68. SURE · 52 AYET

Kalem Suresi

Yazı boyutu
17Kalem · 17. ayet

إِنَّا بَلَوْنَٰهُمْ كَمَا بَلَوْنَآ أَصْحَٰبَ ٱلْجَنَّةِ إِذْ أَقْسَمُوا۟ لَيَصْرِمُنَّهَا مُصْبِحِينَ﴿١٧﴾

Biz bunları, vaktiyle bahçe sahiplerini denediğimiz gibi denedik. Sahipleri daha sabah olmadan, bahçeyi devşireceklerine bir istisna payı bırakmaksızın yemin etmişlerdi.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
18Kalem · 18. ayet

وَلَا يَسْتَثْنُونَ﴿١٨﴾

Biz bunları, vaktiyle bahçe sahiplerini denediğimiz gibi denedik. Sahipleri daha sabah olmadan, bahçeyi devşireceklerine bir istisna payı bırakmaksızın yemin etmişlerdi.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
19Kalem · 19. ayet

فَطَافَ عَلَيْهَا طَآئِفٌ مِّن رَّبِّكَ وَهُمْ نَآئِمُونَ﴿١٩﴾

Ama onlar daha uykudayken Rabbinin katından gönderilen bir salgın o bahçeyi sarıvermişti de bahçe kapkara kesilmişti.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
20Kalem · 20. ayet

فَأَصْبَحَتْ كَٱلصَّرِيمِ﴿٢٠﴾

Ama onlar daha uykudayken Rabbinin katından gönderilen bir salgın o bahçeyi sarıvermişti de bahçe kapkara kesilmişti.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
21Kalem · 21. ayet

فَتَنَادَوْا۟ مُصْبِحِينَ﴿٢١﴾

Sabah erken: "Ürünlerinizi devşirecekseniz erken çıkın" diye birbirlerine seslendiler.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
22Kalem · 22. ayet

أَنِ ٱغْدُوا۟ عَلَىٰ حَرْثِكُمْ إِن كُنتُمْ صَٰرِمِينَ﴿٢٢﴾

Sabah erken: "Ürünlerinizi devşirecekseniz erken çıkın" diye birbirlerine seslendiler.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
23Kalem · 23. ayet

فَٱنطَلَقُوا۟ وَهُمْ يَتَخَٰفَتُونَ﴿٢٣﴾

"Bugün orada, hiçbir düşkün kimse yanımıza sokulmasın" diye gizli gizli konuşarak yürüyorlardı.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
24Kalem · 24. ayet

أَن لَّا يَدْخُلَنَّهَا ٱلْيَوْمَ عَلَيْكُم مِّسْكِينٌ﴿٢٤﴾

"Bugün orada, hiçbir düşkün kimse yanımıza sokulmasın" diye gizli gizli konuşarak yürüyorlardı.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
25Kalem · 25. ayet

وَغَدَوْا۟ عَلَىٰ حَرْدٍ قَٰدِرِينَ﴿٢٥﴾

Yoksullara yardım etmeye güçleri yeterken böyle konuşarak erkenden gittiler.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
26Kalem · 26. ayet

فَلَمَّا رَأَوْهَا قَالُوٓا۟ إِنَّا لَضَآلُّونَ﴿٢٦﴾

Bahçeyi gördüklerinde: "Herhalde yolumuzu şaşırmış olacağız; belki de biz yoksun bırakıldık" dediler.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
27Kalem · 27. ayet

بَلْ نَحْنُ مَحْرُومُونَ﴿٢٧﴾

Bahçeyi gördüklerinde: "Herhalde yolumuzu şaşırmış olacağız; belki de biz yoksun bırakıldık" dediler.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
28Kalem · 28. ayet

قَالَ أَوْسَطُهُمْ أَلَمْ أَقُل لَّكُمْ لَوْلَا تُسَبِّحُونَ﴿٢٨﴾

Ortancaları: "Ben size Allah'ı anmanız gerekmez mi, dememiş miydim?" dedi.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
29Kalem · 29. ayet

قَالُوا۟ سُبْحَٰنَ رَبِّنَآ إِنَّا كُنَّا ظَٰلِمِينَ﴿٢٩﴾

"Rabbimizi tenzih ederiz; doğrusu biz yazık etmiştik" dediler.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
30Kalem · 30. ayet

فَأَقْبَلَ بَعْضُهُمْ عَلَىٰ بَعْضٍ يَتَلَٰوَمُونَ﴿٣٠﴾

Birbirlerini yermeye başladılar.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
31Kalem · 31. ayet

قَالُوا۟ يَٰوَيْلَنَآ إِنَّا كُنَّا طَٰغِينَ﴿٣١﴾

Sonra şöyle dediler: "Yazıklar olsun bize; doğrusu azgınlık edenlerdendik."
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
32Kalem · 32. ayet

عَسَىٰ رَبُّنَآ أَن يُبْدِلَنَا خَيْرًا مِّنْهَآ إِنَّآ إِلَىٰ رَبِّنَا رَٰغِبُونَ﴿٣٢﴾

"Belki Rabbimiz bize bundan daha iyisini verir; doğrusu artık, Rabbimizden dilemekteyiz."
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
33Kalem · 33. ayet

كَذَٰلِكَ ٱلْعَذَابُ وَلَعَذَابُ ٱلْـَٔاخِرَةِ أَكْبَرُ لَوْ كَانُوا۟ يَعْلَمُونَ﴿٣٣﴾

İşte azap böyledir; ama ahiret azabı daha büyüktür; keşke bilseler!
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
34Kalem · 34. ayet

إِنَّ لِلْمُتَّقِينَ عِندَ رَبِّهِمْ جَنَّٰتِ ٱلنَّعِيمِ﴿٣٤﴾

Allah'a karşı gelmekten sakınanlara, Rableri katında nimet cennetleri vardır.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
35Kalem · 35. ayet

أَفَنَجْعَلُ ٱلْمُسْلِمِينَ كَٱلْمُجْرِمِينَ﴿٣٥﴾

Kendilerini Allah'a vermiş olanları hiç suçlular gibi tutar mıyız?
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
36Kalem · 36. ayet

مَا لَكُمْ كَيْفَ تَحْكُمُونَ﴿٣٦﴾

Ne oluyorsunuz? Ne biçim hükmediyorsunuz?
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
17–36 / 52

Arapça metin: Tanzil Project · Meal, tefsir ve sürüm bilgileri

Kalem Suresi · Meal ve Tefsir | Online Vaaz