
Onu Allah'tan başka ortaya koyacak yoktur.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
أَفَمِنْ هَٰذَا ٱلْحَدِيثِ تَعْجَبُونَ﴿٥٩﴾
Bu söze mi şaşıyorsunuz?
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
وَتَضْحَكُونَ وَلَا تَبْكُونَ﴿٦٠﴾
Gülüyorsunuz... Ağlamıyorsunuz.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
وَأَنتُمْ سَٰمِدُونَ﴿٦١﴾
Habersiz oyalanmaktasınız.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
فَٱسْجُدُوا۟ لِلَّهِ وَٱعْبُدُوا۟﴿٦٢﴾
Artık secdeye varın, Allah'a kulluk edin.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil