74. SURE · 56 AYET

Müddessir Suresi

Yazı boyutu
12Müddessir · 12. ayet

وَجَعَلْتُ لَهُۥ مَالًا مَّمْدُودًا﴿١٢﴾

Tek olarak yaratıp kendisine bol bol mal, çevresinde bulunan oğullar verdiğim ve nimetleri yaydıkça yaydığım o kimseyi Bana bırak.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
13Müddessir · 13. ayet

وَبَنِينَ شُهُودًا﴿١٣﴾

Tek olarak yaratıp kendisine bol bol mal, çevresinde bulunan oğullar verdiğim ve nimetleri yaydıkça yaydığım o kimseyi Bana bırak.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
14Müddessir · 14. ayet

وَمَهَّدتُّ لَهُۥ تَمْهِيدًا﴿١٤﴾

Tek olarak yaratıp kendisine bol bol mal, çevresinde bulunan oğullar verdiğim ve nimetleri yaydıkça yaydığım o kimseyi Bana bırak.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
15Müddessir · 15. ayet

ثُمَّ يَطْمَعُ أَنْ أَزِيدَ﴿١٥﴾

Bir de verdiğim nimetten artırmamı umar;
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
16Müddessir · 16. ayet

كَلَّآ إِنَّهُۥ كَانَ لِـَٔايَٰتِنَا عَنِيدًا﴿١٦﴾

Hayır; hayır; çünkü o, Bizim ayetlerimize karşı son derece inatçıdır.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
17Müddessir · 17. ayet

سَأُرْهِقُهُۥ صَعُودًا﴿١٧﴾

Onu sarp bir yokuşa sardıracağım.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
18Müddessir · 18. ayet

إِنَّهُۥ فَكَّرَ وَقَدَّرَ﴿١٨﴾

Çünkü o, düşündü, ölçtü biçti;
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
19Müddessir · 19. ayet

فَقُتِلَ كَيْفَ قَدَّرَ﴿١٩﴾

Canı çıkası, ne biçim ölçüp biçti!
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
20Müddessir · 20. ayet

ثُمَّ قُتِلَ كَيْفَ قَدَّرَ﴿٢٠﴾

Canı çıkası; sonra yine ne biçim ölçüp biçti!
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
21Müddessir · 21. ayet

ثُمَّ نَظَرَ﴿٢١﴾

Sonra baktı;
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
22Müddessir · 22. ayet

ثُمَّ عَبَسَ وَبَسَرَ﴿٢٢﴾

Sonra kaşlarını çattı, suratını aştı;
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
23Müddessir · 23. ayet

ثُمَّ أَدْبَرَ وَٱسْتَكْبَرَ﴿٢٣﴾

Sonra da sırt çevirip büyüklük tasladı.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
24Müddessir · 24. ayet

فَقَالَ إِنْ هَٰذَآ إِلَّا سِحْرٌ يُؤْثَرُ﴿٢٤﴾

"Bu sadece öğretilegelen bir sihirdir. Bu Kuran yalnızca bir insan sözüdür" dedi.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
25Müddessir · 25. ayet

إِنْ هَٰذَآ إِلَّا قَوْلُ ٱلْبَشَرِ﴿٢٥﴾

"Bu sadece öğretilegelen bir sihirdir. Bu Kuran yalnızca bir insan sözüdür" dedi.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
26Müddessir · 26. ayet

سَأُصْلِيهِ سَقَرَ﴿٢٦﴾

İşte bu adamı yakıcı bir ateşe yaslayacağım.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
27Müddessir · 27. ayet

وَمَآ أَدْرَىٰكَ مَا سَقَرُ﴿٢٧﴾

Yakıcı ateşin ne olduğunu sen nerden bilirsin?
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
28Müddessir · 28. ayet

لَا تُبْقِى وَلَا تَذَرُ﴿٢٨﴾

O, ne geri bırakır ne de azabdan vazgeçer.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
29Müddessir · 29. ayet

لَوَّاحَةٌ لِّلْبَشَرِ﴿٢٩﴾

İnsanın derisini kavurur;
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
30Müddessir · 30. ayet

عَلَيْهَا تِسْعَةَ عَشَرَ﴿٣٠﴾

Orada ondokuz bekçi vardır.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
31Müddessir · 31. ayet

وَمَا جَعَلْنَآ أَصْحَٰبَ ٱلنَّارِ إِلَّا مَلَٰٓئِكَةً وَمَا جَعَلْنَا عِدَّتَهُمْ إِلَّا فِتْنَةً لِّلَّذِينَ كَفَرُوا۟ لِيَسْتَيْقِنَ ٱلَّذِينَ أُوتُوا۟ ٱلْكِتَٰبَ وَيَزْدَادَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓا۟ إِيمَٰنًا وَلَا يَرْتَابَ ٱلَّذِينَ أُوتُوا۟ ٱلْكِتَٰبَ وَٱلْمُؤْمِنُونَ وَلِيَقُولَ ٱلَّذِينَ فِى قُلُوبِهِم مَّرَضٌ وَٱلْكَٰفِرُونَ مَاذَآ أَرَادَ ٱللَّهُ بِهَٰذَا مَثَلًا كَذَٰلِكَ يُضِلُّ ٱللَّهُ مَن يَشَآءُ وَيَهْدِى مَن يَشَآءُ وَمَا يَعْلَمُ جُنُودَ رَبِّكَ إِلَّا هُوَ وَمَا هِىَ إِلَّا ذِكْرَىٰ لِلْبَشَرِ﴿٣١﴾

Cehennemin bekçilerini yalnız meleklerden kılmışızdır. Sayılarını bildirmekle de, ancak inkar edenlerin denenmesini ve kendilerine kitap verilenlerin kesin bilgi edinmesini ve inananların da imanlarının artmasını sağladık. Kendilerine kitap verilenler ve inananlar şüpheye düşmesinler. Kalblerinde hastalık bulunanlar ve inkarcılar: "Allah bu misalle neyi muradetti?" desinler. İşte Allah, böylece, dilediğini saptırır, dilediğini de doğru yola eriştirir. Rabbinin ordularını kendisinden başkası bilmez. Bu, insanoğluna bir öğütten ibarettir.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
12–31 / 56

Arapça metin: Tanzil Project · Meal, tefsir ve sürüm bilgileri

Müddessir Suresi · Meal ve Tefsir | Online Vaaz