21. SURE · 112 AYET

Enbiyâ Suresi

Yazı boyutu
100Enbiyâ · 100. ayet

لَهُمْ فِيهَا زَفِيرٌ وَهُمْ فِيهَا لَا يَسْمَعُونَ﴿١٠٠﴾

Orada onlara ah etmek vardır; birşey de işitemezler.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
101Enbiyâ · 101. ayet

إِنَّ ٱلَّذِينَ سَبَقَتْ لَهُم مِّنَّا ٱلْحُسْنَىٰٓ أُو۟لَٰٓئِكَ عَنْهَا مُبْعَدُونَ﴿١٠١﴾

Yaptıklarına karşılık katımızdan kendileri için iyi şeyler yazılmış olanlar, işte onlar cehennemden uzak tutulanlardır.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
102Enbiyâ · 102. ayet

لَا يَسْمَعُونَ حَسِيسَهَا وَهُمْ فِى مَا ٱشْتَهَتْ أَنفُسُهُمْ خَٰلِدُونَ﴿١٠٢﴾

Cehennemin uğultusunu duymazlar. Canlarının istediği şeyler içinde temelli kalırlar.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
103Enbiyâ · 103. ayet

لَا يَحْزُنُهُمُ ٱلْفَزَعُ ٱلْأَكْبَرُ وَتَتَلَقَّىٰهُمُ ٱلْمَلَٰٓئِكَةُ هَٰذَا يَوْمُكُمُ ٱلَّذِى كُنتُمْ تُوعَدُونَ﴿١٠٣﴾

En büyük korku bile onları üzmez; kendilerini melekler: "Size söz verilen gün işte bugündür" diye karşılarlar.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
104Enbiyâ · 104. ayet

يَوْمَ نَطْوِى ٱلسَّمَآءَ كَطَىِّ ٱلسِّجِلِّ لِلْكُتُبِ كَمَا بَدَأْنَآ أَوَّلَ خَلْقٍ نُّعِيدُهُۥ وَعْدًا عَلَيْنَآ إِنَّا كُنَّا فَٰعِلِينَ﴿١٠٤﴾

Göğü, kitap dürer gibi dürdüğümüz zaman, yaratmaya ilk başladığımız gibi katımızdan verilmiş bir söz olarak onu tekrar var edeceğiz. Doğrusu Biz yaparız.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
105Enbiyâ · 105. ayet

وَلَقَدْ كَتَبْنَا فِى ٱلزَّبُورِ مِنۢ بَعْدِ ٱلذِّكْرِ أَنَّ ٱلْأَرْضَ يَرِثُهَا عِبَادِىَ ٱلصَّٰلِحُونَ﴿١٠٥﴾

And olsun ki, Tevrat'tan sonra Zebur'da da yeryüzüne ancak iyi kullarımın mirasçı olduğunu yazmıştık.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
106Enbiyâ · 106. ayet

إِنَّ فِى هَٰذَا لَبَلَٰغًا لِّقَوْمٍ عَٰبِدِينَ﴿١٠٦﴾

Doğrusu bu Kuran'da, kulluk eden kimselere bildiri vardır.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
107Enbiyâ · 107. ayet

وَمَآ أَرْسَلْنَٰكَ إِلَّا رَحْمَةً لِّلْعَٰلَمِينَ﴿١٠٧﴾

Biz seni ancak alemlere rahmet olarak gönderdik.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
108Enbiyâ · 108. ayet

قُلْ إِنَّمَا يُوحَىٰٓ إِلَىَّ أَنَّمَآ إِلَٰهُكُمْ إِلَٰهٌ وَٰحِدٌ فَهَلْ أَنتُم مُّسْلِمُونَ﴿١٠٨﴾

De ki: "Doğrusu tanrınızın tek bir Tanrı olduğu bana şüphesiz vahyolundu. Artık müslüman olacak mısınız?"
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
109Enbiyâ · 109. ayet

فَإِن تَوَلَّوْا۟ فَقُلْ ءَاذَنتُكُمْ عَلَىٰ سَوَآءٍ وَإِنْ أَدْرِىٓ أَقَرِيبٌ أَم بَعِيدٌ مَّا تُوعَدُونَ﴿١٠٩﴾

Eğer yüz çevirirlerse, de ki: "Size düpedüz açıkladım; tehdit olunduğunuz şeyin yakın mı uzak mı olduğunu bilmem."
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
110Enbiyâ · 110. ayet

إِنَّهُۥ يَعْلَمُ ٱلْجَهْرَ مِنَ ٱلْقَوْلِ وَيَعْلَمُ مَا تَكْتُمُونَ﴿١١٠﴾

"Doğrusu O, açığa vurulan sözü de bilir, gizlediklerinizi de bilir."
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
111Enbiyâ · 111. ayet

وَإِنْ أَدْرِى لَعَلَّهُۥ فِتْنَةٌ لَّكُمْ وَمَتَٰعٌ إِلَىٰ حِينٍ﴿١١١﴾

"Bilmem; belki bu gecikme sizi denemek ve bir süreye kadar geçindirmek içindir."
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
112Enbiyâ · 112. ayet

قَٰلَ رَبِّ ٱحْكُم بِٱلْحَقِّ وَرَبُّنَا ٱلرَّحْمَٰنُ ٱلْمُسْتَعَانُ عَلَىٰ مَا تَصِفُونَ﴿١١٢﴾

Peygamber: "Rabbim! Aramızda gerçekle hükmet, anlattıklarınıza karşı ancak Rahman olan Rabbimizden yardım istenir" dedi.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
100–112 / 112

Arapça metin: Tanzil Project · Meal, tefsir ve sürüm bilgileri

Enbiyâ Suresi · Meal ve Tefsir | Online Vaaz