79. SURE · 46 AYET

Nâziât Suresi

Yazı boyutu
9Nâziât · 9. ayet

أَبْصَٰرُهَا خَٰشِعَةٌ﴿٩﴾

İnsanların gözleri yere döner.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
10Nâziât · 10. ayet

يَقُولُونَ أَءِنَّا لَمَرْدُودُونَ فِى ٱلْحَافِرَةِ﴿١٠﴾

Derler ki: "Biz eski halimize mi döndürüleceğiz?"
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
11Nâziât · 11. ayet

أَءِذَا كُنَّا عِظَٰمًا نَّخِرَةً﴿١١﴾

"Ufalanmış kemik olduğumuz zaman mı?"
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
12Nâziât · 12. ayet

قَالُوا۟ تِلْكَ إِذًا كَرَّةٌ خَاسِرَةٌ﴿١٢﴾

Derler ki: "O takdirde bu zararına bir dönüştür."
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
13Nâziât · 13. ayet

فَإِنَّمَا هِىَ زَجْرَةٌ وَٰحِدَةٌ﴿١٣﴾

Doğrusu bir tek çığlık yetecektir.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
14Nâziât · 14. ayet

فَإِذَا هُم بِٱلسَّاهِرَةِ﴿١٤﴾

Hepsi hemen bir düzlüğe dökülecektir.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
15Nâziât · 15. ayet

هَلْ أَتَىٰكَ حَدِيثُ مُوسَىٰٓ﴿١٥﴾

Musa'nın başından geçen olay sana geldi mi?
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
16Nâziât · 16. ayet

إِذْ نَادَىٰهُ رَبُّهُۥ بِٱلْوَادِ ٱلْمُقَدَّسِ طُوًى﴿١٦﴾

Tuva'da, kutsal bir vadide, Rabbi ona şöyle hitap etmişti:
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
17Nâziât · 17. ayet

ٱذْهَبْ إِلَىٰ فِرْعَوْنَ إِنَّهُۥ طَغَىٰ﴿١٧﴾

"Firavun'a git; doğrusu o azmıştır."
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
18Nâziât · 18. ayet

فَقُلْ هَل لَّكَ إِلَىٰٓ أَن تَزَكَّىٰ﴿١٨﴾

"Ona de ki: Arınmağa niyetin var mı?"
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
19Nâziât · 19. ayet

وَأَهْدِيَكَ إِلَىٰ رَبِّكَ فَتَخْشَىٰ﴿١٩﴾

"Rabbine giden yolu göstereyim ki O'na saygı duyup korkasın."
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
20Nâziât · 20. ayet

فَأَرَىٰهُ ٱلْـَٔايَةَ ٱلْكُبْرَىٰ﴿٢٠﴾

Bunun üzerine ona en büyük mucizeyi gösterdi.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
21Nâziât · 21. ayet

فَكَذَّبَ وَعَصَىٰ﴿٢١﴾

Ama Firavun yalanladı ve baş kaldırdı.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
22Nâziât · 22. ayet

ثُمَّ أَدْبَرَ يَسْعَىٰ﴿٢٢﴾

Geri dönüp yürüdü.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
23Nâziât · 23. ayet

فَحَشَرَ فَنَادَىٰ﴿٢٣﴾

Adamlarını toplayıp seslendi:
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
24Nâziât · 24. ayet

فَقَالَ أَنَا۠ رَبُّكُمُ ٱلْأَعْلَىٰ﴿٢٤﴾

"Sizin en yüce rabbiniz benim" dedi.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
25Nâziât · 25. ayet

فَأَخَذَهُ ٱللَّهُ نَكَالَ ٱلْـَٔاخِرَةِ وَٱلْأُولَىٰٓ﴿٢٥﴾

Allah bunun üzerine onu dünya ve ahiret azabına uğrattı.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
26Nâziât · 26. ayet

إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَعِبْرَةً لِّمَن يَخْشَىٰٓ﴿٢٦﴾

Doğrusu bunda Allah'tan korkan kimseye ders vardır.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
27Nâziât · 27. ayet

ءَأَنتُمْ أَشَدُّ خَلْقًا أَمِ ٱلسَّمَآءُ بَنَىٰهَا﴿٢٧﴾

Sizi yaratmak mı daha zordur, yoksa göğü yaratmak mı? Ki onu Allah bina edip yükseltmiş ve ona şekil vermiştir.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
28Nâziât · 28. ayet

رَفَعَ سَمْكَهَا فَسَوَّىٰهَا﴿٢٨﴾

Sizi yaratmak mı daha zordur, yoksa göğü yaratmak mı? Ki onu Allah bina edip yükseltmiş ve ona şekil vermiştir.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
9–28 / 46

Arapça metin: Tanzil Project · Meal, tefsir ve sürüm bilgileri

Nâziât Suresi · Meal ve Tefsir | Online Vaaz