فَكُّ رَقَبَةٍ﴿١٣﴾
O geçit, bir köle ve esir azadetmek,
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
أَوْ إِطْعَٰمٌ فِى يَوْمٍ ذِى مَسْغَبَةٍ﴿١٤﴾
Yahut, açlık gününde, yakını olan bir öksüzü, yahut toprağa serilmiş bir yoksulu doyurmaktır.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
يَتِيمًا ذَا مَقْرَبَةٍ﴿١٥﴾
Yahut, açlık gününde, yakını olan bir öksüzü, yahut toprağa serilmiş bir yoksulu doyurmaktır.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
أَوْ مِسْكِينًا ذَا مَتْرَبَةٍ﴿١٦﴾
Yahut, açlık gününde, yakını olan bir öksüzü, yahut toprağa serilmiş bir yoksulu doyurmaktır.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
ثُمَّ كَانَ مِنَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَتَوَاصَوْا۟ بِٱلصَّبْرِ وَتَوَاصَوْا۟ بِٱلْمَرْحَمَةِ﴿١٧﴾
Sonra, inanıp birbirlerine sabır tavsiye edenlerden, merhametlilerden olmayı tavsiye edenlerden olmaktır.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
أُو۟لَٰٓئِكَ أَصْحَٰبُ ٱلْمَيْمَنَةِ﴿١٨﴾
İşte bunlar amel defterleri sağdan verilenlerdir.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
وَٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ بِـَٔايَٰتِنَا هُمْ أَصْحَٰبُ ٱلْمَشْـَٔمَةِ﴿١٩﴾
Ayetlerimizi inkar edenler, işte onlar amel defterleri sollarından verilenlerdir.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
عَلَيْهِمْ نَارٌ مُّؤْصَدَةٌۢ﴿٢٠﴾
Onlar her yönden ateşle kapatılacaklardır.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil