74. SURE · 56 AYET

Müddessir Suresi

Yazı boyutu
28Müddessir · 28. ayet

لَا تُبْقِى وَلَا تَذَرُ﴿٢٨﴾

O, ne geri bırakır ne de azabdan vazgeçer.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
29Müddessir · 29. ayet

لَوَّاحَةٌ لِّلْبَشَرِ﴿٢٩﴾

İnsanın derisini kavurur;
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
30Müddessir · 30. ayet

عَلَيْهَا تِسْعَةَ عَشَرَ﴿٣٠﴾

Orada ondokuz bekçi vardır.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
31Müddessir · 31. ayet

وَمَا جَعَلْنَآ أَصْحَٰبَ ٱلنَّارِ إِلَّا مَلَٰٓئِكَةً وَمَا جَعَلْنَا عِدَّتَهُمْ إِلَّا فِتْنَةً لِّلَّذِينَ كَفَرُوا۟ لِيَسْتَيْقِنَ ٱلَّذِينَ أُوتُوا۟ ٱلْكِتَٰبَ وَيَزْدَادَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓا۟ إِيمَٰنًا وَلَا يَرْتَابَ ٱلَّذِينَ أُوتُوا۟ ٱلْكِتَٰبَ وَٱلْمُؤْمِنُونَ وَلِيَقُولَ ٱلَّذِينَ فِى قُلُوبِهِم مَّرَضٌ وَٱلْكَٰفِرُونَ مَاذَآ أَرَادَ ٱللَّهُ بِهَٰذَا مَثَلًا كَذَٰلِكَ يُضِلُّ ٱللَّهُ مَن يَشَآءُ وَيَهْدِى مَن يَشَآءُ وَمَا يَعْلَمُ جُنُودَ رَبِّكَ إِلَّا هُوَ وَمَا هِىَ إِلَّا ذِكْرَىٰ لِلْبَشَرِ﴿٣١﴾

Cehennemin bekçilerini yalnız meleklerden kılmışızdır. Sayılarını bildirmekle de, ancak inkar edenlerin denenmesini ve kendilerine kitap verilenlerin kesin bilgi edinmesini ve inananların da imanlarının artmasını sağladık. Kendilerine kitap verilenler ve inananlar şüpheye düşmesinler. Kalblerinde hastalık bulunanlar ve inkarcılar: "Allah bu misalle neyi muradetti?" desinler. İşte Allah, böylece, dilediğini saptırır, dilediğini de doğru yola eriştirir. Rabbinin ordularını kendisinden başkası bilmez. Bu, insanoğluna bir öğütten ibarettir.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
32Müddessir · 32. ayet

كَلَّا وَٱلْقَمَرِ﴿٣٢﴾

Hayır, hayır öğüt almazlar. Aya, dönüp gelen geceye, ağarmakta olan sabaha and olsun ki, içinizden öne geçmek veya geri kalmak isteyen kimseye, insanoğlunu uyarıcı olarak anlatılan cehennem büyük olaylardan biridir.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
33Müddessir · 33. ayet

وَٱلَّيْلِ إِذْ أَدْبَرَ﴿٣٣﴾

Hayır, hayır öğüt almazlar. Aya, dönüp gelen geceye, ağarmakta olan sabaha and olsun ki, içinizden öne geçmek veya geri kalmak isteyen kimseye, insanoğlunu uyarıcı olarak anlatılan cehennem büyük olaylardan biridir.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
34Müddessir · 34. ayet

وَٱلصُّبْحِ إِذَآ أَسْفَرَ﴿٣٤﴾

Hayır, hayır öğüt almazlar. Aya, dönüp gelen geceye, ağarmakta olan sabaha and olsun ki, içinizden öne geçmek veya geri kalmak isteyen kimseye, insanoğlunu uyarıcı olarak anlatılan cehennem büyük olaylardan biridir.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
35Müddessir · 35. ayet

إِنَّهَا لَإِحْدَى ٱلْكُبَرِ﴿٣٥﴾

Hayır, hayır öğüt almazlar. Aya, dönüp gelen geceye, ağarmakta olan sabaha and olsun ki, içinizden öne geçmek veya geri kalmak isteyen kimseye, insanoğlunu uyarıcı olarak anlatılan cehennem büyük olaylardan biridir.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
36Müddessir · 36. ayet

نَذِيرًا لِّلْبَشَرِ﴿٣٦﴾

Hayır, hayır öğüt almazlar. Aya, dönüp gelen geceye, ağarmakta olan sabaha and olsun ki, içinizden öne geçmek veya geri kalmak isteyen kimseye, insanoğlunu uyarıcı olarak anlatılan cehennem büyük olaylardan biridir.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
37Müddessir · 37. ayet

لِمَن شَآءَ مِنكُمْ أَن يَتَقَدَّمَ أَوْ يَتَأَخَّرَ﴿٣٧﴾

Hayır, hayır öğüt almazlar. Aya, dönüp gelen geceye, ağarmakta olan sabaha and olsun ki, içinizden öne geçmek veya geri kalmak isteyen kimseye, insanoğlunu uyarıcı olarak anlatılan cehennem büyük olaylardan biridir.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
38Müddessir · 38. ayet

كُلُّ نَفْسٍۭ بِمَا كَسَبَتْ رَهِينَةٌ﴿٣٨﴾

Herkes kazancına bağlı bir rehindir;
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
39Müddessir · 39. ayet

إِلَّآ أَصْحَٰبَ ٱلْيَمِينِ﴿٣٩﴾

Ancak, defteri sağdan verilenler böyle değildir; onlar cennettedirler. Suçlulara: "Sizi bu yakıcı ateşe sürükleyen nedir?" diye sorarlar.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
40Müddessir · 40. ayet

فِى جَنَّٰتٍ يَتَسَآءَلُونَ﴿٤٠﴾

Ancak, defteri sağdan verilenler böyle değildir; onlar cennettedirler. Suçlulara: "Sizi bu yakıcı ateşe sürükleyen nedir?" diye sorarlar.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
41Müddessir · 41. ayet

عَنِ ٱلْمُجْرِمِينَ﴿٤١﴾

Ancak, defteri sağdan verilenler böyle değildir; onlar cennettedirler. Suçlulara: "Sizi bu yakıcı ateşe sürükleyen nedir?" diye sorarlar.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
42Müddessir · 42. ayet

مَا سَلَكَكُمْ فِى سَقَرَ﴿٤٢﴾

Ancak, defteri sağdan verilenler böyle değildir; onlar cennettedirler. Suçlulara: "Sizi bu yakıcı ateşe sürükleyen nedir?" diye sorarlar.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
43Müddessir · 43. ayet

قَالُوا۟ لَمْ نَكُ مِنَ ٱلْمُصَلِّينَ﴿٤٣﴾

Onlar derler ki: "Namaz kılanlardan değildik."
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
44Müddessir · 44. ayet

وَلَمْ نَكُ نُطْعِمُ ٱلْمِسْكِينَ﴿٤٤﴾

"Düşkün kimseyi doyurmuyorduk."
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
45Müddessir · 45. ayet

وَكُنَّا نَخُوضُ مَعَ ٱلْخَآئِضِينَ﴿٤٥﴾

"Batıla dalanlarla biz de dalardık."
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
46Müddessir · 46. ayet

وَكُنَّا نُكَذِّبُ بِيَوْمِ ٱلدِّينِ﴿٤٦﴾

"Ceza gününü yalanlardık."
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
47Müddessir · 47. ayet

حَتَّىٰٓ أَتَىٰنَا ٱلْيَقِينُ﴿٤٧﴾

"Ölüm bize o haldeyken geldi."
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
28–47 / 56

Arapça metin: Tanzil Project · Meal, tefsir ve sürüm bilgileri

Müddessir Suresi · Meal ve Tefsir | Online Vaaz