54. SURE · 55 AYET

Kamer Suresi

Yazı boyutu
32Kamer · 32. ayet

وَلَقَدْ يَسَّرْنَا ٱلْقُرْءَانَ لِلذِّكْرِ فَهَلْ مِن مُّدَّكِرٍ﴿٣٢﴾

And olsun ki, Kuran'ı öğüt olsun diye kolaylaştırdık; öğüt alan yok mudur?
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
33Kamer · 33. ayet

كَذَّبَتْ قَوْمُ لُوطٍۭ بِٱلنُّذُرِ﴿٣٣﴾

Lut milleti uyaran peygamberleri yalanladı.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
34Kamer · 34. ayet

إِنَّآ أَرْسَلْنَا عَلَيْهِمْ حَاصِبًا إِلَّآ ءَالَ لُوطٍ نَّجَّيْنَٰهُم بِسَحَرٍ﴿٣٤﴾

Biz de üzerlerine taş yağdıran bir rüzgar gönderdik. Ancak, Lut'un taraftarlarını, katımızdan bir nimet olarak seher vakti kurtardık. Şükredene işte böyle mükafat veririz.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
35Kamer · 35. ayet

نِّعْمَةً مِّنْ عِندِنَا كَذَٰلِكَ نَجْزِى مَن شَكَرَ﴿٣٥﴾

Biz de üzerlerine taş yağdıran bir rüzgar gönderdik. Ancak, Lut'un taraftarlarını, katımızdan bir nimet olarak seher vakti kurtardık. Şükredene işte böyle mükafat veririz.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
36Kamer · 36. ayet

وَلَقَدْ أَنذَرَهُم بَطْشَتَنَا فَتَمَارَوْا۟ بِٱلنُّذُرِ﴿٣٦﴾

Lut, and olsun ki, onları Bizim yakalamamızla uyarmıştı, ama onlar uyarmaları şüphe ile karşılayarak dinlemediler.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
37Kamer · 37. ayet

وَلَقَدْ رَٰوَدُوهُ عَن ضَيْفِهِۦ فَطَمَسْنَآ أَعْيُنَهُمْ فَذُوقُوا۟ عَذَابِى وَنُذُرِ﴿٣٧﴾

And olsun ki, onlar Lut'un konukları olan melekleri elde etmeye kalkıştılar, bunun üzerine gözlerini kör ettik. "Azabımı ve uyarmalarımı dinlememenin sonucunu tadın" dedik.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
38Kamer · 38. ayet

وَلَقَدْ صَبَّحَهُم بُكْرَةً عَذَابٌ مُّسْتَقِرٌّ﴿٣٨﴾

And olsun ki, sabah erken, önü alınmaz bir azap başlarına geldi.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
39Kamer · 39. ayet

فَذُوقُوا۟ عَذَابِى وَنُذُرِ﴿٣٩﴾

"Azabımı ve uyarmalarımı dinlememenin sonucunu tadın" dedik.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
40Kamer · 40. ayet

وَلَقَدْ يَسَّرْنَا ٱلْقُرْءَانَ لِلذِّكْرِ فَهَلْ مِن مُّدَّكِرٍ﴿٤٠﴾

And olsun ki, Kuran'ı öğüt olsun diye kolaylaştırdık; öğüt alan yok mudur?
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
41Kamer · 41. ayet

وَلَقَدْ جَآءَ ءَالَ فِرْعَوْنَ ٱلنُّذُرُ﴿٤١﴾

And olsun ki, Firavun erkanına uyaranlar geldi.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
42Kamer · 42. ayet

كَذَّبُوا۟ بِـَٔايَٰتِنَا كُلِّهَا فَأَخَذْنَٰهُمْ أَخْذَ عَزِيزٍ مُّقْتَدِرٍ﴿٤٢﴾

Mucizelerimizin hepsini yalanladılar. Bunun üzerine onları güç ve kuvvet sahibi olana yakışır bir şekilde yakaladık.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
43Kamer · 43. ayet

أَكُفَّارُكُمْ خَيْرٌ مِّنْ أُو۟لَٰٓئِكُمْ أَمْ لَكُم بَرَآءَةٌ فِى ٱلزُّبُرِ﴿٤٣﴾

Sizin inkarcılarınız bunlardan daha mı üstündür? Yoksa Kitablarda size bir kurtuluş belgesi mi var?
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
44Kamer · 44. ayet

أَمْ يَقُولُونَ نَحْنُ جَمِيعٌ مُّنتَصِرٌ﴿٤٤﴾

Yoksa: "Biz öç alabilecek bir topluluğuz" mu diyorlar?
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
45Kamer · 45. ayet

سَيُهْزَمُ ٱلْجَمْعُ وَيُوَلُّونَ ٱلدُّبُرَ﴿٤٥﴾

Toplulukları dağıtılacak, yüzgeri edileceklerdir.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
46Kamer · 46. ayet

بَلِ ٱلسَّاعَةُ مَوْعِدُهُمْ وَٱلسَّاعَةُ أَدْهَىٰ وَأَمَرُّ﴿٤٦﴾

Kıyamet onların azap ile vadedildikleri gündür. O ne korkunç, ne acı bir gündür!
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
47Kamer · 47. ayet

إِنَّ ٱلْمُجْرِمِينَ فِى ضَلَٰلٍ وَسُعُرٍ﴿٤٧﴾

Doğrusu suçlular sapıklık ve çılgınlık içindedirler.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
48Kamer · 48. ayet

يَوْمَ يُسْحَبُونَ فِى ٱلنَّارِ عَلَىٰ وُجُوهِهِمْ ذُوقُوا۟ مَسَّ سَقَرَ﴿٤٨﴾

Ateşe yüzüstü sürüldükleri gün, onlara: "Cehennemin dokunan azabını tadın" denir.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
49Kamer · 49. ayet

إِنَّا كُلَّ شَىْءٍ خَلَقْنَٰهُ بِقَدَرٍ﴿٤٩﴾

Şüphesiz Biz her şeyi bir ölçüye göre yaratmışızdır.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
50Kamer · 50. ayet

وَمَآ أَمْرُنَآ إِلَّا وَٰحِدَةٌ كَلَمْحٍۭ بِٱلْبَصَرِ﴿٥٠﴾

Bizim buyruğumuz bir göz kırpması gibi anidir.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
51Kamer · 51. ayet

وَلَقَدْ أَهْلَكْنَآ أَشْيَاعَكُمْ فَهَلْ مِن مُّدَّكِرٍ﴿٥١﴾

And olsun ki, benzerlerinizi yok etti, öğüt alan yok mudur?
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
32–51 / 55

Arapça metin: Tanzil Project · Meal, tefsir ve sürüm bilgileri

Kamer Suresi · Meal ve Tefsir | Online Vaaz