70. SURE · 44 AYET

Meâric Suresi

Yazı boyutu
10Meâric · 10. ayet

وَلَا يَسْـَٔلُ حَمِيمٌ حَمِيمًا﴿١٠﴾

Hiç bir dost diğer bir dostunu sormaz.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
11Meâric · 11. ayet

يُبَصَّرُونَهُمْ يَوَدُّ ٱلْمُجْرِمُ لَوْ يَفْتَدِى مِنْ عَذَابِ يَوْمِئِذٍۭ بِبَنِيهِ﴿١١﴾

Onlar birbirlerine yalnız gösterilirler. Suçlu kimse o günün azabından kurtulmak için oğullarını, ailesini, kardeşini, kendisini barındırmış olan sülalesini ve yeryüzünde bulunan herkesi feda etmek ve böylece kendisini kurtarmak ister.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
12Meâric · 12. ayet

وَصَٰحِبَتِهِۦ وَأَخِيهِ﴿١٢﴾

Onlar birbirlerine yalnız gösterilirler. Suçlu kimse o günün azabından kurtulmak için oğullarını, ailesini, kardeşini, kendisini barındırmış olan sülalesini ve yeryüzünde bulunan herkesi feda etmek ve böylece kendisini kurtarmak ister.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
13Meâric · 13. ayet

وَفَصِيلَتِهِ ٱلَّتِى تُـْٔوِيهِ﴿١٣﴾

Onlar birbirlerine yalnız gösterilirler. Suçlu kimse o günün azabından kurtulmak için oğullarını, ailesini, kardeşini, kendisini barındırmış olan sülalesini ve yeryüzünde bulunan herkesi feda etmek ve böylece kendisini kurtarmak ister.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
14Meâric · 14. ayet

وَمَن فِى ٱلْأَرْضِ جَمِيعًا ثُمَّ يُنجِيهِ﴿١٤﴾

Onlar birbirlerine yalnız gösterilirler. Suçlu kimse o günün azabından kurtulmak için oğullarını, ailesini, kardeşini, kendisini barındırmış olan sülalesini ve yeryüzünde bulunan herkesi feda etmek ve böylece kendisini kurtarmak ister.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
15Meâric · 15. ayet

كَلَّآ إِنَّهَا لَظَىٰ﴿١٥﴾

Hayır, olmaz... Orada sırtını çevirip yüzgeri edeni, malını toplayıp kimseye hakkını vermeden saklayanı çağıran, deriyi soyup kavuran, alevli ateş vardır.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
16Meâric · 16. ayet

نَزَّاعَةً لِّلشَّوَىٰ﴿١٦﴾

Hayır, olmaz... Orada sırtını çevirip yüzgeri edeni, malını toplayıp kimseye hakkını vermeden saklayanı çağıran, deriyi soyup kavuran, alevli ateş vardır.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
17Meâric · 17. ayet

تَدْعُوا۟ مَنْ أَدْبَرَ وَتَوَلَّىٰ﴿١٧﴾

Hayır, olmaz... Orada sırtını çevirip yüzgeri edeni, malını toplayıp kimseye hakkını vermeden saklayanı çağıran, deriyi soyup kavuran, alevli ateş vardır.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
18Meâric · 18. ayet

وَجَمَعَ فَأَوْعَىٰٓ﴿١٨﴾

Hayır, olmaz... Orada sırtını çevirip yüzgeri edeni, malını toplayıp kimseye hakkını vermeden saklayanı çağıran, deriyi soyup kavuran, alevli ateş vardır.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
19Meâric · 19. ayet

إِنَّ ٱلْإِنسَٰنَ خُلِقَ هَلُوعًا﴿١٩﴾

İnsan gerçekten pek huysuz yaratılmıştır:
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
20Meâric · 20. ayet

إِذَا مَسَّهُ ٱلشَّرُّ جَزُوعًا﴿٢٠﴾

Başına bir fenalık gelince feryat eder,
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
21Meâric · 21. ayet

وَإِذَا مَسَّهُ ٱلْخَيْرُ مَنُوعًا﴿٢١﴾

Bir iyiliğe uğrarsa onu herkesten meneder;
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
22Meâric · 22. ayet

إِلَّا ٱلْمُصَلِّينَ﴿٢٢﴾

Ancak namaz kılıp namazlarında yoksul ve yoksuna belirli bir hak tanıyanlar, ceza gününü doğrulayanlar, Rablerinin azabından korkanlar böyle değildir.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
23Meâric · 23. ayet

ٱلَّذِينَ هُمْ عَلَىٰ صَلَاتِهِمْ دَآئِمُونَ﴿٢٣﴾

Ancak namaz kılıp namazlarında yoksul ve yoksuna belirli bir hak tanıyanlar, ceza gününü doğrulayanlar, Rablerinin azabından korkanlar böyle değildir.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
24Meâric · 24. ayet

وَٱلَّذِينَ فِىٓ أَمْوَٰلِهِمْ حَقٌّ مَّعْلُومٌ﴿٢٤﴾

Ancak namaz kılıp namazlarında yoksul ve yoksuna belirli bir hak tanıyanlar, ceza gününü doğrulayanlar, Rablerinin azabından korkanlar böyle değildir.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
25Meâric · 25. ayet

لِّلسَّآئِلِ وَٱلْمَحْرُومِ﴿٢٥﴾

Ancak namaz kılıp namazlarında yoksul ve yoksuna belirli bir hak tanıyanlar, ceza gününü doğrulayanlar, Rablerinin azabından korkanlar böyle değildir.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
26Meâric · 26. ayet

وَٱلَّذِينَ يُصَدِّقُونَ بِيَوْمِ ٱلدِّينِ﴿٢٦﴾

Ancak namaz kılıp namazlarında yoksul ve yoksuna belirli bir hak tanıyanlar, ceza gününü doğrulayanlar, Rablerinin azabından korkanlar böyle değildir.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
27Meâric · 27. ayet

وَٱلَّذِينَ هُم مِّنْ عَذَابِ رَبِّهِم مُّشْفِقُونَ﴿٢٧﴾

Ancak namaz kılıp namazlarında yoksul ve yoksuna belirli bir hak tanıyanlar, ceza gününü doğrulayanlar, Rablerinin azabından korkanlar böyle değildir.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
28Meâric · 28. ayet

إِنَّ عَذَابَ رَبِّهِمْ غَيْرُ مَأْمُونٍ﴿٢٨﴾

Doğrusu Rablerinin azabından kimse güvende değildir.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
29Meâric · 29. ayet

وَٱلَّذِينَ هُمْ لِفُرُوجِهِمْ حَٰفِظُونَ﴿٢٩﴾

Eşleri ve cariyeleri dışında, mahrem yerlerini herkesten koruyanlar, doğrusu bunlar yerilmezler.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
10–29 / 44

Arapça metin: Tanzil Project · Meal, tefsir ve sürüm bilgileri

Meâric Suresi · Meal ve Tefsir | Online Vaaz