أَوْ أَمَرَ بِٱلتَّقْوَىٰٓ﴿١٢﴾
Söyle bakalım, o kul doğru yolda giden veya Allah'a karşı gelmekten sakınmayı buyuran bir kimse olsun; veya söyle, yalanlayıp yüz çeviren birisi olsun
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
أَرَءَيْتَ إِن كَذَّبَ وَتَوَلَّىٰٓ﴿١٣﴾
Söyle bakalım, o kul doğru yolda giden veya Allah'a karşı gelmekten sakınmayı buyuran bir kimse olsun; veya söyle, yalanlayıp yüz çeviren birisi olsun
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
أَلَمْ يَعْلَم بِأَنَّ ٱللَّهَ يَرَىٰ﴿١٤﴾
Allah'ın her şeyi görmekte olduğunu bilmez mi?
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
كَلَّا لَئِن لَّمْ يَنتَهِ لَنَسْفَعًۢا بِٱلنَّاصِيَةِ﴿١٥﴾
Ama bundan vazgeçmezse, and olsun ki, onu perçeminden,
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
نَاصِيَةٍ كَٰذِبَةٍ خَاطِئَةٍ﴿١٦﴾
Yalancı ve günahkar perçeminden cehenneme sürükleriz.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
فَلْيَدْعُ نَادِيَهُۥ﴿١٧﴾
O zaman, kafadarlarını çağırsın,
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
سَنَدْعُ ٱلزَّبَانِيَةَ﴿١٨﴾
Biz de zebanileri çağıracağız.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
كَلَّا لَا تُطِعْهُ وَٱسْجُدْ وَٱقْتَرِب﴿١٩﴾
Sakın ona uyma; sen secde et, Rabbine yaklaş.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil