15. SURE · 99 AYET

Hicr Suresi

Yazı boyutu
33Hicr · 33. ayet

قَالَ لَمْ أَكُن لِّأَسْجُدَ لِبَشَرٍ خَلَقْتَهُۥ مِن صَلْصَٰلٍ مِّنْ حَمَإٍ مَّسْنُونٍ﴿٣٣﴾

O: "Balçıktan, işlenebilen kara topraktan yarattığın insana secde edemem" dedi.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
34Hicr · 34. ayet

قَالَ فَٱخْرُجْ مِنْهَا فَإِنَّكَ رَجِيمٌ﴿٣٤﴾

"Öyleyse defol oradan, sen artık kovulmuş birisin. Doğrusu hesap gününe kadar lanet sanadır" dedi.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
35Hicr · 35. ayet

وَإِنَّ عَلَيْكَ ٱللَّعْنَةَ إِلَىٰ يَوْمِ ٱلدِّينِ﴿٣٥﴾

"Öyleyse defol oradan, sen artık kovulmuş birisin. Doğrusu hesap gününe kadar lanet sanadır" dedi.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
36Hicr · 36. ayet

قَالَ رَبِّ فَأَنظِرْنِىٓ إِلَىٰ يَوْمِ يُبْعَثُونَ﴿٣٦﴾

"Rabbim! Beni hiç olmazsa, tekrar dirilecekleri güne kadar ertele" dedi.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
37Hicr · 37. ayet

قَالَ فَإِنَّكَ مِنَ ٱلْمُنظَرِينَ﴿٣٧﴾

Allah: "Sen, bilinen gün gelene kadar bırakılanlardansın" dedi.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
38Hicr · 38. ayet

إِلَىٰ يَوْمِ ٱلْوَقْتِ ٱلْمَعْلُومِ﴿٣٨﴾

Allah: "Sen, bilinen gün gelene kadar bırakılanlardansın" dedi.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
39Hicr · 39. ayet

قَالَ رَبِّ بِمَآ أَغْوَيْتَنِى لَأُزَيِّنَنَّ لَهُمْ فِى ٱلْأَرْضِ وَلَأُغْوِيَنَّهُمْ أَجْمَعِينَ﴿٣٩﴾

"Rabbim! Beni saptırdığın için, and olsun ki yeryüzünde fenalıkları onlara güzel göstereceğim; halis kıldığın kulların bir yana, onların hepsini saptıracağım" dedi.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
40Hicr · 40. ayet

إِلَّا عِبَادَكَ مِنْهُمُ ٱلْمُخْلَصِينَ﴿٤٠﴾

"Rabbim! Beni saptırdığın için, and olsun ki yeryüzünde fenalıkları onlara güzel göstereceğim; halis kıldığın kulların bir yana, onların hepsini saptıracağım" dedi.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
41Hicr · 41. ayet

قَالَ هَٰذَا صِرَٰطٌ عَلَىَّ مُسْتَقِيمٌ﴿٤١﴾

'Allah şöyle dedi: "Benim gerekli kıldığım dosdoğru yol budur; kullarımın üzerinde senin bir nüfuzun olamaz. Ancak sana uyan sapıklar bunun dışındadır."
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
42Hicr · 42. ayet

إِنَّ عِبَادِى لَيْسَ لَكَ عَلَيْهِمْ سُلْطَٰنٌ إِلَّا مَنِ ٱتَّبَعَكَ مِنَ ٱلْغَاوِينَ﴿٤٢﴾

'Allah şöyle dedi: "Benim gerekli kıldığım dosdoğru yol budur; kullarımın üzerinde senin bir nüfuzun olamaz. Ancak sana uyan sapıklar bunun dışındadır."
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
43Hicr · 43. ayet

وَإِنَّ جَهَنَّمَ لَمَوْعِدُهُمْ أَجْمَعِينَ﴿٤٣﴾

"Ve Cehennem onların hepsinin toplanacağı yerdir."
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
44Hicr · 44. ayet

لَهَا سَبْعَةُ أَبْوَٰبٍ لِّكُلِّ بَابٍ مِّنْهُمْ جُزْءٌ مَّقْسُومٌ﴿٤٤﴾

O cehennemin yedi kapısı olup, her kapıdan onların girecekleri ayrılmış bir kısım vardır.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
45Hicr · 45. ayet

إِنَّ ٱلْمُتَّقِينَ فِى جَنَّٰتٍ وَعُيُونٍ﴿٤٥﴾

Allah'a karşı gelmekten sakınanlar ise, cennetlerde, pınar başlarındadırlar.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
46Hicr · 46. ayet

ٱدْخُلُوهَا بِسَلَٰمٍ ءَامِنِينَ﴿٤٦﴾

"Oraya güven içinde, esenlikle girin" denilir.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
47Hicr · 47. ayet

وَنَزَعْنَا مَا فِى صُدُورِهِم مِّنْ غِلٍّ إِخْوَٰنًا عَلَىٰ سُرُرٍ مُّتَقَٰبِلِينَ﴿٤٧﴾

Biz onların gönüllerinde olan kini çıkardık, artık onlar sedirler üzerinde karşılıklı oturan kardeşlerdir.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
48Hicr · 48. ayet

لَا يَمَسُّهُمْ فِيهَا نَصَبٌ وَمَا هُم مِّنْهَا بِمُخْرَجِينَ﴿٤٨﴾

Onlar orada bir yorgunluk hissetmezler. Oradan çıkarılacak da değillerdir.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
49Hicr · 49. ayet

نَبِّئْ عِبَادِىٓ أَنِّىٓ أَنَا ٱلْغَفُورُ ٱلرَّحِيمُ﴿٤٩﴾

Kullarıma Benim bağışlayan, merhamet eden olduğumu, azabımın can yakıcı bir azap olduğunu haber ver.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
50Hicr · 50. ayet

وَأَنَّ عَذَابِى هُوَ ٱلْعَذَابُ ٱلْأَلِيمُ﴿٥٠﴾

Kullarıma Benim bağışlayan, merhamet eden olduğumu, azabımın can yakıcı bir azap olduğunu haber ver.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
51Hicr · 51. ayet

وَنَبِّئْهُمْ عَن ضَيْفِ إِبْرَٰهِيمَ﴿٥١﴾

Onlara İbrahim'in konuklarını da anlat:
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
52Hicr · 52. ayet

إِذْ دَخَلُوا۟ عَلَيْهِ فَقَالُوا۟ سَلَٰمًا قَالَ إِنَّا مِنكُمْ وَجِلُونَ﴿٥٢﴾

İbrahim'in yanına girdiklerinde selam vermişlerdi. O: "Doğrusu biz sizden korkuyoruz" demişti de: "Korkma, biz sana, bilgin bir oğlun olacağını müjdelemeye geldik" demişlerdi.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
33–52 / 99

Arapça metin: Tanzil Project · Meal, tefsir ve sürüm bilgileri

Hicr Suresi · Meal ve Tefsir | Online Vaaz