68. SURE · 52 AYET

Kalem Suresi

Yazı boyutu
19Kalem · 19. ayet

فَطَافَ عَلَيْهَا طَآئِفٌ مِّن رَّبِّكَ وَهُمْ نَآئِمُونَ﴿١٩﴾

Ama onlar daha uykudayken Rabbinin katından gönderilen bir salgın o bahçeyi sarıvermişti de bahçe kapkara kesilmişti.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
20Kalem · 20. ayet

فَأَصْبَحَتْ كَٱلصَّرِيمِ﴿٢٠﴾

Ama onlar daha uykudayken Rabbinin katından gönderilen bir salgın o bahçeyi sarıvermişti de bahçe kapkara kesilmişti.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
21Kalem · 21. ayet

فَتَنَادَوْا۟ مُصْبِحِينَ﴿٢١﴾

Sabah erken: "Ürünlerinizi devşirecekseniz erken çıkın" diye birbirlerine seslendiler.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
22Kalem · 22. ayet

أَنِ ٱغْدُوا۟ عَلَىٰ حَرْثِكُمْ إِن كُنتُمْ صَٰرِمِينَ﴿٢٢﴾

Sabah erken: "Ürünlerinizi devşirecekseniz erken çıkın" diye birbirlerine seslendiler.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
23Kalem · 23. ayet

فَٱنطَلَقُوا۟ وَهُمْ يَتَخَٰفَتُونَ﴿٢٣﴾

"Bugün orada, hiçbir düşkün kimse yanımıza sokulmasın" diye gizli gizli konuşarak yürüyorlardı.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
24Kalem · 24. ayet

أَن لَّا يَدْخُلَنَّهَا ٱلْيَوْمَ عَلَيْكُم مِّسْكِينٌ﴿٢٤﴾

"Bugün orada, hiçbir düşkün kimse yanımıza sokulmasın" diye gizli gizli konuşarak yürüyorlardı.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
25Kalem · 25. ayet

وَغَدَوْا۟ عَلَىٰ حَرْدٍ قَٰدِرِينَ﴿٢٥﴾

Yoksullara yardım etmeye güçleri yeterken böyle konuşarak erkenden gittiler.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
26Kalem · 26. ayet

فَلَمَّا رَأَوْهَا قَالُوٓا۟ إِنَّا لَضَآلُّونَ﴿٢٦﴾

Bahçeyi gördüklerinde: "Herhalde yolumuzu şaşırmış olacağız; belki de biz yoksun bırakıldık" dediler.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
27Kalem · 27. ayet

بَلْ نَحْنُ مَحْرُومُونَ﴿٢٧﴾

Bahçeyi gördüklerinde: "Herhalde yolumuzu şaşırmış olacağız; belki de biz yoksun bırakıldık" dediler.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
28Kalem · 28. ayet

قَالَ أَوْسَطُهُمْ أَلَمْ أَقُل لَّكُمْ لَوْلَا تُسَبِّحُونَ﴿٢٨﴾

Ortancaları: "Ben size Allah'ı anmanız gerekmez mi, dememiş miydim?" dedi.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
29Kalem · 29. ayet

قَالُوا۟ سُبْحَٰنَ رَبِّنَآ إِنَّا كُنَّا ظَٰلِمِينَ﴿٢٩﴾

"Rabbimizi tenzih ederiz; doğrusu biz yazık etmiştik" dediler.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
30Kalem · 30. ayet

فَأَقْبَلَ بَعْضُهُمْ عَلَىٰ بَعْضٍ يَتَلَٰوَمُونَ﴿٣٠﴾

Birbirlerini yermeye başladılar.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
31Kalem · 31. ayet

قَالُوا۟ يَٰوَيْلَنَآ إِنَّا كُنَّا طَٰغِينَ﴿٣١﴾

Sonra şöyle dediler: "Yazıklar olsun bize; doğrusu azgınlık edenlerdendik."
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
32Kalem · 32. ayet

عَسَىٰ رَبُّنَآ أَن يُبْدِلَنَا خَيْرًا مِّنْهَآ إِنَّآ إِلَىٰ رَبِّنَا رَٰغِبُونَ﴿٣٢﴾

"Belki Rabbimiz bize bundan daha iyisini verir; doğrusu artık, Rabbimizden dilemekteyiz."
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
33Kalem · 33. ayet

كَذَٰلِكَ ٱلْعَذَابُ وَلَعَذَابُ ٱلْـَٔاخِرَةِ أَكْبَرُ لَوْ كَانُوا۟ يَعْلَمُونَ﴿٣٣﴾

İşte azap böyledir; ama ahiret azabı daha büyüktür; keşke bilseler!
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
34Kalem · 34. ayet

إِنَّ لِلْمُتَّقِينَ عِندَ رَبِّهِمْ جَنَّٰتِ ٱلنَّعِيمِ﴿٣٤﴾

Allah'a karşı gelmekten sakınanlara, Rableri katında nimet cennetleri vardır.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
35Kalem · 35. ayet

أَفَنَجْعَلُ ٱلْمُسْلِمِينَ كَٱلْمُجْرِمِينَ﴿٣٥﴾

Kendilerini Allah'a vermiş olanları hiç suçlular gibi tutar mıyız?
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
36Kalem · 36. ayet

مَا لَكُمْ كَيْفَ تَحْكُمُونَ﴿٣٦﴾

Ne oluyorsunuz? Ne biçim hükmediyorsunuz?
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
37Kalem · 37. ayet

أَمْ لَكُمْ كِتَٰبٌ فِيهِ تَدْرُسُونَ﴿٣٧﴾

Yoksa okuduğunuz bir kitabınız mı var?
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
38Kalem · 38. ayet

إِنَّ لَكُمْ فِيهِ لَمَا تَخَيَّرُونَ﴿٣٨﴾

Seçtikleriniz herhalde orada olacaktır.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
19–38 / 52

Arapça metin: Tanzil Project · Meal, tefsir ve sürüm bilgileri

Kalem Suresi · Meal ve Tefsir | Online Vaaz