68. SURE · 52 AYET

Kalem Suresi

Yazı boyutu
31Kalem · 31. ayet

قَالُوا۟ يَٰوَيْلَنَآ إِنَّا كُنَّا طَٰغِينَ﴿٣١﴾

Sonra şöyle dediler: "Yazıklar olsun bize; doğrusu azgınlık edenlerdendik."
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
32Kalem · 32. ayet

عَسَىٰ رَبُّنَآ أَن يُبْدِلَنَا خَيْرًا مِّنْهَآ إِنَّآ إِلَىٰ رَبِّنَا رَٰغِبُونَ﴿٣٢﴾

"Belki Rabbimiz bize bundan daha iyisini verir; doğrusu artık, Rabbimizden dilemekteyiz."
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
33Kalem · 33. ayet

كَذَٰلِكَ ٱلْعَذَابُ وَلَعَذَابُ ٱلْـَٔاخِرَةِ أَكْبَرُ لَوْ كَانُوا۟ يَعْلَمُونَ﴿٣٣﴾

İşte azap böyledir; ama ahiret azabı daha büyüktür; keşke bilseler!
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
34Kalem · 34. ayet

إِنَّ لِلْمُتَّقِينَ عِندَ رَبِّهِمْ جَنَّٰتِ ٱلنَّعِيمِ﴿٣٤﴾

Allah'a karşı gelmekten sakınanlara, Rableri katında nimet cennetleri vardır.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
35Kalem · 35. ayet

أَفَنَجْعَلُ ٱلْمُسْلِمِينَ كَٱلْمُجْرِمِينَ﴿٣٥﴾

Kendilerini Allah'a vermiş olanları hiç suçlular gibi tutar mıyız?
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
36Kalem · 36. ayet

مَا لَكُمْ كَيْفَ تَحْكُمُونَ﴿٣٦﴾

Ne oluyorsunuz? Ne biçim hükmediyorsunuz?
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
37Kalem · 37. ayet

أَمْ لَكُمْ كِتَٰبٌ فِيهِ تَدْرُسُونَ﴿٣٧﴾

Yoksa okuduğunuz bir kitabınız mı var?
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
38Kalem · 38. ayet

إِنَّ لَكُمْ فِيهِ لَمَا تَخَيَّرُونَ﴿٣٨﴾

Seçtikleriniz herhalde orada olacaktır.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
39Kalem · 39. ayet

أَمْ لَكُمْ أَيْمَٰنٌ عَلَيْنَا بَٰلِغَةٌ إِلَىٰ يَوْمِ ٱلْقِيَٰمَةِ إِنَّ لَكُمْ لَمَا تَحْكُمُونَ﴿٣٩﴾

Yoksa aleyhimizde, kıyamet gününe kadar süregidecek ahidleriniz mi var ki, kendinize hükmettikleriniz sizin olacaktır?
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
40Kalem · 40. ayet

سَلْهُمْ أَيُّهُم بِذَٰلِكَ زَعِيمٌ﴿٤٠﴾

Sor onlara: "Bunu kim üzerine alır?"
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
41Kalem · 41. ayet

أَمْ لَهُمْ شُرَكَآءُ فَلْيَأْتُوا۟ بِشُرَكَآئِهِمْ إِن كَانُوا۟ صَٰدِقِينَ﴿٤١﴾

Yoksa onların ortakları mı vardır? Doğru sözlü iseler ortaklarını getirsinler.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
42Kalem · 42. ayet

يَوْمَ يُكْشَفُ عَن سَاقٍ وَيُدْعَوْنَ إِلَى ٱلسُّجُودِ فَلَا يَسْتَطِيعُونَ﴿٤٢﴾

O gün işin dehşetinden baldırlar açılır; gözleri dönmüş olarak yüzlerini zillet bürür; secdeye çağırılırlar ama buna güçleri yetmez. Oysa, kendileri sapasağlam oldukları zaman secdeye çağırılmışlardı.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
43Kalem · 43. ayet

خَٰشِعَةً أَبْصَٰرُهُمْ تَرْهَقُهُمْ ذِلَّةٌ وَقَدْ كَانُوا۟ يُدْعَوْنَ إِلَى ٱلسُّجُودِ وَهُمْ سَٰلِمُونَ﴿٤٣﴾

O gün işin dehşetinden baldırlar açılır; gözleri dönmüş olarak yüzlerini zillet bürür; secdeye çağırılırlar ama buna güçleri yetmez. Oysa, kendileri sapasağlam oldukları zaman secdeye çağırılmışlardı.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
44Kalem · 44. ayet

فَذَرْنِى وَمَن يُكَذِّبُ بِهَٰذَا ٱلْحَدِيثِ سَنَسْتَدْرِجُهُم مِّنْ حَيْثُ لَا يَعْلَمُونَ﴿٤٤﴾

Kuran'ı yalanlayanları Bana bırak; Biz onları bilmedikleri yerden yavaş yavaş azaba yaklaştıracağız.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
45Kalem · 45. ayet

وَأُمْلِى لَهُمْ إِنَّ كَيْدِى مَتِينٌ﴿٤٥﴾

Onlara mehil veriyorum; doğrusu Benim tuzağım sağlamdır.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
46Kalem · 46. ayet

أَمْ تَسْـَٔلُهُمْ أَجْرًا فَهُم مِّن مَّغْرَمٍ مُّثْقَلُونَ﴿٤٦﴾

Yoksa, sen onlardan ücret istiyorsun da, ağır bir borç altında mı kalıyorlar? Elbette hayır.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
47Kalem · 47. ayet

أَمْ عِندَهُمُ ٱلْغَيْبُ فَهُمْ يَكْتُبُونَ﴿٤٧﴾

Yoksa, gaybın bilgisi kendilerinin katında da onlar mı yazıyorlar?
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
48Kalem · 48. ayet

فَٱصْبِرْ لِحُكْمِ رَبِّكَ وَلَا تَكُن كَصَاحِبِ ٱلْحُوتِ إِذْ نَادَىٰ وَهُوَ مَكْظُومٌ﴿٤٨﴾

Sen Rabbinin hükmüne kadar sabret; balık sahibi (Yunus) gibi olma, o, pek üzgün olarak Rabbine seslenmişti.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
49Kalem · 49. ayet

لَّوْلَآ أَن تَدَٰرَكَهُۥ نِعْمَةٌ مِّن رَّبِّهِۦ لَنُبِذَ بِٱلْعَرَآءِ وَهُوَ مَذْمُومٌ﴿٤٩﴾

Rabbinin katından ona bir nimet ulaşmasaydı, kınanmış olarak sahile atılacaktı.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
50Kalem · 50. ayet

فَٱجْتَبَٰهُ رَبُّهُۥ فَجَعَلَهُۥ مِنَ ٱلصَّٰلِحِينَ﴿٥٠﴾

Rabbi onu seçip iyilerden kıldı. Doğrusu inkar edenler, Kuran'ı dinlediklerinde nerdeyse seni gözleriyle yıkıp devireceklerdi. "O delidir" diyorlardı.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
31–50 / 52

Arapça metin: Tanzil Project · Meal, tefsir ve sürüm bilgileri

Kalem Suresi · Meal ve Tefsir | Online Vaaz