وَعِنَبًا وَقَضْبًا﴿٢٨﴾
Sonra yeryüzünü iyice yarmakta ve orada taneli ekinler, üzümler, sebzeler, zeytin, hurma ağaçları ve bahçelerde koca koca ağaçlı meyveler ve çayırlar bitirmekteyiz.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
Dinle Karşılaştır Tefsir Paylaş وَزَيْتُونًا وَنَخْلًا﴿٢٩﴾
Sonra yeryüzünü iyice yarmakta ve orada taneli ekinler, üzümler, sebzeler, zeytin, hurma ağaçları ve bahçelerde koca koca ağaçlı meyveler ve çayırlar bitirmekteyiz.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
Dinle Karşılaştır Tefsir Paylaş وَحَدَآئِقَ غُلْبًا﴿٣٠﴾
Sonra yeryüzünü iyice yarmakta ve orada taneli ekinler, üzümler, sebzeler, zeytin, hurma ağaçları ve bahçelerde koca koca ağaçlı meyveler ve çayırlar bitirmekteyiz.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
Dinle Karşılaştır Tefsir Paylaş وَفَٰكِهَةً وَأَبًّا﴿٣١﴾
Sonra yeryüzünü iyice yarmakta ve orada taneli ekinler, üzümler, sebzeler, zeytin, hurma ağaçları ve bahçelerde koca koca ağaçlı meyveler ve çayırlar bitirmekteyiz.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
Dinle Karşılaştır Tefsir Paylaş مَّتَٰعًا لَّكُمْ وَلِأَنْعَٰمِكُمْ﴿٣٢﴾
Bunlar sizin ve hayvanlarınız için geçimliktir.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
Dinle Karşılaştır Tefsir Paylaş فَإِذَا جَآءَتِ ٱلصَّآخَّةُ﴿٣٣﴾
O muazzam gürültü, kıyamet kopup geldiği zaman;
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
Dinle Karşılaştır Tefsir Paylaş يَوْمَ يَفِرُّ ٱلْمَرْءُ مِنْ أَخِيهِ﴿٣٤﴾
O gün, kişi kardeşinden, annesinden, babasından, karısından ve oğullarından, kaçar.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
Dinle Karşılaştır Tefsir Paylaş وَأُمِّهِۦ وَأَبِيهِ﴿٣٥﴾
O gün, kişi kardeşinden, annesinden, babasından, karısından ve oğullarından, kaçar.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
Dinle Karşılaştır Tefsir Paylaş وَصَٰحِبَتِهِۦ وَبَنِيهِ﴿٣٦﴾
O gün, kişi kardeşinden, annesinden, babasından, karısından ve oğullarından, kaçar.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
Dinle Karşılaştır Tefsir Paylaş لِكُلِّ ٱمْرِئٍ مِّنْهُمْ يَوْمَئِذٍ شَأْنٌ يُغْنِيهِ﴿٣٧﴾
O gün, herkesin kendine yeter derdi vardır.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
Dinle Karşılaştır Tefsir Paylaş وُجُوهٌ يَوْمَئِذٍ مُّسْفِرَةٌ﴿٣٨﴾
O gün bir takım yüzler aydınlıktır, gülmekte ve sevinmektedir.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
Dinle Karşılaştır Tefsir Paylaş ضَاحِكَةٌ مُّسْتَبْشِرَةٌ﴿٣٩﴾
O gün bir takım yüzler aydınlıktır, gülmekte ve sevinmektedir.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
Dinle Karşılaştır Tefsir Paylaş وَوُجُوهٌ يَوْمَئِذٍ عَلَيْهَا غَبَرَةٌ﴿٤٠﴾
O gün birtakım yüzler de tozlanmış ve onları karanlık bürümüştür.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
Dinle Karşılaştır Tefsir Paylaş تَرْهَقُهَا قَتَرَةٌ﴿٤١﴾
O gün birtakım yüzler de tozlanmış ve onları karanlık bürümüştür.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
Dinle Karşılaştır Tefsir Paylaş أُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلْكَفَرَةُ ٱلْفَجَرَةُ﴿٤٢﴾
İşte bunlar inkarcı olanlar, Allah'ın buyruğundan çıkanlardır.
Diyanet İşleri · Eski · Tanzil
Dinle Karşılaştır Tefsir Paylaş