وَأَذِنَتْ لِرَبِّهَا وَحُقَّتْ﴿٥﴾
Yer düzeltilip, içinde olanları dışarı atarak boşaldığı zaman ve yer Rabbine boyun eğdiği zaman, ki yer boyun eğecektir
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
يَٰٓأَيُّهَا ٱلْإِنسَٰنُ إِنَّكَ كَادِحٌ إِلَىٰ رَبِّكَ كَدْحًا فَمُلَٰقِيهِ﴿٦﴾
Ey insanoğlu! Sen Rabbine kavuşuncaya kadar çalışıp çabalarsın, sonunda O'na kavuşacaksın.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
فَأَمَّا مَنْ أُوتِىَ كِتَٰبَهُۥ بِيَمِينِهِۦ﴿٧﴾
Amel defteri kendisine sağından verilen kimse, kolay geçireceği bir hesaba çekilir ve arkadaşlarının yanına sevinçle döner.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
فَسَوْفَ يُحَاسَبُ حِسَابًا يَسِيرًا﴿٨﴾
Amel defteri kendisine sağından verilen kimse, kolay geçireceği bir hesaba çekilir ve arkadaşlarının yanına sevinçle döner.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
وَيَنقَلِبُ إِلَىٰٓ أَهْلِهِۦ مَسْرُورًا﴿٩﴾
Amel defteri kendisine sağından verilen kimse, kolay geçireceği bir hesaba çekilir ve arkadaşlarının yanına sevinçle döner.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
وَأَمَّا مَنْ أُوتِىَ كِتَٰبَهُۥ وَرَآءَ ظَهْرِهِۦ﴿١٠﴾
Ama amel defteri kendisine arkasından verilen kimse: "Mahvoldum" diye bağırır ve çılgın alevli cehenneme girer.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
فَسَوْفَ يَدْعُوا۟ ثُبُورًا﴿١١﴾
Ama amel defteri kendisine arkasından verilen kimse: "Mahvoldum" diye bağırır ve çılgın alevli cehenneme girer.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
وَيَصْلَىٰ سَعِيرًا﴿١٢﴾
Ama amel defteri kendisine arkasından verilen kimse: "Mahvoldum" diye bağırır ve çılgın alevli cehenneme girer.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
إِنَّهُۥ كَانَ فِىٓ أَهْلِهِۦ مَسْرُورًا﴿١٣﴾
Çünkü o, dünyada, adamlarının yanında iken zevk içindeydi.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
إِنَّهُۥ ظَنَّ أَن لَّن يَحُورَ﴿١٤﴾
Zira; o, bir daha dirilip dönmeyeceğini sanmıştı.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
بَلَىٰٓ إِنَّ رَبَّهُۥ كَانَ بِهِۦ بَصِيرًا﴿١٥﴾
Bilin ki, Rabbi onu şüphesiz görmekteydi.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
فَلَآ أُقْسِمُ بِٱلشَّفَقِ﴿١٦﴾
Akşamın alaca karanlığına and olsun;
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
وَٱلَّيْلِ وَمَا وَسَقَ﴿١٧﴾
Geceye ve gecenin içinde olan şeylere and olsun;
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
وَٱلْقَمَرِ إِذَا ٱتَّسَقَ﴿١٨﴾
Dolunay halindeki aya and olsun ki:
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
لَتَرْكَبُنَّ طَبَقًا عَن طَبَقٍ﴿١٩﴾
Şüphesiz siz bir durumdan diğerine uğratılacaksınız. (tabakadan tabakaya bineceksiniz)
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
فَمَا لَهُمْ لَا يُؤْمِنُونَ﴿٢٠﴾
Onlara ne oluyor da inanmıyorlar?
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
وَإِذَا قُرِئَ عَلَيْهِمُ ٱلْقُرْءَانُ لَا يَسْجُدُونَ﴿٢١﴾
Onlara Kuran okunduğu zaman neden secde etmiyorlar?
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
بَلِ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ يُكَذِّبُونَ﴿٢٢﴾
Aksine, inkarcılar yalanlıyorlar.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
وَٱللَّهُ أَعْلَمُ بِمَا يُوعُونَ﴿٢٣﴾
Oysa, Allah, onların sakladıklarını çok iyi bilir.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
فَبَشِّرْهُم بِعَذَابٍ أَلِيمٍ﴿٢٤﴾
Onlara can yakıcı azabı müjde et.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil