50. SURE · 45 AYET

Kâf Suresi

Yazı boyutu
28Kâf · 28. ayet

قَالَ لَا تَخْتَصِمُوا۟ لَدَىَّ وَقَدْ قَدَّمْتُ إِلَيْكُم بِٱلْوَعِيدِ﴿٢٨﴾

Allah: "Benim katımda çekişmeyin; size bunu önceden bildirmiştim. Benim katımda söz değişmez; Ben kullara asla zulmetmem" der.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
29Kâf · 29. ayet

مَا يُبَدَّلُ ٱلْقَوْلُ لَدَىَّ وَمَآ أَنَا۠ بِظَلَّٰمٍ لِّلْعَبِيدِ﴿٢٩﴾

Allah: "Benim katımda çekişmeyin; size bunu önceden bildirmiştim. Benim katımda söz değişmez; Ben kullara asla zulmetmem" der.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
30Kâf · 30. ayet

يَوْمَ نَقُولُ لِجَهَنَّمَ هَلِ ٱمْتَلَأْتِ وَتَقُولُ هَلْ مِن مَّزِيدٍ﴿٣٠﴾

O gün cehenneme: "Doldun mu?" deriz, o: "Daha var mı?" der.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
31Kâf · 31. ayet

وَأُزْلِفَتِ ٱلْجَنَّةُ لِلْمُتَّقِينَ غَيْرَ بَعِيدٍ﴿٣١﴾

Cennet, Allah'a karşı gelmekten sakınanlara yaklaştırılır, zaten uzakta değildir.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
32Kâf · 32. ayet

هَٰذَا مَا تُوعَدُونَ لِكُلِّ أَوَّابٍ حَفِيظٍ﴿٣٢﴾

Onlara: "İşte bu cennet, Allah'a yönelen, O'nun buyruklarına riayet eden; görmediği Rahman'dan korkan, Allah'a yönelmiş bir kalble gelen sizlere, hepinize söz verilen yerdir. Oraya esenlikle girin; işte sonsuzluk günü budur" denir.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
33Kâf · 33. ayet

مَّنْ خَشِىَ ٱلرَّحْمَٰنَ بِٱلْغَيْبِ وَجَآءَ بِقَلْبٍ مُّنِيبٍ﴿٣٣﴾

Onlara: "İşte bu cennet, Allah'a yönelen, O'nun buyruklarına riayet eden; görmediği Rahman'dan korkan, Allah'a yönelmiş bir kalble gelen sizlere, hepinize söz verilen yerdir. Oraya esenlikle girin; işte sonsuzluk günü budur" denir.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
34Kâf · 34. ayet

ٱدْخُلُوهَا بِسَلَٰمٍ ذَٰلِكَ يَوْمُ ٱلْخُلُودِ﴿٣٤﴾

Onlara: "İşte bu cennet, Allah'a yönelen, O'nun buyruklarına riayet eden; görmediği Rahman'dan korkan, Allah'a yönelmiş bir kalble gelen sizlere, hepinize söz verilen yerdir. Oraya esenlikle girin; işte sonsuzluk günü budur" denir.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
35Kâf · 35. ayet

لَهُم مَّا يَشَآءُونَ فِيهَا وَلَدَيْنَا مَزِيدٌ﴿٣٥﴾

Orada dilediklerini bulurlar. Katımızda fazlası da vardır.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
36Kâf · 36. ayet

وَكَمْ أَهْلَكْنَا قَبْلَهُم مِّن قَرْنٍ هُمْ أَشَدُّ مِنْهُم بَطْشًا فَنَقَّبُوا۟ فِى ٱلْبِلَٰدِ هَلْ مِن مَّحِيصٍ﴿٣٦﴾

Bu inkarcılardan önce, kendilerinden daha kuvvetli olan, diyar diyar dolaşan nice nesilleri yok etmişizdir. Kurtuluşu var mı?
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
37Kâf · 37. ayet

إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَذِكْرَىٰ لِمَن كَانَ لَهُۥ قَلْبٌ أَوْ أَلْقَى ٱلسَّمْعَ وَهُوَ شَهِيدٌ﴿٣٧﴾

Doğrusu bunda, kalbi olana veya hazır bulunup kulak verene ders vardır.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
38Kâf · 38. ayet

وَلَقَدْ خَلَقْنَا ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضَ وَمَا بَيْنَهُمَا فِى سِتَّةِ أَيَّامٍ وَمَا مَسَّنَا مِن لُّغُوبٍ﴿٣٨﴾

And olsun ki, gökleri, yeri ve ikisinin arasında bulunanları altı günde yarattık ve Biz bir yorgunluk da duymadık.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
39Kâf · 39. ayet

فَٱصْبِرْ عَلَىٰ مَا يَقُولُونَ وَسَبِّحْ بِحَمْدِ رَبِّكَ قَبْلَ طُلُوعِ ٱلشَّمْسِ وَقَبْلَ ٱلْغُرُوبِ﴿٣٩﴾

Söylediklerine sabret; Rabbini, güneşin doğmasından önce ve batışından önce överek tesbih et.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
40Kâf · 40. ayet

وَمِنَ ٱلَّيْلِ فَسَبِّحْهُ وَأَدْبَٰرَ ٱلسُّجُودِ﴿٤٠﴾

Geceleyin ve secdelerin ardından O'nu tesbih et.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
41Kâf · 41. ayet

وَٱسْتَمِعْ يَوْمَ يُنَادِ ٱلْمُنَادِ مِن مَّكَانٍ قَرِيبٍ﴿٤١﴾

Bir çağırıcının yakın bir yerden çağıracağı güne kulak ver.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
42Kâf · 42. ayet

يَوْمَ يَسْمَعُونَ ٱلصَّيْحَةَ بِٱلْحَقِّ ذَٰلِكَ يَوْمُ ٱلْخُرُوجِ﴿٤٢﴾

O gün çığlığı gerçekten duyarlar; işte o, kabirden çıkış günüdür.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
43Kâf · 43. ayet

إِنَّا نَحْنُ نُحْىِۦ وَنُمِيتُ وَإِلَيْنَا ٱلْمَصِيرُ﴿٤٣﴾

Doğrusu Biz diriltiriz, Biz öldürürüz, dönüş Bize'dir.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
44Kâf · 44. ayet

يَوْمَ تَشَقَّقُ ٱلْأَرْضُ عَنْهُمْ سِرَاعًا ذَٰلِكَ حَشْرٌ عَلَيْنَا يَسِيرٌ﴿٤٤﴾

O gün, yer yarılır, onlar çabucak ayrılır; bu, Bize göre kolay bir toplamadır.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
45Kâf · 45. ayet

نَّحْنُ أَعْلَمُ بِمَا يَقُولُونَ وَمَآ أَنتَ عَلَيْهِم بِجَبَّارٍ فَذَكِّرْ بِٱلْقُرْءَانِ مَن يَخَافُ وَعِيدِ﴿٤٥﴾

Onların dediklerini Biz biliriz. Sen onların üzerinde bir zorba değilsin; söz verdiğim günden korkanlara Kuran'la öğüt ver.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
28–45 / 45

Arapça metin: Tanzil Project · Meal, tefsir ve sürüm bilgileri

Kâf Suresi · Meal ve Tefsir | Online Vaaz