ٱدْخُلُوهَا بِسَلَٰمٍ ذَٰلِكَ يَوْمُ ٱلْخُلُودِ﴿٣٤﴾
Onlara: "İşte bu cennet, Allah'a yönelen, O'nun buyruklarına riayet eden; görmediği Rahman'dan korkan, Allah'a yönelmiş bir kalble gelen sizlere, hepinize söz verilen yerdir. Oraya esenlikle girin; işte sonsuzluk günü budur" denir.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
Dinle Karşılaştır Tefsir Paylaş لَهُم مَّا يَشَآءُونَ فِيهَا وَلَدَيْنَا مَزِيدٌ﴿٣٥﴾
Orada dilediklerini bulurlar. Katımızda fazlası da vardır.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
Dinle Karşılaştır Tefsir Paylaş وَكَمْ أَهْلَكْنَا قَبْلَهُم مِّن قَرْنٍ هُمْ أَشَدُّ مِنْهُم بَطْشًا فَنَقَّبُوا۟ فِى ٱلْبِلَٰدِ هَلْ مِن مَّحِيصٍ﴿٣٦﴾
Bu inkarcılardan önce, kendilerinden daha kuvvetli olan, diyar diyar dolaşan nice nesilleri yok etmişizdir. Kurtuluşu var mı?
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
Dinle Karşılaştır Tefsir Paylaş إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَذِكْرَىٰ لِمَن كَانَ لَهُۥ قَلْبٌ أَوْ أَلْقَى ٱلسَّمْعَ وَهُوَ شَهِيدٌ﴿٣٧﴾
Doğrusu bunda, kalbi olana veya hazır bulunup kulak verene ders vardır.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
Dinle Karşılaştır Tefsir Paylaş وَلَقَدْ خَلَقْنَا ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضَ وَمَا بَيْنَهُمَا فِى سِتَّةِ أَيَّامٍ وَمَا مَسَّنَا مِن لُّغُوبٍ﴿٣٨﴾
And olsun ki, gökleri, yeri ve ikisinin arasında bulunanları altı günde yarattık ve Biz bir yorgunluk da duymadık.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
Dinle Karşılaştır Tefsir Paylaş فَٱصْبِرْ عَلَىٰ مَا يَقُولُونَ وَسَبِّحْ بِحَمْدِ رَبِّكَ قَبْلَ طُلُوعِ ٱلشَّمْسِ وَقَبْلَ ٱلْغُرُوبِ﴿٣٩﴾
Söylediklerine sabret; Rabbini, güneşin doğmasından önce ve batışından önce överek tesbih et.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
Dinle Karşılaştır Tefsir Paylaş وَمِنَ ٱلَّيْلِ فَسَبِّحْهُ وَأَدْبَٰرَ ٱلسُّجُودِ﴿٤٠﴾
Geceleyin ve secdelerin ardından O'nu tesbih et.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
Dinle Karşılaştır Tefsir Paylaş وَٱسْتَمِعْ يَوْمَ يُنَادِ ٱلْمُنَادِ مِن مَّكَانٍ قَرِيبٍ﴿٤١﴾
Bir çağırıcının yakın bir yerden çağıracağı güne kulak ver.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
Dinle Karşılaştır Tefsir Paylaş يَوْمَ يَسْمَعُونَ ٱلصَّيْحَةَ بِٱلْحَقِّ ذَٰلِكَ يَوْمُ ٱلْخُرُوجِ﴿٤٢﴾
O gün çığlığı gerçekten duyarlar; işte o, kabirden çıkış günüdür.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
Dinle Karşılaştır Tefsir Paylaş إِنَّا نَحْنُ نُحْىِۦ وَنُمِيتُ وَإِلَيْنَا ٱلْمَصِيرُ﴿٤٣﴾
Doğrusu Biz diriltiriz, Biz öldürürüz, dönüş Bize'dir.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
Dinle Karşılaştır Tefsir Paylaş يَوْمَ تَشَقَّقُ ٱلْأَرْضُ عَنْهُمْ سِرَاعًا ذَٰلِكَ حَشْرٌ عَلَيْنَا يَسِيرٌ﴿٤٤﴾
O gün, yer yarılır, onlar çabucak ayrılır; bu, Bize göre kolay bir toplamadır.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
Dinle Karşılaştır Tefsir Paylaş نَّحْنُ أَعْلَمُ بِمَا يَقُولُونَ وَمَآ أَنتَ عَلَيْهِم بِجَبَّارٍ فَذَكِّرْ بِٱلْقُرْءَانِ مَن يَخَافُ وَعِيدِ﴿٤٥﴾
Onların dediklerini Biz biliriz. Sen onların üzerinde bir zorba değilsin; söz verdiğim günden korkanlara Kuran'la öğüt ver.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
Dinle Karşılaştır Tefsir Paylaş