كِرَامًا كَٰتِبِينَ﴿١١﴾
Oysa, yaptıklarınızı bilen değerli yazıcılar sizi gözetlemektedirler.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
يَعْلَمُونَ مَا تَفْعَلُونَ﴿١٢﴾
Oysa, yaptıklarınızı bilen değerli yazıcılar sizi gözetlemektedirler.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
إِنَّ ٱلْأَبْرَارَ لَفِى نَعِيمٍ﴿١٣﴾
İyiler şüphesiz nimet içindedirler.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
وَإِنَّ ٱلْفُجَّارَ لَفِى جَحِيمٍ﴿١٤﴾
Allah'ın buyruğundan çıkanlar cehennemdedirler.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
يَصْلَوْنَهَا يَوْمَ ٱلدِّينِ﴿١٥﴾
Din Günü oraya girerler.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
وَمَا هُمْ عَنْهَا بِغَآئِبِينَ﴿١٦﴾
Oradan bir daha ayrılamazlar.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
وَمَآ أَدْرَىٰكَ مَا يَوْمُ ٱلدِّينِ﴿١٧﴾
Din gününün ne olduğunu sen nereden bilirsin?
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
ثُمَّ مَآ أَدْرَىٰكَ مَا يَوْمُ ٱلدِّينِ﴿١٨﴾
Evet, din gününün ne olduğunu nereden bileceksin?
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
يَوْمَ لَا تَمْلِكُ نَفْسٌ لِّنَفْسٍ شَيْـًٔا وَٱلْأَمْرُ يَوْمَئِذٍ لِّلَّهِ﴿١٩﴾
O gün, kimsenin kimseye hiçbir fayda sağlamayacağı bir gündür. O gün buyruk, yalnız Allah'ındır.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil