77. SURE · 50 AYET

Mürselât Suresi

Yazı boyutu
22Mürselât · 22. ayet

إِلَىٰ قَدَرٍ مَّعْلُومٍ﴿٢٢﴾

Sizi bayağı bir sudan yaratıp onu belli bir süreye kadar sağlam bir yere yerleştirmedik mi?
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
23Mürselât · 23. ayet

فَقَدَرْنَا فَنِعْمَ ٱلْقَٰدِرُونَ﴿٢٣﴾

Buna gücümüz yeter; Biz ne güzel güç yetireniz!
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
24Mürselât · 24. ayet

وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِّلْمُكَذِّبِينَ﴿٢٤﴾

O gün yalanlamış olanların vay haline!
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
25Mürselât · 25. ayet

أَلَمْ نَجْعَلِ ٱلْأَرْضَ كِفَاتًا﴿٢٥﴾

Biz yeryüzünü, dirilerin ve ölülerin toplantı yeri yapmadık mı?
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
26Mürselât · 26. ayet

أَحْيَآءً وَأَمْوَٰتًا﴿٢٦﴾

Biz yeryüzünü, dirilerin ve ölülerin toplantı yeri yapmadık mı?
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
27Mürselât · 27. ayet

وَجَعَلْنَا فِيهَا رَوَٰسِىَ شَٰمِخَٰتٍ وَأَسْقَيْنَٰكُم مَّآءً فُرَاتًا﴿٢٧﴾

Orada yüksek yüksek sabit dağlar var edip size tatlı sular içirmedik mi?
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
28Mürselât · 28. ayet

وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِّلْمُكَذِّبِينَ﴿٢٨﴾

Yalanlamış olanların vay o gün haline!
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
29Mürselât · 29. ayet

ٱنطَلِقُوٓا۟ إِلَىٰ مَا كُنتُم بِهِۦ تُكَذِّبُونَ﴿٢٩﴾

İnkarcılara o gün şöyle denir: "yalanlayıp durduğunuz şeye gidin;"
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
30Mürselât · 30. ayet

ٱنطَلِقُوٓا۟ إِلَىٰ ظِلٍّ ذِى ثَلَٰثِ شُعَبٍ﴿٣٠﴾

"gölge yapmayan ve ateşten de korumayan cehennem dumanının üç kollu gölgesine gidin."
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
31Mürselât · 31. ayet

لَّا ظَلِيلٍ وَلَا يُغْنِى مِنَ ٱللَّهَبِ﴿٣١﴾

"gölge yapmayan ve ateşten de korumayan cehennem dumanının üç kollu gölgesine gidin."
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
32Mürselât · 32. ayet

إِنَّهَا تَرْمِى بِشَرَرٍ كَٱلْقَصْرِ﴿٣٢﴾

O gölgenin saçtığı her bir kıvılcım sanki birer sarı devedir, konak gibi de büyüktür.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
33Mürselât · 33. ayet

كَأَنَّهُۥ جِمَٰلَتٌ صُفْرٌ﴿٣٣﴾

O gölgenin saçtığı her bir kıvılcım sanki birer sarı devedir, konak gibi de büyüktür.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
34Mürselât · 34. ayet

وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِّلْمُكَذِّبِينَ﴿٣٤﴾

Yalanlamış olanların o gün vay haline!
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
35Mürselât · 35. ayet

هَٰذَا يَوْمُ لَا يَنطِقُونَ﴿٣٥﴾

Bu, onların konuşamayacakları gündür.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
36Mürselât · 36. ayet

وَلَا يُؤْذَنُ لَهُمْ فَيَعْتَذِرُونَ﴿٣٦﴾

Onlara izin de verilmez ki özür beyan etsinler.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
37Mürselât · 37. ayet

وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِّلْمُكَذِّبِينَ﴿٣٧﴾

Yalanlamış olanların o gün vay haline!
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
38Mürselât · 38. ayet

هَٰذَا يَوْمُ ٱلْفَصْلِ جَمَعْنَٰكُمْ وَٱلْأَوَّلِينَ﴿٣٨﴾

"Bu, sizleri ve öncekileri topladığımız hüküm günüdür."
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
39Mürselât · 39. ayet

فَإِن كَانَ لَكُمْ كَيْدٌ فَكِيدُونِ﴿٣٩﴾

"Eğer bir düzeniniz varsa Bana kurun."
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
40Mürselât · 40. ayet

وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِّلْمُكَذِّبِينَ﴿٤٠﴾

Yalanlamış olanların o gün vay haline!.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
41Mürselât · 41. ayet

إِنَّ ٱلْمُتَّقِينَ فِى ظِلَٰلٍ وَعُيُونٍ﴿٤١﴾

Allah'a karşı gelmekten sakınmış olanlar, elbette gölgeliklerde ve pınar başlarındadırlar.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
22–41 / 50

Arapça metin: Tanzil Project · Meal, tefsir ve sürüm bilgileri

Mürselât Suresi · Meal ve Tefsir | Online Vaaz