74. SURE · 56 AYET

Müddessir Suresi

Yazı boyutu
34Müddessir · 34. ayet

وَٱلصُّبْحِ إِذَآ أَسْفَرَ﴿٣٤﴾

Hayır, hayır öğüt almazlar. Aya, dönüp gelen geceye, ağarmakta olan sabaha and olsun ki, içinizden öne geçmek veya geri kalmak isteyen kimseye, insanoğlunu uyarıcı olarak anlatılan cehennem büyük olaylardan biridir.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
35Müddessir · 35. ayet

إِنَّهَا لَإِحْدَى ٱلْكُبَرِ﴿٣٥﴾

Hayır, hayır öğüt almazlar. Aya, dönüp gelen geceye, ağarmakta olan sabaha and olsun ki, içinizden öne geçmek veya geri kalmak isteyen kimseye, insanoğlunu uyarıcı olarak anlatılan cehennem büyük olaylardan biridir.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
36Müddessir · 36. ayet

نَذِيرًا لِّلْبَشَرِ﴿٣٦﴾

Hayır, hayır öğüt almazlar. Aya, dönüp gelen geceye, ağarmakta olan sabaha and olsun ki, içinizden öne geçmek veya geri kalmak isteyen kimseye, insanoğlunu uyarıcı olarak anlatılan cehennem büyük olaylardan biridir.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
37Müddessir · 37. ayet

لِمَن شَآءَ مِنكُمْ أَن يَتَقَدَّمَ أَوْ يَتَأَخَّرَ﴿٣٧﴾

Hayır, hayır öğüt almazlar. Aya, dönüp gelen geceye, ağarmakta olan sabaha and olsun ki, içinizden öne geçmek veya geri kalmak isteyen kimseye, insanoğlunu uyarıcı olarak anlatılan cehennem büyük olaylardan biridir.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
38Müddessir · 38. ayet

كُلُّ نَفْسٍۭ بِمَا كَسَبَتْ رَهِينَةٌ﴿٣٨﴾

Herkes kazancına bağlı bir rehindir;
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
39Müddessir · 39. ayet

إِلَّآ أَصْحَٰبَ ٱلْيَمِينِ﴿٣٩﴾

Ancak, defteri sağdan verilenler böyle değildir; onlar cennettedirler. Suçlulara: "Sizi bu yakıcı ateşe sürükleyen nedir?" diye sorarlar.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
40Müddessir · 40. ayet

فِى جَنَّٰتٍ يَتَسَآءَلُونَ﴿٤٠﴾

Ancak, defteri sağdan verilenler böyle değildir; onlar cennettedirler. Suçlulara: "Sizi bu yakıcı ateşe sürükleyen nedir?" diye sorarlar.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
41Müddessir · 41. ayet

عَنِ ٱلْمُجْرِمِينَ﴿٤١﴾

Ancak, defteri sağdan verilenler böyle değildir; onlar cennettedirler. Suçlulara: "Sizi bu yakıcı ateşe sürükleyen nedir?" diye sorarlar.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
42Müddessir · 42. ayet

مَا سَلَكَكُمْ فِى سَقَرَ﴿٤٢﴾

Ancak, defteri sağdan verilenler böyle değildir; onlar cennettedirler. Suçlulara: "Sizi bu yakıcı ateşe sürükleyen nedir?" diye sorarlar.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
43Müddessir · 43. ayet

قَالُوا۟ لَمْ نَكُ مِنَ ٱلْمُصَلِّينَ﴿٤٣﴾

Onlar derler ki: "Namaz kılanlardan değildik."
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
44Müddessir · 44. ayet

وَلَمْ نَكُ نُطْعِمُ ٱلْمِسْكِينَ﴿٤٤﴾

"Düşkün kimseyi doyurmuyorduk."
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
45Müddessir · 45. ayet

وَكُنَّا نَخُوضُ مَعَ ٱلْخَآئِضِينَ﴿٤٥﴾

"Batıla dalanlarla biz de dalardık."
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
46Müddessir · 46. ayet

وَكُنَّا نُكَذِّبُ بِيَوْمِ ٱلدِّينِ﴿٤٦﴾

"Ceza gününü yalanlardık."
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
47Müddessir · 47. ayet

حَتَّىٰٓ أَتَىٰنَا ٱلْيَقِينُ﴿٤٧﴾

"Ölüm bize o haldeyken geldi."
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
48Müddessir · 48. ayet

فَمَا تَنفَعُهُمْ شَفَٰعَةُ ٱلشَّٰفِعِينَ﴿٤٨﴾

Artık onlara, şefaatçilerin şefaati fayda vermez.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
49Müddessir · 49. ayet

فَمَا لَهُمْ عَنِ ٱلتَّذْكِرَةِ مُعْرِضِينَ﴿٤٩﴾

Öyleyken, bunlara ne oluyor ki öğütten yüz çeviriyorlar?
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
50Müddessir · 50. ayet

كَأَنَّهُمْ حُمُرٌ مُّسْتَنفِرَةٌ﴿٥٠﴾

Aslandan ürkerek kaçan yabani merkeplere benzerler.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
51Müddessir · 51. ayet

فَرَّتْ مِن قَسْوَرَةٍۭ﴿٥١﴾

Aslandan ürkerek kaçan yabani merkeplere benzerler.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
52Müddessir · 52. ayet

بَلْ يُرِيدُ كُلُّ ٱمْرِئٍ مِّنْهُمْ أَن يُؤْتَىٰ صُحُفًا مُّنَشَّرَةً﴿٥٢﴾

Hayır; her biri önüne açılıvermiş sahifeler verilmesini ister.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
53Müddessir · 53. ayet

كَلَّا بَل لَّا يَخَافُونَ ٱلْـَٔاخِرَةَ﴿٥٣﴾

Hayır; daha doğrusu ahiretten korkmazlar.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
34–53 / 56

Arapça metin: Tanzil Project · Meal, tefsir ve sürüm bilgileri

Müddessir Suresi · Meal ve Tefsir | Online Vaaz