69. SURE · 52 AYET

Hâkka Suresi

Yazı boyutu
6Hâkka · 6. ayet

وَأَمَّا عَادٌ فَأُهْلِكُوا۟ بِرِيحٍ صَرْصَرٍ عَاتِيَةٍ﴿٦﴾

Ad milleti de bu yüzden önünde durulmaz, dondurucu bir rüzgarla yok edildi.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
7Hâkka · 7. ayet

سَخَّرَهَا عَلَيْهِمْ سَبْعَ لَيَالٍ وَثَمَٰنِيَةَ أَيَّامٍ حُسُومًا فَتَرَى ٱلْقَوْمَ فِيهَا صَرْعَىٰ كَأَنَّهُمْ أَعْجَازُ نَخْلٍ خَاوِيَةٍ﴿٧﴾

Allah onların kökünü kesmek üzere, üzerlerine o rüzgarı yedi gece sekiz gün, estirdi. Halkın, kökünden çıkarılmış hurma kütükleri gibi yere yıkıldıklarını görürsün.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
8Hâkka · 8. ayet

فَهَلْ تَرَىٰ لَهُم مِّنۢ بَاقِيَةٍ﴿٨﴾

Onlardan arda kalmış bir şey görür müsün?
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
9Hâkka · 9. ayet

وَجَآءَ فِرْعَوْنُ وَمَن قَبْلَهُۥ وَٱلْمُؤْتَفِكَٰتُ بِٱلْخَاطِئَةِ﴿٩﴾

Firavun, ondan öncekiler ve alt üst olmuş kasabalarda oturanlar da suç işlemişlerdi.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
10Hâkka · 10. ayet

فَعَصَوْا۟ رَسُولَ رَبِّهِمْ فَأَخَذَهُمْ أَخْذَةً رَّابِيَةً﴿١٠﴾

Rabbinin peygamberine baş kaldırmışlardı. Bunun üzerine Rableri onları şiddeti arttıkça artan bir şekilde yakaladı.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
11Hâkka · 11. ayet

إِنَّا لَمَّا طَغَا ٱلْمَآءُ حَمَلْنَٰكُمْ فِى ٱلْجَارِيَةِ﴿١١﴾

Su taştığı vakit, size bir ibret olmak üzere, anlayışlı kulaklar anlasın diye süzülen gemide, sizi Biz taşımışızdır.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
12Hâkka · 12. ayet

لِنَجْعَلَهَا لَكُمْ تَذْكِرَةً وَتَعِيَهَآ أُذُنٌ وَٰعِيَةٌ﴿١٢﴾

Su taştığı vakit, size bir ibret olmak üzere, anlayışlı kulaklar anlasın diye süzülen gemide, sizi Biz taşımışızdır.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
13Hâkka · 13. ayet

فَإِذَا نُفِخَ فِى ٱلصُّورِ نَفْخَةٌ وَٰحِدَةٌ﴿١٣﴾

Sura bir üfürüş üfürüldüğü, yer ve dağlar kaldırılıp bir vuruşla birbirine çarpıldığı zaman, işte o gün olacak olur, kıyamet kopar.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
14Hâkka · 14. ayet

وَحُمِلَتِ ٱلْأَرْضُ وَٱلْجِبَالُ فَدُكَّتَا دَكَّةً وَٰحِدَةً﴿١٤﴾

Sura bir üfürüş üfürüldüğü, yer ve dağlar kaldırılıp bir vuruşla birbirine çarpıldığı zaman, işte o gün olacak olur, kıyamet kopar.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
15Hâkka · 15. ayet

فَيَوْمَئِذٍ وَقَعَتِ ٱلْوَاقِعَةُ﴿١٥﴾

Sura bir üfürüş üfürüldüğü, yer ve dağlar kaldırılıp bir vuruşla birbirine çarpıldığı zaman, işte o gün olacak olur, kıyamet kopar.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
16Hâkka · 16. ayet

وَٱنشَقَّتِ ٱلسَّمَآءُ فَهِىَ يَوْمَئِذٍ وَاهِيَةٌ﴿١٦﴾

Gök yarılır; o gün düzeni bozulur.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
17Hâkka · 17. ayet

وَٱلْمَلَكُ عَلَىٰٓ أَرْجَآئِهَا وَيَحْمِلُ عَرْشَ رَبِّكَ فَوْقَهُمْ يَوْمَئِذٍ ثَمَٰنِيَةٌ﴿١٧﴾

Melekler onun çevresindedirler; o gün Rabbinin arşını onlardan başka sekiz tanesi yüklenir.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
18Hâkka · 18. ayet

يَوْمَئِذٍ تُعْرَضُونَ لَا تَخْفَىٰ مِنكُمْ خَافِيَةٌ﴿١٨﴾

O gün siz huzura alınırsınız, hiçbir şeyiniz gizli kalmaz.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
19Hâkka · 19. ayet

فَأَمَّا مَنْ أُوتِىَ كِتَٰبَهُۥ بِيَمِينِهِۦ فَيَقُولُ هَآؤُمُ ٱقْرَءُوا۟ كِتَٰبِيَهْ﴿١٩﴾

Kitabı sağından verilen; "Alın, kitabımı okuyun, doğrusu bir hesaplaşma ile karşılaşacağımı umuyordum" der.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
20Hâkka · 20. ayet

إِنِّى ظَنَنتُ أَنِّى مُلَٰقٍ حِسَابِيَهْ﴿٢٠﴾

Kitabı sağından verilen; "Alın, kitabımı okuyun, doğrusu bir hesaplaşma ile karşılaşacağımı umuyordum" der.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
21Hâkka · 21. ayet

فَهُوَ فِى عِيشَةٍ رَّاضِيَةٍ﴿٢١﴾

Artık o, meyveleri sarkmış, yüksek bir bahçede, hoş bir yaşayış içindedir.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
22Hâkka · 22. ayet

فِى جَنَّةٍ عَالِيَةٍ﴿٢٢﴾

Artık o, meyveleri sarkmış, yüksek bir bahçede, hoş bir yaşayış içindedir.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
23Hâkka · 23. ayet

قُطُوفُهَا دَانِيَةٌ﴿٢٣﴾

Artık o, meyveleri sarkmış, yüksek bir bahçede, hoş bir yaşayış içindedir.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
24Hâkka · 24. ayet

كُلُوا۟ وَٱشْرَبُوا۟ هَنِيٓـًٔۢا بِمَآ أَسْلَفْتُمْ فِى ٱلْأَيَّامِ ٱلْخَالِيَةِ﴿٢٤﴾

Onlara şöyle denir: "Geçmiş günlerde, peşinen işlediklerinize karşılık afiyetle yiyiniz içiniz."
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
25Hâkka · 25. ayet

وَأَمَّا مَنْ أُوتِىَ كِتَٰبَهُۥ بِشِمَالِهِۦ فَيَقُولُ يَٰلَيْتَنِى لَمْ أُوتَ كِتَٰبِيَهْ﴿٢٥﴾

Fakat kitabı kendisine solundan verilen kimse: "Kitabım keşke bana verilmeseydi; keşke hesabımın ne olduğunu bilmeseydim; bu iş keşke son bulmuş olsaydı; malım bana fayda vermedi; gücüm de kalmadı" der.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
6–25 / 52

Arapça metin: Tanzil Project · Meal, tefsir ve sürüm bilgileri

Hâkka Suresi · Meal ve Tefsir | Online Vaaz