Mehir, erkeğin evlenirken eşine verdiği veya vermeyi taahhüt ettiği para veya maldır. (Zühaylî, el-Fıkhü’l-İslamî, 9/6758) İslam aile hukukunda mehir; kadına nikâha bağlı olarak tanınmış şer’i bir haktır. (Mevsılî, el-İhtiyâr, 3/101; İbnü’l-Hümâm, Fethu’l-kadîr, 3/324-325) Erkek zifaf ya da halvet-i sahihadan sonra kendisiyle nikâh akdi yaptığı eşine aralarında belirledikleri mehrin (mehr-i müsemma) tamamını, mehir belirlenmemiş ise de kadının kendi konumuna uygun başka kadınlara verilen bir miktarı (mehr-i misil) ödemekle yükümlü olur. (Mevsıli, el-İhtiyâr, 3/102, 108; Merğînânî, el-Hidâye, 1/199, 205; Kâsânî, Bedâ’i, 2/291; İbn Rüşd, Bidâyetü’l-Müctehid, 3/48) Kadın mehrin tamamını peşin olarak (mehr-i muaccel) isteyebileceği gibi bir kısmını ya da tamamını daha sonra almak üzere (mehr-i müeccel) erteleyebilir. (Kâsânî, Bedâ’i, 2/289; İbn Kudame, el-Muğnî, 7/222; İbn Rüşd, Bidâyetü’l-Müctehid, 3/48) Mehir borcu ödenmedikçe veya kadın tarafından gönül hoşluğuyla bağışlanmadıkça erkeğin zimmetinden düşmez. (bk.

Kâsânî, Bedâ’i, 2/295) Boşanma veya vefat durumunda, ödenmemiş mehir borcu peşine dönüşür ve hemen ödenmesi gerekir. (İbn Kudâme, el-Muğnî, 7/222; Zühaylî, el-Fıkhü’l-İslamî, 9/6787) Ancak taraflar anlaşırlarsa mehir borcu farklı bir ödeme planı ile de ödenebilir. Bu bağlamda mahkeme kararı ile gerçekleşen boşamalarda kadın lehine takdir edilen ve iddet süresini aşan nafaka ödemeleri mehir borcuna mahsup edilebilir.

Kaynak: Diyanet İşleri Başkanlığı, Din İşleri Yüksek Kurulu Fetvaları (12. Baskı, 2025), s. 601